Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/6043 E. 2026/3762 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6043
Karar No
2026/3762
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:İnfaz Hakimliği SAYISI : 2024/5552 (E), 2024/6975 (K) İNCELEME KONUSU KARAR : Şikayetin reddine YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

...Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'nın, kurumda korku, kaygı veya panik yaratılabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak eylemi sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 43/2-d maddesi uyarınca 7 gün süre ile hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 28.06.2024 tarihli ve 2024/948 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin reddine ilişkin Afyonkarahisar İnfaz Hâkimliğinin 17.09.2024 tarihli ve 2024/5552 Esas, 2024/6975 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.08.2025 tarihli ve 94660652-105-03-39296-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve 2025/100879 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve 2025/100879 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, olay günü koğuşta bulunan diğer hükümlülere hakaret ettiği iddiasında bulunulan hükümlünün, ilgili Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından, 5275 sayılı Kanun’un 43/2-d maddesi uyarınca "kurumda korku, kaygı veya panik yaratılabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak" eyleminden 7 gün süre ile hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, hükümlünün diğer koğuş arkadaşlarına dilekçe yazarak şikayette bulunacağına ilişkin söylemlerde bulunduğu olayın, cezasına dayanak alınan maddede belirtilen eyleme uymadığı gibi kanunda bu eyleme dair bir disiplin cezasınında öngörülmediği, ayrıca 5275 sayılı Kanun'un "37 ilâ 46 ncı maddelerde yer alan eylemlerin tanımına uymayan ve kanunda tanımları yapılmamış olan eylemler, nitelik ve ağırlıkları bakımından bunlara benzediklerinde, aynı maddelerdeki disiplin cezaları ile karşılanırlar." şeklindeki 48/1. Maddesinin, "kanunsuz suç ve ceza olmaz" şeklindeki temel hukuk ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, Anayasa Mahkemesinin 03.10.2013 tarihli ve 2013/28-106 sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğu cihetle şikayetin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir.

2. Hükümlünün, aynı koğuşta kalan diğer hükümlüler ile küfürlü konuştuğu gibi aralarındaki anlaşmazlıklar konusunda dilekçe yazıp, kendilerini idareye şikayet edeceğine ilişkin beyanda bulunduğu tanık beyanları ve tutulan tutanak içeriğinden anlaşılmakta ise de, disiplin soruşturmasına konu yapılan ve disiplin cezası verilmesinde esas alınan bu eyleminin, 5275 sayılı Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yer alan, "kurumda korku, kaygı veya panik yaratılabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak" olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, sarfettiği kabul edilen sözlerin içeriği dikkate alındığında, bu sözlerinin kurumda korku, kaygı veya panik yaratabilecek nitelikte bir eylem olmadığı anlaşılmakla, hükümlünün şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Afyonkarahisar İnfaz Hâkimliğince verilen 17.09.2024 tarihli ve 2024/5552 Esas, 2024/6975 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/6043, K. 2026/3762, T. 08.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-6043-e-2026-3762-k-aca685c16f14