Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/5380 E. 2026/1008 K. – Kasten Öldürmeye

Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5380
Karar No
2026/1008
Karar Tarihi
Konu
Kasten Öldürmeye Teşebbüs

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/937 E. 2025/957 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2024/125 Esas, 2024/561 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.04.2025 tarihli ve 2025/937 Esas, 2025/957 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi uyarınca alt sınırdan makul oranda bir miktar uzaklaşmak suretiyle ceza belirlenmesi gerekirken alt sınıra yakın ceza belirlenerek eksik ceza tayini aleyhe istinaf bulunmadığından eleştirilerek sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1 (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istem özetle; işlenen suçun kasten yaralama suçu olduğundan bahisle suç vasfına, gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, haksız tahrik indirim oranının ve gerekçesinin isabetli olduğu, gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince yapılan eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.04.2025 tarihli ve 2025/937 Esas, 2025/957 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/5380, K. 2026/1008, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-5380-e-2026-1008-k-4ae6aaa2c9f0