Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/11602 E. 2022/9305 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11602
- Karar No
- 2022/9305
- Karar Tarihi
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Gasp ve silahla gasp suçundan Develi Ağır Ceza Mahkemesinin 23/09/1996 tarihli ve 1996/67 müt. sayılı içtima kararı ile 36 yıl ağır hapis cezasına hükümlü ...’ın cezasının infazı sırasında, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/02/2002 tarihli ve 2002/68 müt. sayılı kararı ile 4616 sayılı Kanun hükümleri gereğince 20/02/2002 tarihinden itibaren şartla tahliye edilmesini müteakip, adı geçen hükümlünün bihakkın tahliye tarihi olan 28/03/2029 tarihinden önce 23/09/2006 tarihinde işlediği nitelikli yağma suçundan Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/03/2010 tarihli ve 2009/480 Esas, 2010/97 sayılı kararıyla 6 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine, şartla tahliyenin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 23/09/2006 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 28/03/2029 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına dair Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/02/2014 tarihli ve 2014/196 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/03/2014 tarihli ve 2014/286 değişik iş sayılı kararını müteakip, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında uyarlama yapılarak mahkemesince bir karar verilmesi gerektiğine yönelik talebi üzerine, anılan değişikliğin hükümlü lehine olduğundan bahisle şartla tahliyenin geri alınmasına, denetim süresi içinde mahkum olunan hapis cezalarının 2 katı kadar olan 4580 gün hapis cezasının aynen infazına ilişkin Afyonkarahisar 1. İnfaz Hâkimliğinin 17/04/2020 tarihli ve 2020/941 değişik iş sayılı kararı sonrasında, bu defa hükümlünün 23/09/2006 tarihinde işlediği suçun, denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediği hususunda tereddüt olduğu, bu konuda bir karar verilmesi gerektiğine yönelik talebini müteakip, bahse konu suçun denetim süresi içerisinde işlenmediği gerekçesi ile Afyonkarahisar 1. İnfaz Hâkimliğinin 17/04/2020 tarihli ve 2020/941 değişik iş sayılı kararın kaldırılmasına, kararın gereğinin yerine getirilmesi amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Afyonkarahisar İnfaz Hâkimliğinin 21/01/2022 tarihli ve 2021/6488 Esas, 2022/474 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/03/2022 tarihli ve 2022/239 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22/10/2021 tarihli, 2021/11571 Esas, 2021/13529 Karar sayılı ilamında "...hükümlünün infaza konu cezasından dolayı koşullu salıverilme hakkından yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğundan, somut olayda 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre değil, 765 sayılı Kanun'un 17. maddesi hükümlerine göre koşullu salıverilme kararının geri alınmasına karar verilmesi gerektiği, koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu, bu haliyle bihakkın tahliye tarihine kadar infaz süreci devam eden hükümlünün bihakkın tahliye tarihinden önce ikinci suçun işlenmesi karşısında ikinci suçu işlediği tarih olan 08/05/2018 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 31/12/2018 tarihi arasındaki sürenin aynen çektirilmesine karar verilmesi gerektiği.." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Hükümlü hakkında, Develi Ağır Ceza Mahkemesinin 23/09/1996 tarihli ve 1996/67 müt. sayılı içtima kararı ile 36 yıl hapis cezasına hükmedildiği ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 647 sayılı Cezalarının İnfazı Hakkında Kanun'un 19 ve ek 2. madde hükümleri dikkate alınarak 1/2 oranında ve ayda 6 gün indirim yapılmak suretiyle düzenlenen 26/02/2014 tarihli ve 2011/1-56 sayılı müddetnamede bihakkın tahliye tarihinin 27/03/2029, koşullu salıverilme tarihinin ise 20/02/2002 olarak tespit edildiği, Koşullu salıverilme ile ilgili mevzuat incelendiğinde, Mülga 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un "Şartla Salıverilme" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında "(Değişik fıkra: /11/03/1986 - 3267/1 md.) ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 25 yıllarını; müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 20 yıllarını; diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin ½'ni; çekmiş olup da tüzüğe göre iyi halli hükümlü niteliğinde bulundukları takdirde, talepleri olmasa dahi şahsi şartla salıverilirler." Aynı Kanun'un Ek 2. maddesinde "Hükümlülerin yarı açık veya açık cezaevlerine seçilmelerine karar verme işlemi, Adalet Bakanlığınca her yılın Ocak ayı içerisinde tespit edilerek Cumhuriyet savcılıklarına bildirilen şartla salıverilme tarihine göre yapılır. Bakanlıkça bildirilen bu tarih aşılmamak ve kapalı kurumlarda çalışanlara öncelik tanınmak kaydıyla; 9, 10 ve 11'inci maddeler gereğince tabi tutulacakları müşahadeleri sonucu yarı açık veya açık müesseselere naklolunan hükümlülerin; anılan müesseselerde kaldıkları her ay için 6 gün, 19'uncu maddenin 1, 2 ve 3'üncü fıkralarına göre tespit edilecek şartla salıverilme tarihlerinden indirilmek suretiyle şartla salıverilme işlemi yapılır.", 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 17. maddesinin 1. fıkrasında "(Değişik fıkra: 07/12/1988 - 3506/1 md.) şartla salıverilmiş olan hükümlü, geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir cürümden dolayı şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olur veya mecbur olduğu şartları yerine getirmez ise, şartla salıverilme kararı geri alınır. Bu takdirde suçun işlendiği tarihten sonraki kısım hükümlünün ceza süresine mahsup edilmeyerek aynen çektirilir ve şartla salıverilmeye esas teşkil eden hükmün infazı ile ilgili olarak bir daha şartla salıverilmeden yararlanamaz." şeklinde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Koşullu Salıverme" başlıklı 107. maddesinin 2. fıkrasında "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler." ve 6. fıkrasında "Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklinde düzenlemelere yer verildiği, Bu haliyle hükümlünün infaza konu cezasından dolayı koşullu salıverilme hakkından yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğu, somut olayda 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre değil, 765 sayılı Kanun'un 17. maddesi hükümlerine göre koşullu salıverilme kararının geri alınmasına karar verilmesi gerektiği, koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu, bu haliyle bihakkın tahliye tarihine kadar infaz süreci devam eden hükümlünün bihakkın tahliye tarihinden önce kasıtlı suçlardan hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5275 sayılı Kanun'un 107/13. maddesinin hükümlü lehine olduğundan bahisle şartla tahliyenin geri alınmasına ve denetim süresi içinde mahkum olunan hapis cezalarının 2 katı kadar olan sürenin açıkça bir hesaplama yapılmak suretiyle tespiti ile aynen infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15/09/2022 gün ve 94660652-105-03-9077-2022-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/03/2022 tarihli ve 2022/239 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25/11/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.