İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/907 E. 2025/843 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/907
Karar No
2025/843
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 202....... Esas - 202..... T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 202........ Esas KARAR NO : 202........

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : İFLAS İDARE MEMURU : 1- 2- 3-

DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 26/11/2025 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/12/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının .....ili ....İlçesi .....Mah. ...Mevki ,....ada .... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalıya borçtan kaynaklı işbu taşınmaza .... İcra Müdürlüğü'nün 01/04/2010 tarihli ve 201.... ESas sayılı icra dosyası doğrultusunda ipotek şerhi tesis edildiğini, dosyanın esasının ...... İcra Dairesi'nin 201..... Esas sayılı dosyası olarak değişmesi üzerine 05/07/2020 tarih ve 4580 yevmiye numarası ile 09/04/2010 tarih ve 2598 yevmiye numaralı 150/C şerhinin dosya numarasının 2010/3866 esas olarak düzeltildiğini, ipoteğin davalı lehine konulduğunu, taşınmazın ipotek akit tablosundaki değerinin 750.500,00-TL olduğunu, borca karşılık davacının kardeşinin 2009/2010 yılları arasında alacaklı firmada çalıştığını ve bazı malların davalıya satılarak borçtan düşüldüğünü, borcun ifa edildiğini ve ipoteğin kaldırılması gerektiğini, alacaklı şirketin iflas sürecinde olduğundan ipoteğin kaldırılması talebinde bulunmadığını, ilgili ipoteğin terkinini talep etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın teminatını teşkil etmek üzere tesis edilen ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, dava dışı ........ Şti. ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki olup olmadığı, var ise davaya konu ipoteğin kaynağı borcunu ödeyip ödemediği, ipoteğin kaldırma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve dava şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Eldeki İpotek Davasında Arabuluculuk Başvuru dosyasının huzurdaki dosyanın uyap sisteminde, ilgili dosya bilgileri kısmında ekli olmadığı gibi dosyaya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği de sunulmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk son tutanağının sunulması amacıyla davacı vekiline tensip zaptının (13) numaralı ara kararı ile 1 haftalık kesin süre verildiği ve tensip zaptının 09/12/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın arabuluculuk son tutanağının dosya uhdesine sunulmadığı anlaşılmıştır. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde " Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK'nın m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 31. madde hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâlinin "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ve yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümü düzenlenmiştir. 6325 sayılı Kanun'un 17 Maddesinin 2. Fıkrasında "Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı bir tutanak ile belgelendirilir. Arabulucu tarafından düzenlenecek bu belge, arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır. Belge taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilmek suretiyle sadece arabulucu tarafından imzalanır." hükümü düzenlenmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 10/04/2008 T 2007/10595 E. 2008/3680 K. Sayılı ilamında "...Davacı ipoteğin fekki talebinde bulunmuştur. İpoteğin fekki talebi kural olarak menfi tespit talebini de içerdiğinden..." belirtilmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereği ticari davalarda, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun’un 18/A-2 maddesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir. Somut olayda, davacı ipoteğin fekki talebinde bulunmuştur. İpoteğin fekki talebi yukarıda anılı içtihatta da belirtildiği gibi kural olarak menfi tespit talebini de içerdiğinden , lehine ipotek tesis edilen kişilere husumet yönetilerek ipotek verenin sorumluluğunun devam edip etmediği hususu üzerinde de durularak, sonuca göre bir karar verilir ve hükümde de bu husus belirtilir. Dolayısıyla da talep TTK'nın 5/A maddesinde belirtilen menfi tespit talebini de içerdiğinden dava açılmadan önce 6325 sayılı Kanun’un 18/A-2 maddesi gereği arabulucuya başvurulması gerektiği kanaatine varılmıştır. Mahkememizin iş bu Esas sayılı dosyasına arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı anlaşıldığından arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini sunmak üzere davacı vekiline tensip zaptının (13) numaralı ara kararı ile 1 haftalık kesin süre verildiği ve tensip zaptının 09/12/2025 tarihinde kendisine tebliğ edilmiş olmasına karşın arabuluculuk son tutanağının dosya uhdesine sunulmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Kanun’un 114/2- ve 115. maddeleri gereği dava açıldığı esnada arabulculuk görüşmesinin yapılmaması, arabuluculuk son oturum tutanağının sunulmaması, sonradan giderilebilecek bir dava şartı olmaması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 12.201,27-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra artan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, 5-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/12/2025

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/907, K. 2025/843, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-907-e-2025-843-k-c35a7abab331