İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/696 E. 2024/700 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/696
Karar No
2024/700
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/696 Esas - 2024/700 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/696 Esas KARAR NO : 2024/700 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2024 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ...in, maliki olduğu ... plakalı aracı, ... No.lu poliçe ile Müvekkil Şirket nezdinde Zorunlu Trafik Sigortası yaptırdığını, 12.11.2022 tarihinde; Sürücü Vural Kalender sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, ...Kod No.lu Ekibin ''DUR'' ikazına uymayarak Göl Caddesi üzerinde geri geri kaçtığı esnada aracın sol arka kısımları ile park halinde bulunan ... plakalı otomobilin sol arka tampon, çamurluk, stop kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ... Plakalı araç sürücüsü Vural Kalender'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/1B maddesini ihlal ettiğini, park halinde bulunan ... plakalı araç malikinin; Davacı şirket aleyhine; 09.05.2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapmış olduğu hasar bedeline ilişkin başvurusu 19.10.2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonunca kabul edilmiş ve kazaya uğrayan araç maliki 24.10.2023 tarihinde Müvekkil şirket aleyhine icra takibini başlattığını, ... plakalı araç malikinin; davacı şirket aleyhine; 09.05.2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapmış olduğu değer kaybı bedeline ilişkin başvurusunun 20.10.2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonunca kabul edilmiş ve kazaya uğrayan araç malikinin 27.10.2023 tarihinde davacı şirket aleyhine icra takibinin başlatıldığını, davacı şirketin anılan rücuen tazminat talebine ilişkin borçlulardan talepte bulunduğunu ancak davalı borçluların davacı şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, davacı şirketin, davalı borçlu aleyhine; 12.03.2024 tarihinde İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 2024/7836 E. No.lu dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlattığını, davalı borçlu ...'in 22.03.2024 tarihli dilekçe ile borca ve yetkiye itiraz ettiği için takibin durduğunu, yetki itirazı neticesinde taraflarınca dosyanın Hendek İcra Dairesi'ne gönderilmiş olup; 2024/465 E. No.lu dosyada derdest olduğunu, davalı borçluların itirazına vaki olmak üzere taraflarınca; 14.05.2024 tarihinde Hendek Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, anlaşamama olarak sonuçlandığını, hal böyle iken; sunulan nedenlerle davalı borçlunun itirazının iptalini isteme zorunluluğunun hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle; davalı borçlu'nun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile; davalı borçlu'nun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen ticari temerrüt faiziyle ödemesini ve alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava itirazın iptali talebinden ibarettir. Mevcut dosya Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/339 Esas - 2024/548 Karar sayılı, 15.10.2024 Karar Tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize tevdi edilmiş olduğu ve mahkememizin 2024/696 Esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu Hendek İcra Dairesi 2024/465 Esas sayılı takip dosyası incelenmiş olup; İstanbul 6. İcra Dairesinin 2024/ 7836 takip numaralı dosyasının yetkisizlik kararı ile Hendek İcra Dairesine gönderildiği ve takibin Hendek İcra Dairesi 2024/465 Esas numarası üzerinden yürütüldüğü, ödeme emrinin düzenlendiği, davacının alacaklı ve davalının borçlu olduğu, UYAP üzerinden yapılan incelemede ödeme emrinin tebliğine, buna yönelik itiraza ve takibin durmasına yönelik bir kaydın olmadığı, Hendek İcra Dairesine yazılan yazıya verilen cevapta da davalının itirazının olmadığının bildirildiği tespit edilmiştir. İİK'nın 67. Maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklindedir. Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı, itirazın iptali davasında, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini talep eder. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden, davanın reddi hâlinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü hâlinde borçlu da alacaklıya karşı menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. İtirazın iptali davası ile alacaklı; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yaptığı itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK m. 67/1). Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri dışında, itirazın iptali davasında başka itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden, mahkemenin borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi hâlinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkâr tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/(19)11-445 Esas ve 2022/1077 Karar, 29.06.2022 tarihli ilamı) Dosya kapsamına göre; itirazın iptali davası, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamak amacını taşıdığı, ancak işbu davada davaya konu takip dosyasında takibin durduğuna dair bir kayıt ve davalının da ödeme emrine bir itirazı yoktur. Bu kapsamda itirazın iptalini gerektirecek bir husus olmadığından davacının davayı açmada hukuki yararının olmadığı sonucuna varılmış ve davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davanın 6102 sayılı yasanın 4.maddesi, 6100 sayılı yasanın 382/1-e-6.maddeleri gereği basit yargılama usulüne tabi olduğu, 6100 sayılı 320/1.maddesi gereği basit yargılama usulüne tabi olan davalarda mümkün olan hallerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilebileceği, dosyadaki delillerin hüküm vermeye elverişli olması nazara alındığında, dosya üzerinden karar verilmiştir. Mahkememizce verilen kararın karar tarihinin 05.12.2024 tarihi olduğu ve mahkeme hakimince saat 16.15'te e imza ile imzalandığı, davalı vekili Av. ...'nin ise vekaletnamesini UYAP üzerinden 05.12.2024 tarihinde ve saat 12.46'da sunduğu, buna ilişkin pul ve harcı da aynı saatte yatırdığı, bu durumda mahkemece verilen karardan önce usulüne uygun bir şekilde vekaletnamenin sunulduğu anlaşılmakla davalı lehine vekalet ücreti takdir etmek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Açılan davanın 6100 HMK'nın 114/1-h ve 115/2. Maddeleri gereği hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.494,28-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Artan giden avansın bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatıran tarafa iadesine, 6-Arabuluculuk nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 2.200,00 TL masrafın davacı taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/12/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/696, K. 2024/700, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-696-e-2024-700-k-b554e83244d1