İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/760 E. 2018/314 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/760
- Karar No
- 2018/314
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/760 Esas - 2018/314 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/760 KARAR NO : 2018/314 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/09/2017 KARAR TARİHİ : 27/04/2018 KARAR YAZIM T. : 03/05/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 30/06/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının yüklenicisi bulunduğu ... müvekkil sigortalıya ait bulunan daireye A bloğun kullandığı kalorifer sistemi deposunun taşması sonucu sigortalı dairede hasar oluştuğunu, söz konusu hasarın oluştuğu daire müvekkil sigorta şirketine 03/04/2014 tarih ve... poliçe nosu ile sigortalı bulunduğunu, bu hasar nedeniyle müvekkil şirket nezdinde ... nolu hasar dosyasının oluşturulduğunu ve yapılan ekspertiz raporu çerçevesinde oluşan hasar tutarı olarak 9.764,00 TL müvekkilin sigortalısına 26/01/2015 tarihinde ödendiğini, müvekkil sigorta şirketince ilk önce Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2015/100510 Esas sayılı dosyası ile ...A Blok yönetimine rücu talebi ile ilgili icra takibinde bulunduğunu ve itiraz dilekçelerinde müteahhit firmanın davalı firma olduğu ve yapı kullanma izin belgesininde bu firma tarafından alınması gerektiğini ve müteahhit firma tarafından alınmadığı ve bu sebeple de binaların teslim edilmediği itirazlarda bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin sigortalısına ödenen miktarın davalıdan tahsili için Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/149976 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrine karşı borçlu firmanın borca itirazda bulunduğunu, iş bu itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla davalının itirazlarının iptalini ve takibin devamını, alacağın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş dilekçe ekinde bir kısım belge örnekleri ibraz etmiştir. Davalıya dava dilekçesini usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Davacı vekili dava dilekçesi ekinde ekspertiz raporu ve ekleri ile poliçe örneğini ile 21/02/2018 tarihli delil dilekçesi ibraz etmiş, Samsun 9. İcra Dairesi'nin 2015/100510 Esas ve 149976 Esas sayılı dosyaları uyap üzerinden dosya içerisine eklenmiştir. Davalı sigorta şirketinden poliçe, hasar dosyası ve ödeme ilişkin dekont örnekleri celp edilmiştir. Dava, rücuen alacak sebebiyle yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, davacı tarafından davalı aleyhine 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/149976 sayılı dosyasıyla 11/10/2016 tarihinde 9.764,00 TL rucüen alacak için ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin 02/06/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 05/06/2017 tarihinde borca itiraz ettiği bunun üzerine davacının itirazının iptali ve takibin devamını sağlamak için iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından, davacının ... adresinde bulunan ... Bloktaki bağımsız bölümünün ... adına kayıtlı olduğu ve davacı sigorta şirketi tarafından örneği dosyada bulunan ... nolu poliçe ile 13/04/2014-2015 tarihlerini kapsar şekilde sigortalı olduğu, 21/10/2014 tarihinde ... çatı katı arasında bulunan kalorifer kazanında su taşması sonucu sigortalı dairenin hasarlandığı davacı sigorta şirketi tarafından ekspertiz incelemesi yaptırıldıktan sonra hasar bedeli olarak 9.764,00 TL'nin sigortalısı ...'na ödendiği ve ödenen sigorta bedelinin sorumlusu olarak davalıdan talep edildiği tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmıştır. Yasa metni incelendiğinde maddede belirtilen davaların mutlak ticari dava olduğu ve ticaret mahkemesinde bakılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bir kısım davalar ise nispi ticari dava olup, bu tür davalar ancak her iki tarafın tacir olması, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması halinde ticari dava niteliğinde olup, bu halde ticaret mahkemeleri görevlidir. Öte yandan görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken hususlardandır. 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edecektir, sorumlulara karşı bir dava veya bir takip başlatılmışsa sigortacının mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği düzenlenmiştir. Dava, sigorta şirketi tarafından sigotalısının halefe olarak açıldğına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli 37/9 Esas-Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açaçağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılmaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış oludğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. Somut olayda, sigortalı konutta meydana gelen zarar sebebiyle sigortacı tarafından bina maliki olan sigortalıya ödeme yapılmış ve bu ödemeden sigortalı konutun bulunduğu binanın yapı kullanım izin belgesi almakla sorumlu olduğu beyan edilen davalı şirketin sorumlu olduğu iddiasıyla hakkında takip yapılarak itiraz üzerine iş bu dava açılmıştır. Dosya kapsamından sigortalı yerin konut olduğu ve sigortalının da bina maliki olduğu tacir olduğuna dair herhangi bir bilgi, belge kayıt olmadığı sigortalı yerinde iş yeri niteliğinde yani ticari nitelikte olmadığı görülmektedir. Bu durumda sigortalı gerçek kişiyle davalı arasındaki ilişkiye göre görev belirlenecektir. Yukarıda açıklandığı üzere 6102 TTK'nun 4/2 maddesine göre dava mutlak ticari dava niteliğinde bulunmayıp, davacının sigortalısının dosya kapsamından tacir olduğuna dair delil olmadığı gibi sigortalanan yerin ticari mahiyette iş yeri olmadığı konut olduğu ve sigortalı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğuna ilişkinde delil olmadığından ticari bir dava bulunmadığı dolayısıyla mahkememizin görevli olmadığı genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 17. HD'nin 2014/9780 Esas 2016/11959 Karar sayılı örnek ilamı.) HMK 114/1-c maddesine göre görev kamu düzenine ilişkin olup resen bakılması gerektiğinden ve dava şartı olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği davanın USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20. madde gereği karar kesinleştiğinde ve iki haftalık yasal sürede talep halinde dosyanın görevli Samsun Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, 3-Yargılama gideri ve harç açısından HMK'nun 20 ve 331. maddeleri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde görevli mahkemece nazara alınmasına, süresinde başvurulmaz ise, talep halinde mahkememizce karara bağlanmasına. Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere usulen ve alenen tefhim olundu. Katip ... Hakim ...