İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/237 E. 2018/305 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/237
Karar No
2018/305
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/237 Esas - 2018/305 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/237 Esas KARAR NO : 2018/305 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ :... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2015 KARAR TARİHİ : 19/04/2018 KARARIN YAZ. TARİH : 30/04/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili 16/02/2015 tarihli dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ... adlı işyerini işlettiğini ve ağırlıklı olarak gelinlik dikerek diğer moda evlerine sattığını, davalı ...'nin de... adlı işyerini çalıştırmakta iken müvekkiline yaklaşık 40 adet gelinlik siparişi verdiğini, müvekkilinin gelinlikleri dikerek davalıya teslim ettiğini, yapılan iş bedeli karşılığı 03/03/2014 tarihli 6169 nolu 6.000,00TL.lik ve 31/05/2014 tarihli 6198 nolu 4.500,00TL.lik faturaların davalıya kesilerek gönderildiğini, davalının ürünleri ve faturaları teslim almasına rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine Samsun 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/7332 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek, tüm fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla borçlunun Samsun 5.İcra Müdürlüğü'nün 2014/7332 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, yatırılacak peşin harçtan icra dosyasına yatırılan peşin harcın mahsubuna, takibin devamına, müvekkilinin 10.500,00TL asıl alacağının borcun doğum tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 16/03/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacıya borcunun bulunmadığını, ... adı ile faaliyet gösteren bir işyerinin olduğunu, ancak Kasım 2014 tarihinde ticareti bıraktığını, bu işyerini çalıştırdığı dönemde başkaları ile olduğu gibi davacı ile de ticari işleri olduğunu, ancak kendisine aralarındaki işlerden kaynaklanan herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, takibe konu edilen 2 adet faturanın alacağın dayanağı olmasının mümkün olmadığını, zira bu faturaların kapalı fatura olduğunu, bundan dolayı borcunun bulunmadığını, irsaliyeli fatura incelendiğinde malın teslim edildiği ve kime teslim edildiğine ilişkin de herhangi bir imza veya onayının bulunmadığını, geçmişte aynı muhasebecinin kayıtlarını tutmasından kaynaklı sorunlar da oluştuğunu, yapılan bu kötüniyetli takip sebebiyle davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibi sebebiyle davacı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. Deliller, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Samsun 5. İcra Müdürlüğünün 2014/7332 Esas sayılı dosyası dosyamzıa arasına alınmış, Samsun Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliğinden ve Samsun Ticaret Ve Sanayi Odasından tarafların tacir olup olmadıkları sorulmuş, taraflar ticari defterlerini ibraz etmiş ve ticari defterler üzerinde inceleme yaptırılarak 02/03/2016 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dava itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamından davacı tarafından davalı aleyhine Samsun 5.İcra Müdürlüğü'nün 2014/7332 esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine 11.064,05-TL toplam alacak üzerinden erinden 24/09/2014 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin faturaya dayalı olduğu, davalının süresindeki itirazının borcun tamamına yönelik olduğu, takibin durduğu ve davacının süresinde itirazın iptali için iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın aralarında icra takibine konu faturalardan dolayı eser sözleşmesi bulunup bulunmadığı yönünde olduğundan tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve rapor aldırılmıştır. Samsun Ticaret Ve Sanayi Odasından gelen 07/10/2015 tarihli cevabi yazıda tarafların odalarında kayıtlarının bulunmadığı, Samsun Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliğinden gelen 19/10/2015 tarihli cevabi yazıda tarafların esnaf oldukalrı ve oda kayıtlarının bulunduğu bildirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağına dair bir düzenleme bulunması gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini gerektirmeyecektir. Dosya kapsamından taraflar arasındaki ihtilafa konu işin her iki tarafın ticari işletmeleri ile ilgili olduğu sabit olmasına rağmen her iki tarafın tacir olmadıkları, her iki tarafın esnaf oldukları anlaşıldığından ve davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Bozma ilamına uyulmakla davanın görev dava şartı yokluğundan reddine, Karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Samsun Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine, 2-Yargılama gideri ve harçların HMK'nun 20. ve 331. maddeleri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde görevli mahkemece nazara alınmasına, süresinde başvurulmaz ise, talep halinde mahkememizce karar verilmesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/04/2018 Katip... Hakim ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/237, K. 2018/305, T. 19.04.2018, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-237-e-2018-305-k-1ae4f767b5e6