Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2022/6368 E. 2024/155 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6368
- Karar No
- 2024/155
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/691 E., 2022/767 K. DAVA TARİHİ : ... HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/237 E., 2022/36 K. Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil istekli davada İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ... mahallesi çalışma alanında bulunan ... ada 4, 170 ada 1 ve 171 ada 6 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti ile hatalı olarak davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazların mirasbırakan ...'e ait olduğunu ve taşınmazlarda davacının da miras payı bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına miras payı oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, mirasbırakan ...’in dava konusu taşınmazları davalının babası olan ...'e bağışladığını, ayrıca davacı ve diğer çocuklarına da taşınmazlarını taksim ederek bağışladığını, tespitin doğru yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; mirasbırakanın dava konusu taşınmazları davalının babasına bağışlayarak zilyetliğini devrettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 169 ada 4 parsel sayılı taşınmazda davacının anne ve babası ile çocuğunun mezarının bulunduğunu, anılan taşınmazın davalının babasına bağışlanmadığını, dava konusu 138 ada 72 parsel sayılı taşınmazın ise İstanbul’dan döndükten sonra davacı tarafından kullanıldığını, fındığın davacı tarafından toplandığını, bu hususların keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler tarafından da ifade edildiğini, ayrıca mahalli bilirkişilerin mirasbırakan tarafından yapılmış bir taksim olup olmadığını bilmediklerini, taksim yapıldığı yönündeki savunmanın kanıtlanamadığını, mahalli bilirkişi beyanlarına göre 169 ada 4 parselin zilyetliğinin tüm mirasçılarda olduğunu, 138 ada 72 parselin zilyetliğinin ise davacıda olduğunun anlaşıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; mirasbırakanın sağlığında yapmış olduğu paylaşımda çekişmeli taşınmazları davalının babasına bağışladığı ve zilyetliği de devrettiği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’in 1997 yılında öldüğü, geride oğlu olan davacı ..., dava dışı..., ... ve kızı ... ile 1980 yılında ölen oğlu ...’nin mirasçıları davalı ... ile dava dışı... ve ...’nin mirasçı olarak kaldığı, mirasbırakanın dava konusu taşınmazların da aralarında olduğu toplam 23 parça taşınmazının mirasçılarına intikal ettiği, 1998 yılında davacı ..., dava dışı... ve ... ile davalı ... arasında mirasçılar ..., ... ve ...’nin taşınmazlardaki payları baki kalmak kaydı ile taksim yapıldığı, mirasbırakanın 2008 yılında ölen eşi...’nin de taşınmazlardaki miras payını çocuklarına ve torunlarına hibe ettiği belirtilerek kadastro tespitinin yapıldığı, buna göre dava konusu ... mahallesi çalışma alanında bulunan ... ada 4, 170 ada 1 ve 171 ada 6 parsel sayılı taşınmazların senetsizden intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile dava dışı mirasçılar..., ..., ..., ... ile davalı ... adına paylı olarak tespit edildiği, tespitlerin 23.11.2009 tarihinde kesinleştiği, dava dışı mirasçılar..., ..., ..., ...’nin dava konusu taşınmazlardaki paylarını satış suretiyle davalıya devrettikleri ve davalının taşınmazlarda tam malik olduğu anlaşılmaktadır. 2. Hemen belirtmek gerekir ki, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından mirasbırakanın sağlığında bir kısım taşınmazını mirasçıları arasında paylaştırdığı, mirasbırakanın ölümünden sonra da mirasbırakanın iradesine uygun olarak taşınmazların davacı ..., dava dışı... ve ... ile davalı ... arasında mirasçılar ...,... ve ...’nin taşınmazlardaki payları korunarak taksim edildiğinin anlaşıldığı gözetildiğinde dava konusu 138 ada 72, 166 ada 4, 170 ada 1 ve 171 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. 3. Davacı vekilinin dava konusu 169 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; keşif mahallinde davalı tanığı olarak dinlenen dava dışı mirasçı... , mirasbırakanın kabristanlığın üstünde bulunan taşınmazlarını paylaştırdığını, 169 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ilişkin bir tasarrufta bulunmadığını, anılan taşınmazdaki fındıkların dava dışı ..., davacı ... ve davalı ... tarafından her yıl sırayla toplandığını, davalı ...’in dava konusu 169 ada 4 parseli eldeki davadan sonra kendisine vereceğini söylediğini ifade ettiği ve davalı asılın da söz alarak tanığın 169 ada 4 parsele ilişkin ifadesinin doğru olduğunu belirttiği anlaşılmaktadır. 4. Hal böyle olunca; davanın 169 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının miras payı oranında kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalı asılın davalı tanığı... ’in 169 ada 4 parsele ilişkin beyanının doğru olduğunu belirttiği göz ardı edilerek anılan taşınmaz yönünden de davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1- Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Davacı vekilinin dava konusu 169 ada 4 parsele yönelik temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının dava konusu 169 ada 4 parsel yönünden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.