İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/530 E. 2018/605 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/530
Karar No
2018/605
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/530 Esas - 2018/605 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/530 KARAR NO : 2018/605 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACILAR : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : Tazminat (Destekten yoksun kalma tazminatı) DAVA TARİHİ : 28/06/2017 KARAR TARİHİ : 19/09/2018 KARAR YAZIM T. : 24/09/2018 Mahkememizde görülmekte bulunan tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili mahkememize verdiği 23/06/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle;24/10/2016 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile kendisi ile aynı şeritte aynı istikamette seyir halinde olan müteveffa ...'nun sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklete arka kısmından çarpması ile gerçekleşen trafik kazasında davacılar murisi ...'nun vefat ettiğini, davacılardan ...müteveffanın annesi, ... ve ... ise müteveffanın çocukları olduğunu, davalı sigorta şirketinin trafik kazasına karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, ağır ceza mahkemesi tarafından Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Başkanlığı Trafik İhtisas Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödemenin yapılmadığını, beyanla HMK'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak, müteveffanın annesi ...için 100,00 TL, müteveffanın çocukları diğer davacılar için 100,00'er TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek (ticari araç olduğu için) avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini ve davacıların yargılama giderlerini karşılayacak maddi gücü bulunmadığından adli müzaheret talep ettiklerini beyan ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize verdiği 02/08/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle;dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuru yapılmasının dava şartı haline geldiğini, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün gerekli belgelerin tam ve eksiksiz bir şekilde ibraz edilmesinden itibaren 15 iş günü içinde muaccel hale geleceğini, davacı tarafça davalı şirkete yapılan başvuru sonrası hasar dosyasının açıldığını ancak ibrazı zorunlu evrakların eksik olması nedeniyle yeterli değerlendirme yapılamadığını, bu sebeple de ödeme yapılamadığını, davalı şirkete yapılan başvurunun geçerli bir başvuru sayılamayacağından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, araç işleteninin ve sürücüsünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlüğünün bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple faize hükmedilmesi halinde faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Toplanan deliller: Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen 2017/46 Esas 2017/426 Karar sayılı dava dosyası, davacının sigorta şirketine yaptığı başvuruya ilişkin kayıt ve belgeler, Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan 2016/1344 Esas 2017/41 Karar sayılı veraset ilamı, aynı mahkemeden alınan 15/03/2017 tarihli husumete izin kararı, kaza tespit tutanağı, poliçe örneği, SGK 16/09/2017 ve 13/10/2017 tarihli cevabi yazıları, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin zabıta araştırmaları, trafik kayıtları, öğrenci belgeleri, Mahkememizce alınan 01/12/2017 tarihli aktüerya raporu ile 02/04/2018 tarihli ek rapor, 06/06/2018 tarihli aktüerya raporu, davacı vekilinin 29/06/2018 tarihli bedel arttırım dilekçesi, 20/09/2017 tarihli adli müzaharet talebinin kabulüne ilişkin ara karar ve diğer deliller. Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Davaya konu trafik kazasıyla ilgili açılan dava sonucu Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/46 Esas 2017/376 Karar sayılı dosyası ile sigortalı araç sürücüsünün mahkumiyetine karar verilmiş, Samsun BAM 3. Ceza Dairesi'nin 29/06/2018 tarihli ilamıyla İstinaf talepleri reddedilerek kararın kesinleştiği görülmüştür. Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesi dosyası içerisinde bulunan 12/05/2017 tarihli Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda sigortalı araç sürücünün "olay yerine geldiğinde yola gereken dikkati vermemesi, sürüşünü mevcut şartlara göre ayarlamaması ve ön ilerisinde aynı yönde seyretmekte olan, ... yönetimindeki motosiklet ile arasında güvenli mesafe bırakmayıp tehlikeli bir şekilde yaklaşması sonucu kırmızı ışıkta durmak isteyen motosiklete arkadan çarpmak suretiyle" asli kusurlu olduğu, davacılar murisinin kusur olmadığı anlaşılmış, rapor yasal, yeterli görülmüş, kaza tespit tutanağınında aynı mahiyette olması ve olayın oluşu nazara alınarak hükme esas alınmış, yeni bir rapor alınmasına gerek görülmemiştir. 01/12/2017 tarihinde aktüerya hesap bilirkişisi ...'dan rapor alınmış, taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili ve davalı vekili rapora karşı ayrı ayrı itiraz dilekçesi ibraz etmiş, 02/04/2018 tarihli ek rapor alınmış, rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesi ibraz etmiştir. Alınan raporlar yöntem ve diğer hususlar yönünden hüküm kurmaya yeterli görülmediğinden ve itirazlarda nazara alınarak, bu kez 06/06/2018 tarihinde ...'dan rapor alınmış, raporda ... için 90,20 TL, ... için 34.644,21 TL, ...için ise 143.195,80 TL olarak hesaplanmış, rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesi ibraz etmiş, rapor yasal ve yeterli görülmüş bu nedenle yeni bir rapor yahut ek rapor alınması gerekli görülmemiştir. Dava, TBK 53. KTK 90 vd maddeleri ile ZMMS poliçe genel şartlarına dayanan destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, 24/10/2016 tarihinde meydana gelen kazada davacılar murisi ...'nun vefat ettiği, davacıların iş bu davayla kazaya sebebiyet veren aracın ZMM sigortacısı davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talep ettikleri anlaşılmaktadır. Dosyadaki, nüfus kaydı ve veraset ilamlarından davacıların ölenin anne ve çocukları olduğu, davalı sigorta şirketinin ise kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın 05/09/2016 - 2017 dönemini kapsar şekilde ZMM sigortacısı olduğu, yasal şartların varlığı halinde TBK 53, KTK ve poliçe genel şartlarına göre oluşan zararda sorumlu olduğu tespit edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nun değişik 97. maddesine göre zarar görenin ZMS sigortasında öngörülen sınırlar içerisinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurması, başvuru tarihinden itibaren 15 gün içerisinde yazılı olarak cevaplamaması veya cevabın talebi karşılamaması halinde zarar gören dava açabilir. Davacı vekili, dava tarihinden önce sigorta şirketine 31/03/2017 ulaşma tarihli dilekçesiyle başvuruda bulunmuş, sigorta şirketi ise 19/04/2017 tarihli cevabı yazısıyla bir kısım evrakların eksik olduğunu bildirmiş, bu kez davacı vekili eksik evrakları da gönderdiğine ilişkin yurtiçi kargo fatura örneği ibraz etmiş, 03/05/2017 tarihinde sigorta şirketine ulaştığı anlaşılmıştır. Bu durumda, sigorta şirketine dava tarihinde önce başvuru şartlarının gerçekleştiği tespit edilmiştir. Meydana gelen kaza sebebiyle 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/46 Esas sayılı dosyasında Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan 12/05/2017 tarihli rapor alınmış, sigortalı sürücünün asli kusurlu olduğu, davacı murisinin kusursuz olduğu bildirilmiş, buna göre verilen Ceza Mahkemesi kararı kesinleşmiştir. TBK 74. maddesine göre hukuk hakimi, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı değildir. Ancak, ceza hakiminin tespit ettiği, maddi vakıalar hukuk hakimini de bağlayıcı niteliktedir. 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/46 Esas 2017/376 Karar sayılı dosyasında ayrıntılar açıklandıktan sonra sigortalı araç sürücüsünün davacılar murisinin kullandığı motosikletin "arka kısmından çarpması" neticesi trafik kazasının meydana geldiği tespit edilmiş olup, söz konusu arka kısımdan çarpma maddi vakıası Mahkememizi de bağlayıcı niteliktedir. Buna göre, arkadan çarpma şeklinde tespit edilen kazada ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında belirlenen kusur raporu yeterli görülmüştür. Davalının kazaya sebebiyet veren aracın sigortalısı olması sebebiyle bu kusur raporunun kendisi yönünden de kullanılabileceği, kaldı ki olayın oluşu nazara alındığında, kusur raporu olmasa bile kaza tespit tutanağı nazara alınarak davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu sabittir. KTK 90. maddeye göre ZMSS kapasamındaki tazminatlar bu kanun ile genel şartlarda ön görülen usul ve esaslara tabidir. Poliçe genel şartları ise 01/06/2015 tarihinde değişmiş olup, kaza tarihi nazara alındığında değişen bu poliçe genel şartlarına göre maddi tazminatın tespit edilmesi gerekmektedir. Poliçe genel şartlarının A.5 maddesinde maddi tazminat türleri gösterilmiş olup, ç bendine göre 3. kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şartlar ekinde yer alan esaslara göre tazminat hesabı yapılacaktır. Davacıların ölenin annesi ve çocukları olduğu, birlikte ikamet ettikleri, ölenin eylemli ve sürekli olarak destek olduğu zabıta araştırması ve tanık beyanından anlaşılmakla davacıların destekten yoksun kalma tazminat talep edebilecekleri sonucuna varılmıştır. Destekten yoksun kalma tazminat talebi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, 06/06/2018 tarihli bilirkişi raporu kaza tarihi nazara alınarak TRH 2010 yöntemiyle yapılmış, 1,8 teknik faiz uygulanmış, davacı ... için 18 yaş, davacı ... içinse 22 yaş esas alınmış, ölenin kusursuz olduğu değerlendirilmiş, dosyada ölenin gelirine ilişkin herhangi bir belge olmadığından asgari ücret esas alınarak pay hesapları belirlenmiş ve buna göre davacı ... için 90,20 TL, ... için 34.644,21 TL, ... için 143.195,80 TL tazminat bulunmuş, rapor dosya kapsamına uygun yasal ve yeterli görülmüştür. Dosya içerisinde, davacı ...'a ilişkin Açık Öğretim ortaokulunda okuduğuna dair ve davacı ...'a ilişkin 8. sınıf öğrencisi olduğuna dair öğrenci belgeleri bulunmakta ise de zabıta araştırmasından ...'ın serbest meslek sahibi olduğu yani eğitime devam etmediği görülmektedir. Davacı ...'ın eğitimine devam etmemesi tespit edilen sosyal ekonomik durumu nedeniyle üniversite okuma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla 18 yaşına kadar destek alacağı kanaatine varılmıştır. Davacı ...'un ise dava tarihi itibariyle henüz 8. sınıfta olması, üniversite eğitimi alacağına ilişkin dosyada kanaat verici bilgi, belge olmaması (takdir, teşekkür gibi başarı belgesi vs) ve tespit edilen sosyal ekonomik durumu nazara alındığında üniversitede eğitim alma ihtimalinin bulunmadığı sonucuna varılmakla, 22 yaşına kadar destek alabileceği anlaşılmıştır. Sigortalı araç trafik kaydına göre kapalı kasa kamyonet olup, kullanım amacı hususi - yüknaklidir, buna göre hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanması gerekmiştir. (Yargıtay 17. HD'nin 17/10/2017 tarih 2015/1754 Esas 2017/9209 Karar sayılı örnek ilamı) Davacı taraf temerrüt tarihinden itibaren faiz istemiştir. Davalının temerrüde düşebilmesi için poliçe genel şartları B.2 maddesine göre genel şartlar ekinde yer alan tüm belgelerin sigortacıya eksiksiz gönderilmesi gerekmektedir. Davacı vekili sigortaya ilk başvuru dilekçesinde gerekli belgelerden veraset ilamını ibraz etmemiş, sigorta şirketide bu belge ile bir kısım belgelerin gönderilmesini talep etmiştir. Davacı vekili bu belgelerin gönderildiğine dair, ...fatura örneği sunmuş ise de içerisinde eksik belgelerin gönderildiğine dair kayıt yahut başka bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda poliçe genel şartları B.2 maddesindeki genel şartlar ekindeki tüm belgeleri sigorta şirketine ibraz edildiği sabit olmadığından, davalının dava tarihinde temerrüde düştüğü kanaatine varılmıştır. SGK tarafından verilen cevabi yazılarda meydana gelen kaza sebebiyle davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan poliçe genel şartları ekindeki yönteme göre hesaplama yapılan 06/06/2018 tarihli rapora itibar edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi gerekmiş, taraf vekillerinin itirazları yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde görülmemiş, davacı ... yönünden fazla talebin reddi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM;Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın, KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1.Davacı ... 90,20 TL, davacı ... için 34.644,21 TL, davacı ...için 143.195,80 TL olmak üzere toplam 177.930,21 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, 2.Alınması gerekli 12.154,44 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına. 3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 16.626,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine. 4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9,80 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı tarafa verilmesine. 5.Dosyanın adli yardımlı olması nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan 130,10 TL posta masrafı, 800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 930,10 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 930,05 TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, geri kalan 0,05 TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına. 6.Davacı tarafça yapılan 123,10 TL posta masrafı yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 123,09 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına. 7.Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. 8.Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine. Dair, karar davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren iki hafta içinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça anlatıldı, usulen tefhim edildi. Katip ... Hakim ...

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/530, K. 2018/605, T. 19.09.2018, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-530-e-2018-605-k-fdb65c320aec