İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/321 E. 2024/539 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/321
- Karar No
- 2024/539
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/321 Esas - 2024/539 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/321 Esas KARAR NO : 2024/539 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 02/06/2023 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ; Davacının %50 oranında ortağı olduğu iki ortaklı davalı ...'nin işleyişi ile ilgili olarak müdür olan diğer ortak ...'tan bilgi alamadığını, diğer ortağın kendi menfaatleri doğrultusunda şirketi ve şirketin malvarlığını kullandığını ve davacının zarara uğradığını, şirketin faaliyetinin bulunmadığını ve zararda olduğunu, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığını, diğer ortağın şirketi iyi idare edemediğini, şirketin amacının gerçekleşme ihtimalinin kalmadığını belirterek haklı sebeple davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ayrılma akçesini bu aşamada istemediklerini, daha sonraya bıraktıklarını belirtmiştir. Davalı tebligata rağmen cevap vermemiş ve vakıaları inkar etmiş sayılmış, duruşmalara da katılmamıştır. Uyuşmazlık davacının davalı şirketten haklı sebeple çıkması şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarındadır. Davalı şirket müdürü ...'a da ayrıca tebligat gönderilmiş, duruşma günü bildirir davetiye bizzat kendisine tebliğ edilmiş, ayrıca ticari defter ve kayıtları bildirmesi amacıyla yazılan müzekkere de bizzat kendisine tebliğ edilmiş, davalı şirket yetkilisi istenen kayıtları sunmamıştır. Ticaret Sicil Kayıtları ve Vergi Dairesi kayıtları getirtilmiştir. Vergi dairesi davalı şirketin vergi beyannamelerini vermemesi sebebiyle terkin edildiğini ve yapılan yoklamada faaliyetine rastlanmadığı bildirilmiştir. Ticaret Sicil kayıtlarına göre davalı şirketin 22/11/2022 tarihinde kurulduğu ve iki ortaklı olduğu, ortaklarının eşit hisselerle davacı ile ... kanat olduğu , ...'ın şirketin tek müdürü olduğu, şirketin kuruluşundan bu yana genel kurullarının yapılmadığı anlaşılmıştır. Dava TTK 638/2 md. göre şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma talebine ilişkindir. TTK nun 638 md "Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." şeklindedir. TTK’nun da haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebep teşkil eden örneklere madde metninde yer verilmemiştir. Ancak öğretide ve yargısal içtihatlarda; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalması, şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması, şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması, şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi, azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması, azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin gelirlerinin diğer ortaklar tarafından şahsi menfaatler için kullanılması, şirket mallarının elden çıkarılması ve bu nedenle şirketin faaliyetlerini yürütememesi halleri haklı sebeplere örnek olarak sayılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/10/2019 tarih 2028/1739 Esas-2019/6288 Karar sayılı ilamında, şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansızlığı haklı neden kabul edilmiştir. Yine aynı Daire'nin 25.02.2014 tarih 2013/13701 Esas-2014/3468 Karar Sayılı ilamında şirketin 2 yıldır faal olmaması ve ortakların bir araya gelememesi haklı neden kabul edilmiştir. (aynı yönde 26/01/2022 tarih 2020/6103 Esas- 2022/667 Karar,11.07.2023 tarih 2022/645 Esas- 2023/4364 Karar). İsviçre öğretisinde, çok önemli ve esaslı sebeplerin varlığı (wichtige Gründe) haklı sebep olarak kabul edilmiştir. (H.Pulaşlı, Şirketler Hukuku, 7.Bası, s.616, yönleşi: Forstmaster/Mayor- Hayoz/Nobel, 55/59 N.) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 531 inci maddesi gerekçesinde, İsviçre öğretisine atıfla; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli olarak azalması haklı sebepler arasında sayılmıştır. Haklı sebeplere; genel kurulun uzun süredir toplantıya çağrılmamış olması, şirketin uzun süredir organsız kalması, şirket yönetiminin sistematik şekilde şirket menfaatleri ya da azınlık menfaatlerini ihlal edici tavır ve davranışlar içerisinde bulunması, haklı gerekçesi olmadığı halde uzun süredir kâr payı dağıtılmaması veya göstermelik olarak düşük oranda dağıtılması, buna karşılık şirket yöneticilerine huzur hakkı adı altında örtülü kazanç aktarımı, hakim ortak yöneticilerin şirket imkanlarından kendileri yararlanıp azınlık pay sahiplerini yararlandırmamaları gibi sebeplerin eklenmesi gerekir. (Yargıtay 11 HD 2022/7419 Esas 2024/1381Karar) Hakim her somut olayda haklı sebep bulup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir. ...’na göre haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur.. Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebeplerde haklı sebep olarak ileri sürülebilir. Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteliği ve ortaya çıkardığı soncular gözetildiğinde haklı sebep oluşturabilir. Önemli arz eden husus, haklı sebeplerden dolayı ortaklık ilişkisinin çıkma isteyen ortak yönünden çekilmez hâle gelmiş olmasıdır. Zira hiç bir ortaktan haklı nedenlerle çekilmez hâle gelen bir ortaklık ilişkisini devam ettirmesi beklenemez (Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul, 2015, s. 561). Aksi hâlde, ortak, onu ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında şirkette kalmaya mahkum edildikten başka, şirketten ayrılmasını gerektiren sebepler doğduğu hâllerde de şirketten ayrılamaz duruma düşürülür (madde gerekçesi). Somut olayda davalı şirketin 22/11/2022 tarihinde kuruluşundan bu yana genel kurullarının yapılmadığı ve faaliyetinin bulunmaması itibariyle vergi kaydının resen terkin edildiği ve kuruluş amacını gerçekleştirme imkanının kalmadığı, şirketin adresine yapılan tebligatların dahi ulaşmadığı ve TK 35 maddesine göre tebligat yapılabildiği, bu haliyle davacı açısından haklı sebebin gerçekleştiği anlaşılmakla; davanın kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmiştir. Davacı taraf ayrılma akçesini bu aşamada istemediğini açıkça bildirdiğinden taleple bağlı kalınarak ayrılma akçesine hükmolunmamıştır. Kararın kesinleşmesi sonrasında ayrılma akçesinin ayrıca talep edilmesi mümkündür. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın kabulüne, TTK 638/2 maddesi uyarınca davacı ...'ın davalı ... Şirketi ortaklığından çıkmasına, 2-Karar kesinleştiğinde tescil ve ilan işlemlerinin, davacının talebi doğrultusunda, Ticaret Sicil Müdürlüğünce icrasına, tescil ve ilan giderlerinin davacı tarafça karşılanmasına, 3-Ayrılma akçesinin bu aşamada istenmediği belirtildiğinden taleple bağlılık kuralı gereği bu aşamada ayrılma akçesi verilmesine yer olmadığına, 4-Dava maktu harca tabi olduğundan alınması gereken 427,70 TL maktu harçtan peşin alınan 179.90 TL nin mahsubu ile bakiye 247.80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 179.90 TL peşin harç, 179.90 TL başvuru harcı, 1.271,20 TL posta gideri ile 360,00-TL karar tebliğ giderleri olmak üzere toplam 1.991,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara ve ayrıca davalı şirket temsilcisine tebliğine, (davalı şirkete TK 35 maddesine göre) 8-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının yatıran davacıya iadesine, Dair, davacı vekili yüzünde davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize verilecek yada başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/10/2024 Başkan ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Katip ... e-imzalıdır.