Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9045 E. 2024/6372 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9045
Karar No
2024/6372
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/468 Değişik İş, 2022/468 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-17005 HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü / Davalı İtirazının Kısmen Kabulü SAYISI : K-2022/52308 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.03.2018 tarihinde davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında yolcu olan davacının yaralanarak maluliyetinin oluştuğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 22.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 295.514,62 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne, 295.514,92 TL sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 26.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kesin karar bulunması nedeniyle başvurunun reddinin gerektiğini, davacıya 2018 yılında anksiyete bozukluğu tanısı konulmuş olduğunu ve kazada önce tedavi edilmeyen rahatsızlığının ilerlemesinin kaza ile illiyetli olmadığını, Balthazard formülünün yanlış uygulandığını, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının diğer itirazlarının reddi ile davacıya verilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle vekalet ücretinin düzeltilmesine, Hakem Heyeti kararının (c) numaralı bendinin “e-Başvurucu kendisini vekil ile temsil ettiği için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17/2 maddesi uyarınca hesaplanan 5.827,21 TL vekalet ücretinin Doga Sigorta A.Ş.'den alınarak başvurucuya verilmesine” şekilinde düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kesin karar bulunması nedeniyle başvurunun reddinin gerektiğini, davacıya 2018 yılında anksiyete bozukluğu tanısı konulmuş olduğunu ve kazadan önce tedavi edilmeyen rahatsızlığının ilerlemesinin kaza ile illiyetli olmadığını, Balthazard formülünün yanlış uygulandığını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığı ya da çalışması olup olmadığına ilişkin araştırma yapılmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yolcu davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 inci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davacıya % 8 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir. Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir. Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesi ile gelişen durum nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur. İtiraz Hakem Heyetince gelişen durumun varlığı nedeniyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı itirazında ve temyizinde; davacıya 2018 yılında anksiyete bozukluğu tanısı konulduğunu, başvuranın önceki psikolojik tanılarının dosyada dikkate alınmamış olduğunu, kazadan önce tedavi edilmeyen rahatsızlığının ilerlemesinin söz konusu olup bu durumun maluliyeti sadece kaza ile illiyetli ... getirmediğini, kaza ile illiyet bağının olup olmadığının araştırılmasını talep etmiştir. İtiraz üzerine üç adli tıp uzmanı hekimden oluşan bilirkişi heyeti raporunda “Hastanın kaza öncesinde de olan self mutilasyon (Kendine zarar verme davranışı) bulguları ile kaza sonrası gelişen trafik kazası sonrası oluşan anksiyete bozukluğunun birbirinden farklı tanılar olduğu, bu nedenle kaza sonrası gelişen anksiyete bozukluğunun maluliyet açısından tek başına değerlendirilmesinin uygun olduğu, davacıda anksiyete bozukluğunun gelişen durum olduğu, kaza ile illiyetinin bulunduğu, anksiyete bozukluğuna bağlı % 25 bedensel özür oranının gelişen durum/artan oranında olduğu" tespit edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek (psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları da dahil temin edildikten sonra) davacının % 25 oranında maluliyetini belirleyen rapor ile davacının daha önce % 8 maluliyetinin olduğu raporun da dosya içerisine alınarak, dosya içerisindeki diğer raporlarla birlikte karşılaştırma yapılarak ilk rapor ile sonraki raporlar arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, anksiyete bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9045, K. 2024/6372, T. 24.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-9045-e-2024-6372-k-d7b7d25d097b