Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2008/3080 E. 2010/2792 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2008/3080
Karar No
2010/2792
Karar Tarihi

...'i kasten öldürmeye teşebbüsten, ... ile ...'yu yaralamaktan, hakaretten, tehditten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ..., ...'u yaralamaktan, hakaretten, nası ızrardan ve tehditten sanık ..., ... ile ...'u yaralamaktan, tehditten ve nası ızrardan sanık ..., ... ile ...'u yaralamaktan ve nası ızrardan sanık ..., öldürmeye teşebbüs suçuna iştirakten sanık ...'un yapılan yargılanmaları sonunda: sanıklar ..., ... ile ...'ın hükümlülüklerine, sanıklar ... ile ...'nun tehdit, sanık ... ile ...'in üzerlerine atılı suçlardan, sanık ...'ın yaralama ve tehditten beraatlerine ilişkin (...) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/05/2007 gün ve 98/89 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi müdahil sanıklar ..., ... ile ... taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA I.Mağdur müdahil sanıklar ..., ..., ... ile müdahil ... vekilinin, yasal süresindeki temyiz isteminden sonra usulünce çıkarılmış vekaletnamesindeki yetkiye dayanarak, 17.02.2010 havale tarihli dilekçe ile mağdur sanıkların şikayetlerinden ve temyiz taleplerinden feragat ettiğini açıkça bildirdiği, mağdur sanık ...’ın da vekilinin 17.02.2010 havale tarihli dilekçesi aracılığıyla ile şikayetlerinden vazgeçtiği,süre tutum dilekçesinde sanık sıfatıyla hükümleri temyiz ettiği anlaşılmakla; resen de temyiz incelemesine tabi olmayan mağdur sanık ...’ın mağdur sanık ...’a karşı “kasten yaralama”, “tehdit”, “hakaret”, “zarar verme”, mağdur ...’yı “kasten yaralama”; sanık ...’in, ...’a karşı “kasten yaralama”, “tehdit”, “zarar verme”, mağdur sanık ...’yı “kasten yaralama”, mağdur sanık ...’nın, mağdur sanık ...’a karşı ”kasten yaralama”, “zarar verme”, mağdur sanık ...’yı “kasten yaralama”, mağdur sanık ...’ın, mağdur ...’yi “kasten yaralama”, mağdur sanık ...’ı “tehdit” ve mağdur sanık ...’nın “öldürmeye teşebbüs suçuna yardım” suçları inceleme dışı bırakılmış, temyiz incelemesi, sanık ...’ın, mağdur ...’yı “öldürmeye teşebbüs”, mağdur ...’ı “kasten yaralama”, “6136 sayılı Kanuna muhalefet”, mağdur ...’a “hakaret” suçlarından verilen hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır. II.Sanığın 28.12.2006 günlü duruşmada, savunmasını yapmak için süre istemediğini açıkça beyan etmesi karşısında, tebliğnamenin, CMK.nun 176/4.maddesi uyarınca sanığa çağrı kağıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması hususundaki süreye uyulmadığı, duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı olduğunun sanığa hatırlatılmadığı gerekçesiyle bozma öneren düşüncesine iştirak edilmemiştir. III.Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olduğu anlaşılmakla, hakkında hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı hususu gözetilerek inceleme yapılmıştır. IV.Dosya kapsamına göre, sanık ... ile önceden husumetli olduğu komşusu mağdur ... arasında ikametlerinin bulunduğu apartmanın önünde otomobillerinin park edilme şekli ile ilgili tartışma başladığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanık ...’ın 6136 Sayılı Kanun kapsamındaki bıçakla, mağdur ...’ı hayati önemi olan sol 7. interkostal aralık hizasında 3 cm.lik kesi içeren derin kesi oluşturacak şekilde yaraladığı, ...’ın da kendisine karşılık verdiği, bu sırada olay yerine gelen ve kendisine engel olmaya çalışan mağdur ...’yı da göğüs sol tarafından ve batından yaraladığı, darbelerinin her birinin batına nafiz olup, ince barsaklarda yaralanmaya ve hayati tehlikeye yol açtığı olayda, 1- “Öldürmeye teşebbüs” suçu yönünden, a)9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza verilmesi yerine, yazılı biçimde hiç yaralanma olmamış gibi 9 yıl hapis cezasına hükmolunması, b)Mağdur ...’dan gelen ve haksız tahrik oluşturan bir söz ya da davranış bulunmadığı halde, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, 2-... Sulh Ceza Mahkemesinin, 10.09.2003 gün ve 73-83 sayılı ilamı uyarınca 765 Sayılı TCK.nun 456/4, 456/4. maddeleri uyarınca 436 TL adli para cezasına mahkum olup, mahkumiyet kararı 28.11.2003 tarihinde kesinleşen ve 05.06.2004 tarihinde infaz edilen sanık hakkındaki ilamın tekerrüre esas olduğun düşünülmemesi, Aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. V.Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde mağdur ...’yı “öldürmeye teşebbüs”, “6136 Sayılı Kanuna muhalefet” suçlarının niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma ve eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru savunmaya, suç vasfına, eksik soruşturmaya, tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle; 1-“Öldürmeye teşebbüs” ve “6136 Sayılı Kanuna muhalefet” suçları yönünden kurulan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 2- A.Sanığın mağdur ...’a eylemi yönünden, a)Mağdurun ilk raporunda yaralanmanın toraksa nafiz olduğu bildirilmesine rağmen ... Üniverstesi tarafından düzenlenen raporda toraksa nafiz olup olmadığının anlaşılamadığının bildirildiği, raporlar arasındaki bu çelişkinin Adli Tıp ... Şube Müdürlüğünce düzenlenen 19/02/2007 tarihli raporda değerlendirilmediği anlaşılmakla, mağdura ait tüm tedavi evrakı Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, sanığın yaralanmasının toraksa nafiz olup olmadığı, hayati tehlikeye neden olup olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğine yönelik rapor alınmasından sonra, suçun nitelendirmesinin yapılması gerektiği düşünülmeden, eksik soruşturma ile yazılı biçimde karar verilmesi, b)Hükmün gerekçesinde, haksız fiil oluşturan hareketlerin ilk olarak kimin tarafından gerçekleştirdiğinin belirlenemediği kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında olayın başından sonuna kadar gerçekleşen sanığa yönelik haksız fiillerin niteliği gerekçe gösterilerek, haksız tahrik nedeniyle, ¼’ten ¾’e kadar ceza indirimi öngören TCK’nın 29. maddesinin uygulanması sırasında, sanığın cezasından ½ oranında indirim yapılması suretiyle, çelişkiye düşülmesi, B. Mağdur ...’a “hakaret” suçu yönünden; TCK’nun 125/1. maddesi uyarınca sanığın üzerine atılı suçun kovuşturulmasının şikayete tabi olduğu, mağdur ... vekilinin, hüküm tarihinden sonra, 17.02.2010 havale tarihli dilekçeyle mağdurun şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükümlerin, değişik gerekçeyle, tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 21/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2008/3080, K. 2010/2792, T. 21.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2008-3080-e-2010-2792-k-b3b93f273158