İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1060 E. 2023/471 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1060
- Karar No
- 2023/471
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/1060 Esas - 2023/471 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/1060 KARAR NO : 2023/471 HAKİM : KATİP : DAVACI : ... - VEKİLİ : Av DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/12/2021 KARAR TARİHİ : 11/04/2023 KARARIN YAZ. TARİH : 11/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un 20/07/2021 tarihinde ... sevk ve idaresinde olan motosiklet ile yolcu olarak seyir halinde iken ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu kazanın meydana geldiğini, davacı ...'un motosiklette yolcu konumunda bulunduğunu, kazada araç sürücüsü ...'in asli kusurlu bulunduğunu, Ladik Devlet Hastanesinde müvekkiline ilk müdahalenin yapıldığını daha sonra Gazi Devlet Hastanesine sevk edildiğini, Ladik CBS 2021/474 Soruşturma dosyası içine alınan bilirkişi raporunda ...'in 2918 Sayılı K.TK. 84/f mad. 'Doğrultu değiştirme ve manevraları yanlış yapma' aynı kanunun 53-b-5 'Dönüş sırasında karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemek zorundadır' şeklindeki hükmü ihlal ederek kazanın oluşmasına neden olduğunu, motosiklet sürücüsü ...'nın ise olayın oluşumunda Trafik Kanun ve Kural ihlali olmadığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davacının kazanın gerçekleştiği dönemde ev hanımı olduğunu ve çalışmak için bir çok yere başvuru yaptığını, maddi açıdan zarara uğradığını manevi açıdan da büyük yıkım yaşadığını beyanla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 06/06/2022 tarihli talep açıklama dilekçesi ile 1.000,00 TL maddi tazminat istemini Tedavi Giderleri için alacağımız tam ve belirlenebilir hale gelmesinden sonra artırılmak üzere müvekkil için şimdilik 250.00-TL, Kazanç Kaybı için alacağımız tam ve belirlenebilir hale gelmesinden sonra artırılmak üzere müvekkil için şimdilik 250.00-TL, Çalışma Gücünün Azaltılmasından ya da Yitirilmesinden Doğan Kayıplar için alacağımız tam ve belirlenebilir hale gelmesinden sonra artırılmak üzere müvekkil için şimdilik 250.00-TL, Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Doğan Kayıplar için alacağımız tam ve belirlenebilir hale gelmesinden sonra artırılmak üzere müvekkil için şimdilik 250.00-TL olarak belirlemiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazanın oluşumunda kusurlu olmadığını, olaya ilişkin bilirkişi raporu aldırılarak tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, kazadan sonra da herhangi bir zararın olmadığını, zararın davacı tarafınca ispat edilmesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Aş cevap dilekçesinde özetle: davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, eksik evrakla başvuru yapıldığını, bu sebeple davanın reddinin gerektiği, yetli mahkemelerin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğunu, maluliyet ve kusur durumunun tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Toplanan Deliller: Arabuluculuk son tutanak aslı, kaza tespit tutanağı, Havza Devlet Hastanesinden alınan sağlık raporu, Ladik CBS'nin 2021/474 Soruşturma sayılı dosyası, kaza sebebi ile davacının bacağında oluşan yaralanmalara ilişkin fotoğraflar, Ladik Devlet hastanesinden gelen tedavi evrakları, Samsun Gazi devlet Hastanesinden gelen tedavi evrakları, Ladik ilçe Emniyet Müdürlüğünden gelen tahkikat evrağı, Samsun Sosyal Güvenlik il Müdürlüğünden gelen hizmet döküm evrağı, Savcılık dosyası, ... hakkında düzenlenen ekonomik ve sosyal durum araştırma evrağı, ... hakkında düzenlenen Ekonomik ve Sosyal durum araştırma evrağı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adli tıp Kurumundan aldırılan 16/06/2022 tarihli rapor, tedavi giderlerine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporu, 28/03/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi, tüm dosya kapsamı ve sair belgeler Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan maluliyete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından 20/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde; ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kaza da yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı Sigorta şirketi cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş olup 6100 sayılı HMK'nın 16. maddesinde "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, 2918 s. KTK'nın "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise; "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" ifadesine yer verilmiştir. HMK'nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen anılan 16. maddesinde esasen HMK'nın 7/I-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetkinin sözkonusu olmadığı da açıktır. Bir dava için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Eldeki davada, davacının dava tarihinde yerleşim yerinin Samsun olduğu ve kazanın da burada gerçekleştiğine göre davanın mahkememizde ikame edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur; davalı vekilinin yetki itiraz yerinde değildir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde ayrıca zamanaşımı def'i ileri sürmüş olup, yapılan değerlendirmede; 2918 s. KTK'nın 109. maddesinin ilk iki fıkrası; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kazanın20/07/2021 tarihinde gerçekleştiği davanın07/12/2021 tarihinde açıldığı dikkate alındığında zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı vazedilmiştir. Somut olayda; Davalı ... A.Ş'ye ... plakalı aracın Karayolu zorunlu taşıma trafik sigortacısı, davalı ...'e araç sürücü, davalı ...'e ise aracın maliki/işleteni olması, nedeni ile husumet yöneltildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, uyuşmazlık, 2918 sayılı KTK ve 6098 sayılı TBK hükümleri ile ZMMS Genel Şartları'nın Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı uyarınca TBK'ya aykırı olmayan hükümlerine uygun şekilde çözüme kavuşturulmalıdır. Kaza tespit tutanağının incelenmesinde; 20/03/2021 günü saat 07:40 sıralarında yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, Tatlıcak mah istikametinden gelerek dönüş yapmakta olan sürücü ... kullanımındaki ... plakalı araç ile karşı yönden gelmekte olan ... kullanımındaki tescilsiz motosiklet aracının çarpıştığı, kazanın oluşumunda ... araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı K.T.K.un 84/f mad. “Doğrultu değiştirme ve manevraları yanlış yapma.” aynı kanunun 53-b-5 “. Dönüş sırasında, karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemek zorundadırlar.” Trafik Kanun ve kural ihlali olup kazanın oluşmasına neden olduğu; Tescilsiz Motosiklet sürücüsü ... Akçanın ise olayın oluşumunda Trafik Kanun ve kural ihlali etmediği, ... İldeş'in asli kusurlu bulunduğu bildirilmiştir. Ladik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/474 sayılı hazırlık dosyasında alınan 12/18/2021 tarihli raporda; ... plakalı kamyonet sürücüsü ... 2918 sayılı K.T.K.un 84/f mad. “Doğrultu değiştirme ve manevraları yanlış yapma.” aynı kanunun 53-b-5 “. Dönüş sırasında, karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemek zorundadırlar.” Trafik Kanun ve kural ihlali olup kazanın oluşmasına neden olduğu; Tescilsiz Motosiklet sürücüsü ...'nın ise olayın oluşumunda Trafik Kanun ve kural ihlali olmadığı, görüşü mütalaa edilmiştir. Ladik CBS 2021/474 Soruşturma sayılı dosyasında aldırılan kati raporun incelenmesinde; kişide meydana gelen yumuşak doku yaralanma arızasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, kemik kırığı tarifi edilmediği kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce davacı asil Ondokuz mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilmiş, alınan 16/06/2022 tarihli raporda 20/07/2021 tarihinde meydana gelen sol dizde kesiye neden olan yaralanması; 20/02/2019 tarih sayılı resmi gazetede yayınlanan " Erişkinler İçin engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde değerlendirildiğinde kişinin sürekli maluliyetine neden olmadığı, her ne kadar her olguda tedavi ve iyileşme süresi değişkenlik göstermekle birlikte geçici iş göremezliğine neden olan yaralanmasının iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, olay sonrası mutad işlerini yapabilmek için bakıcı yardımı gereksinimi olmadığı görüşü mütalaa edilmiştir. Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davacının tedavisi için gerekli olan kanıtlanan ve kanıtlanamayan ancak yapılması zorunlu olan giderlerin, bu giderlerden hangilerinin 2918 sayılı Yasanın (6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile değiştirilen) 98. maddesi kapsamında kaldığının, hangilerinin Yasa kapsamı dışında bırakıldığının tespiti dosya Bilirkişi Ertan Güven'e tevdi edilmiş bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Raporun incelenmesinde; davacının trafik kazası nedeniyle tedavi görmüş olduğu hastanelerde yapılan tedavi ve tetkik giderinin 6111 sayılı kanun kapsamında SGK tarafından karşılandığı, SGK tarafından karşılanmayan, 6111 sayılı kanun kapsamı dışında kalan tedavi sırasında veya sonrasında yapılması zorunlu fatura edilmiş harcamasının bulunmadığı, dolaylı giderler ile ilgili fatura şartı aranmadan yapılması muhtemel genel bilgiler bölümünde bahsi geçen hususlarla ilgili kaçınılmaz masraflarının, yaralarının niteliği ve ağırlığı göz önüne alındığında, iyileşme süresi boyunca yapılacak tedavi ile ilgili masraflarının, yol giderlerinin toplamının tarafımca 2.000 TL olarak taktir edildiği, bu miktarın olay tarihindeki emsal rayiç ve bedellerle uyumlu olduğu, ...'un 20.07.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanması ve 3 hafta süren iyileşme süresinde yapmış olduğu, SGK tarafından karşılanmayan, 2918 sayılı kanunun 98. maddesi kapsamı dışında kalan, faturalandırılmış dolaylı tedavi gideri bulunmadığı, hayatın olağan akışı gereği faturalandırılamamış, 2.000 TL olarak hesaplamış bulunduğumuz dolaylı tedavi giderinin ve yol giderinin SGK tarafından karşılanmayan, kaçınılmaz tedavi gideri olarak taktir edildiği, takdir edilen bu miktarın, davacının geçirdiği kaza ile ilgili ve gerekli bir harcama olarak kabulünün gerektiği, davalılarca ödenmesi gerekeceği, bu hesaplanan giderin SGK tartafından karşılanmayacağı, bu giderlerin sigorta şirketince ya da kusurlu tarafça kusur oranında paylaştırılmasının uygun olacağı, görüşü mütala edilmiş rapor taraflara tebliğ edilmiştir. Davacının geçici iş göremezlik zararının belirlenmesi için dosya Aktüerya Bilirkişisine tevdi edilmiş bilirkişi 19/12/2022 tarihli raporunu dosyaya ibraz etmiştir. Raporun incelenmesinde; Davacı ...'un 20.07.2021 Tarihinde Meydana Gelen Kaza Sonucunda 3 Hafta Süre İle Geçici İş Göremezlik Halinde Kalması Nedeni ile Oluşan Maddi Zararının (kusur durumu gözetilmeksizin); Kaza tarihi itibarıyla geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçe teminat limitinin kişi başı sakatlanma ve ölüm 430.000,00-TL, sağlık gideri 1430.000,00-TL olduğu, davalı ... Aş nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın hususi kullanıma mahsus olduğu görüşü bildirilmiştir. Davacı vekili dava değerini artırarak geçici iş göremezlik tazmiant istemine ilişkin 250 TL olan talebini 1.540,31 TL artırarak toplam 1.790,31 TL, tedavi giderlerine ilişkin talebini ise 2.000,00 TL olarak belirli hale getirmiş kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılardan tahsilini talep etmiş, davacı vekilinin dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekili itiraz dilekçesini dosyaya sunmuştur. Toplanan kanıtlara ve dosyadan oluşan kanaate göre; 20/07/2021 tarihinde ... kullanımındaki ... plakalı araç ile karşı yönden gelmekte olan ... kullanımındaki tescilsiz motosiklet aracının çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, davacının yolcu olması nedeni ile kazanın oluşumuna herhangi bir etkisinin olmadığı, davacının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre sürekli maluliyetinin oluşmadığı, geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 3 hafta olduğu, yaralanmasının mahiyeti dikkate alınarak bakıcı ihtiyacı olmadığı, mahkememizce alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülen aktüerya bilirkişi raporuna göre davacının kaza sebebi ile oluşan geçici iş göremezlik zararının 1.790,31 TL olduğu, tedavi giderlerine ilişkin olarak alınan rapora göre 2.000,00 TL tedavi masrafının olduğu tespit edilmiş davacının kalıcı maluliyetinin oluşmaması nedeni ile sürekli iş göremezlik zararının isteminin ve yaralanma yeri ve mahiyeti kalıcı zararın oluşmaması dikkate alınarak ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zararın tazmini isteminin reddine karar verilmiş davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 2918 s. KTK'nın 97.maddesi kapsamındaki dava şartının davadan önce sigorta şirketine müracaat edilmek suretiyle yerine getirildiği görülmüş, ancak başvuru dilekçesine zorunlu belgelerden olan sağlık raporunun eklenmediği anlaşıldığından temerrütün dava tarihi itibariyle gerçekleştiği kabul edilmiş, hüküm altına alınan tutara sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren sigortalı aracın hususi kullanıma mahsus olduğu nazara alınarak yasal faiz yürütülmüştür. Davalı sigorta şirketi vekili, geçici iş göremezlik zararının , bakıcı giderinin ve tedavi giderinin teminat kapsamında bulunmadığını ileri sürmüş ise de, çalışma gücünün azalmasından/yitirilmesinden doğan zararların 6098 sayılı TBK'nın 54. maddesinde vazolunan bedensel zararlardan olduğu ve tedavi giderleri güvencesi içinde kaldığı kabul edilmektedir (Bkz: Yargıtay 4. HD.nin 31.05.2021 tarih ve 3131/2015 sk. ile Yargıtay (Kapatılan) 17. HD.nin 16.03.2017 gün ve 19844/2798 sk.). Tedavi gideri zararı da TBK'nın 54. maddesinde vazolunan bedensel zararlardandır ve bu tür zararların "tedavi giderleri / sağlık giderleri" teminatı içinde kaldığı kabul edilmektedir (Bkz: Yargıtay 4. HD.nin 31.05.2021 tarih ve 3131/2015 sk. ile 05.07.2021 tarih ve 3387/4119 sk.). Sigorta şirketi SGK'nun sorumluluğu kapsamında olmayan belegelendirilemeyen 2918 sayılı KTK m. 98 kapsamı dışında kalan tedavi giderleri zararını karşılamakla yükümlüdür. Bu halde, geçici iş göremezlik zararı ve tedavi gideri zararı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğundan davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. Müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 s. TBK'nın 52. maddesine göre, zarara uğrayan, zararı doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını hafifletebilir. Soruşturma dosyasında alınan ifadeler, kaza tespit tutanağı, maluliyet raporu, davacının yaralanma şekli dikkate alınarak dosyaya yansıyan bu yönde indirim yapılmasını gerektirir herhangi bir durumun olmadığı tespit edilmiştir. İşbu davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı hükümlerine tabi olmadığı gözetilmiş (Bkz: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2022 tarih ve 23273/901 sk. ile 29.09.2021 tarih ve 14429/5729 sk.) ve davadan önceki zorunlu arabuluculuk ücretinin tamamı davacı üzerinde bırakılmıştır. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; TBK 56. maddesi gereği bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özellikleri göz önüne alınarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminata karar verilirken hakimin özel halleri gözönüne alarak tespit edilecek miktar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek tazminat zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekletirecek tazminata benzer bir ceza fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. Buna göre tazminatın sınırı amacına göre belirlenebilir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarih 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının gerekçesinden takdir olunacak manevi tazminat tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden bu konudaki takdir hakkı kullanılırken ona etkili olan nedenler kararda objektif ölçülere göre isabetli olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat miktarının tespitinde takdir hakkı kullanılırken ülkenin ekonomik sosyal koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olay tarihi, ölen ile davacıların yakınlıkları, beşeri ilişkileri gibi özellikler gözönünde tutulmalıdır. Manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ancak davacının olay sebebiyle duyduğu acı, elem ve ızdırabın kısmende olsa giderilmesine yönelik fonksiyonu değerlendirilerek tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü gözetilmek suretiyle zarar göreni zenginleştirmeyecek, zarar sorumlusunu da fakirleştirmeyecek ölçüde hak ve nesafet ölçüsünde inceleme yapılmıştır. Davacı yararına davacının iyileşme süreci, yaralanmasının mahiyeti, sosyal ve ekonomik durumu, kaza tarihi ve paranın alım gücü, kazanın gerçekleşmesine herhangi bir etkisinin olmayışı, müterafik kusurunun dahi olmayışı göz önüne alınarak 12.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş ve takdir edilen tutarın davalılar ... ve ...'den alınmasına karar verilmiştir. Davacı davalı sigorta şirketi yönünden de manevi tazminat isteminde bulunmuş ise de manevi tazminat istemleri ZMMS poliçesi teminatı kapsamında değildir. Bu sebeple sigorta şirketine karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE ile; A- Maddi tazminat davası yönünden; 3.750,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 07/12/2021 diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 20/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Alınması gereken 256,16 TL harçtan peşin alınan 174,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 81,96 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, Davacı tarafça yapılan 174,20 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine Davacı tarafından yapılan 281,20 TL posta masrafı giderinden kabul miktarına göre hesaplanan 245,79 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine Suç Üstü Ödeneğinden karşılanan 1.930,00 TL bilirkişi ücreti ve ATK fatura ücreti 94,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.024,00 TL yargılama giderinden kabul miktarına göre hesaplanan 1.769,10 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince kabul miktarına göre hesaplanan 3.750,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine. Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince ret miktarına göre hesaplanan 540,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ret sebebi ortak olmakla davalılara verilmesine, Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, B-i- Manevi tazminat davası yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 12.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 20/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, ii-Sigorta şirketine yönelik açılan manevi tazminat davasının REDDİNE, Alınması gereken 819,72 TL harcın davalılardan ... ve ...'ten alınarak hazineye gelir kaydına Davacı, manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince kabul miktarına göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacı tarafa verilmesine Davalı ... ve ..., manevi tazminat davasında kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince ret miktarına göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ve ... vekiline verilmesine. Ret sebebi farklı olduğundan davalı ... A,Ş reddedilen manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Sigorta şirketine verilmesine. Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine. Dair; davalılar ... ve ... vekilinin yüzünde davacının yokluğunda maddi tazminat yönünden kesin manevi tazminat yönünden gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı11/04/2023 11:19:36 Katip ¸ Hakim ¸