Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/11307 E. 2022/17150 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11307
- Karar No
- 2022/17150
- Karar Tarihi
4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanuna muhalefet suçundan sanık ...'ın, anılan Kanunun 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine dair KELKİT Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19/03/2015 tarihli ve 2012/169 Esas, 2015/271 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'ndan verilen 05/08/2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.10.2022 tarihli ve KYB. 2022-112505 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 13/10/2021 tarihli ve 2021/11289 Esas, 2021/14416 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/482 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 26/03/2011, iddianame düzenleme tarihinin 17/08/2011 olduğu; 2011/486 esas sayılı dosyasında suç tarihinin 08/05/2011, iddianame düzenleme tarihinin 17/08/2011 olduğu; 2011/269 esas sayılı dosyasında suç tarihinin 16/01/2011, iddianame düzenleme tarihinin 27/05/2011 olduğu, anılan her üç dosyada da sanıktan kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçtiği, suç tarihlerinin yakınlığı, sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olması ve bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiğinin anlaşılması karşısında, dosyaların birleştirilmesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiş. CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca ayrı ayrı BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, incelenen dosya kapsamındaki suçun tarihinin 02/10/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 29/11/2012 olduğu, Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06/05/2015 tarihli ve 2012/54 Esas, 2015/83 sayılı kararına esas dosyada suç tarihinin 06/09/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/11/2012 ve Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/01/2013 tarihli ve 2012/651 Esas, 2013/42 sayılı kararına esas dosyada suç tarihinin 23/09/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 09/10/2012 olduğu, her üç suçun da 09/10/2012 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, anılan üç dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği gözetilerek, anılan dosyaların birleştirilmesini müteakip, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden, KELKİT Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19/03/2015 tarih, 2012/169 Esas, 2015/271 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.