İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/287 E. 2025/319 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/287
- Karar No
- 2025/319
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/287 Esas - 2025/319 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/287 Esas KARAR NO : 2025/319 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/03/2025 KARAR TARİHİ : 16/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu takibin dayanağı, müvekkilin imzası taklit edilmek suretiyle oluşturulan sahte senet olduğu, Senetler TTK'de düzenlendiğinden TTK md.4 uyarınca mutlak ticari dava söz konusu olup Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğu, davalı tarafından müvekkilin borçlu olduğundan bahisle 04.11.2022 düzenleme ve ...-TL bedelli bir adet sahte senet düzenlemek suretiyle Karasu İcra Müdürlüğünün 04/06/2024 Tarih ve 2024/427 Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine icra takibi başlatılmış olup iş bu takip hala derdest olduğu, Müvekkilim davalıya böyle bir senet vermediği, müvekkilimin davalı ile bu borca konu olabilecek herhangi bir ticari ilişkisi olmadığı, müvekkilim ödeme emrine yasal süresi içerisinde itiraz edemediği, zira cezaevinde olduğu, ötürü müvekkilime bizzat tebligat yapılmamış ve ödeme emri müvekkilin ikametgahının bulunduğu yerdeki mahalle muhtarına tebliğ edildiği, senette bulunan imza ile dava vekaletnamesinde bulunan imza arasında benzerlik bulunmadığı, müvekkil adına sahte senet düzenlenmek suretiyle haksız icra takibi başlatıldığı, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2024/7558 soruşturma numaralı dosyasında alınan imza örnekleri ve karşılaştırılması sonucu Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce 06.12.2024 tarihli kriminal raporu düzenlenmiş ve raporda "Tetkike konu senet üzerinde ... adına atılı bulunan borçlu imzaları ile ...'un mukayese imzaları arasında gerekli karşılaştırma yapılmış, ancak tetkik konusu borçlu imzalarının kişilere atfedilebilecek karakteristik hususiyetleri yeterince ihtiva etmeyen basit terimli imzalar olması sebebiyle inceleme konusu borçlu imzaların aidiyeti hususunda müspet veya menfi herhangi bir kanaat beyanında bulunulabilmesi mümkün olamamıştır." denilmek suretiyle takip dayanağı senetteki imzanın müvekkile ait olduğu tespit edilememiş olup Ceza Hukuku'na hakim ilkelerden biri olan "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca imzanın müvekkile ait olmadığı kabul edilmesi gerektiği, davalı, müvekkile ait ... plaka sayılı aracı, sahibinden.com adlı internet sitesi üzerinden, ... ilan numarası ile ve açıklama kısmında aracın kendi üzerine kayıtlı olduğunu belirterek satışa çıkardığı, ruhsat belgesinden de anlaşılacağı üzere araç müvekkile aittir ve davalı takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu gibi müvekkile ait aracı kendisine aitmiş gibi göstererek satmaya kalkışmış ve müvekkili töhmet altında bıraktığı, davanın kabulü ile İİK md.72/2 uyarınca usulsüz tebliğ nedeniyle öncelikle yukarıda saymış olduğumuz sebeplerle icra takibinin durdurulması yönünde teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ancak mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarmız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...TL yönünden borçlu olmadığımızın tespitine, haksız ve kötüniyetli davalının senet miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava; İİK'nın 72. maddesine dayalı takipten sonra açılan murisin imzasının sahtelik hukuksal nedenine dayalı borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıların murisine ait olup olmadığı ve ayrıca arabulucuya başvuru dava şartının yerine getirilip getirilmediği hususlarındadır. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Dava dilekçesi ve ekleri ile Karasu İcra Müdürlüğünün 2024/427 Esas sayılı dosyası incelenmiştir. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesinin 7. fıkrasında "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." hükmü düzenlenmiştir. 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ve yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümü düzenlenmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler Yasanın düzenlenmesinden ve emredici hükümlerinden görüleceği üzere 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrası gereği ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvuru zorunlu ve dava şartı olduğu, bu yola başvurulmaksızın açılan davaların dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği ayrıca bu yola başvurulup uzlaşma sağlanamaması ve dava açılmasının gerekmesi halinde ise açılan davaya arabuluculuk son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin ibraz edilmesi zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kanun emredici düzenlemesi arabuluculuğa başvurulmaksızın dava açılması hali ile arabuluculuğa başvurulup da son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylı bir örneğinin dava dosyasına ibraz edilmemesinin farklı sonuçlara bağlamıştır. Bu haliyle davacı arabulucuya başvurmuşsa anlaşamamaya ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dosyasına sunulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içerisinde davacıya bu eksikliği gidermesi için süre verilmesi ve verilen sürede karar gereği icra edilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğine karar verileceği yasanın amir hükmüdür. Davacı vekiline, 29/04/2025 tarihli ara karar gereği, muhtıra çıkartılarak, 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verildiği halde, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, böylece dava tarihinden önce yasal olarak dava şartı hâline getirilen arabulucuya başvurma şartının gerçekleştirilmediği anlaşıldığından 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. fıkrası ve HMK m. 115/2 gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere): 1-6102 Sayılı Kanun'un 5/A.-1 ve HMK nın 115/2 maddeleri gereğince, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE, 2-Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinden yatırana iadesine, 5-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, Davalı vekilinin yüzüne karşı, davacılar vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/05/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır