İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/237 E. 2025/25 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/237
Karar No
2025/25
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/237 Esas - 2025/25 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/237 Esas KARAR NO : 2025/25 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/04/2023 KARAR TARİHİ : 16/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin müvekkil ile davalı firma arasında 10/08/2021 tarihinde 1 adet daf ünitesi ve filtre pres sisteminin kurulması hususunda anlaşma sağlandığını, kurulacak sistemin adet fiyatı olarak 18,750 EURO kuru karşılığı 191.250,00 TL KDV hariç bedel kararlaştırıldığını, davalı tarafından 191.250,00-TL + 34.425,00-TL KDV + 50.000,00 - TL (Ek masraflar ) = 275.675,00 TL ödeme yapılması gerektiğini, davalı tarafça 50.675,00-TL eksik ödeme yapıldığını, davalı tarafça eksik ödeme yapılması üzerine davalı tarafa fatura kesilmek suretiyle eksik ödemenin tamamlanmasının talep edildiğini, müvekkilin sözleşmedeki yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmedeki yükümlülükleri olan kalan borçlarını ve ek masrafları ödemekten kaçındığını belirterek eksik ödeme tutarı olan 50.675,00 TL'nin davalı tarafça ödenmesi gereken kesin vade tarihi olan 10.04.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Atık su arıtma tesisi yapılması hususunda 191.250,00 TL +KDV = 225.000,00 TL toplam bedel ile anlaşmaya varıldığını, müvekkili ...'nin davacı tarafa 17.08.2021 tarihinde 75.000 TL, 18.10.2021 tarihinde 50.000 TLve 27.10.2021 tarihinde 50.000 TL ödeme yaptığını, davalının sözleşmeden doğan tüm ödemeleri davacı şirkete yapmış olmasına rağmen, yüklenici davacı şirketin yapmış olduğu atık su arıtma tesisinin çevre mevzuatları kapsamında hiçbir işlev görmediği gibi bu zamana kadar çalışmadığını ve halen daha çalışmadığını, davacı şirketin atık su arıtma tesisini yapmadığını müvekkiline tam ve eksiksiz olarak teslim etmediğini ve çalıştırmadığını, davacı tarafın yapmış olduğu işlere karşılık davalı müvekkile 24.10.2022 tarih ve ... nolu 200.000 TL bedelli bir fatura kestiğini, davacı tarafın arıtma tesisini çalışır vaziyette tam ve eksiksiz olarak teslim etmediği, çalıştırmadığı ve ayıplı mal imal ettiğinden dolayı müvekkilinin gelen faturayı iade ettiğini, bu sebeple davacı tarafın faturaya dayalı hiçbir alacağının bulunmadığını, davacı tarafın sözleşme konusu atık su arıtma tesisini çalışır vaziyette tam ve eksiksiz olarak yapmadığı gibi sözleşme dışında başkaca da hiçbir şey yapmadığını, davacı tarafın 50.000 TL ek masraflar alacağını nereden çıkardığını ve neye dayanarak talepte bulunduğunu anlamadıkların, belgelendirilmeyen 50.000 TL ek masraflar alacağı talebini kesinlikle kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava, Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Taraflar arasında akdi ilişki hususu, yazılı sözleşmenin bulunmadığı hususu ve davacı tarafından yapılan iş karşılığı davalının 225.000,00 TL ödeme yaptığı ihtilaf konusu değildir. Uyuşmazlık; davacı tarafından davaya konu atık su arıtma tesisinin yapılarak eksiksiz ve çalışır durumda davalıya teslim edilip edilmediği, davacı tarafından 10/08/2021 tarihindeki sözleşme dışında ek işlerin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ek işler kapsamında talep edilebilecek miktarın ne kadar olduğu, 10.08.2021 tarihli atık su arıtma tesisi yapımına ilişkin sözleşme kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarındadır. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi ve Yapı Kredi Bankası A.Ş'den istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmiştir Mahallinde, refakate bir İnşaat mühendisi, bir makine mühendisi ve bir çevre mühendisi bilirkişi alınmak suretiyle keşif yapılarak bilirkişilerden rapor aldırılmış, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 20/11/2024 tarihli raporda sonuç olarak; Atıksu arıtma tesisinin mevcut durumunun hangi kriterlere göre tasarlandığına veya yapıldığına dair proje v.s. bulunmadığından proseslerin uygun olup olmadığının tespitinin yapılamadığı kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz ara kararı gereğince 22/04/2024 tarihli SMMM bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "...Davacının kendi ticari defterlerinde davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı, 2021 yılında yapılan işe karşılık 175.000,00 TL avans alındığı, Davalının kendi ticari defterlerinde davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, 2021 yılında yapılan işe karşılık olmak üzere 175.000,00 TL ödeme yapıldığı, Davacı tarafından yapılan arıtma tesisinin çalıştığı ve sözleşmeye uygun olduğu yönünde karar verilmesi durumunda anlaşılan KDV hariç 191.250,00 TL ödeme yapılması gerekeceğinden ve öncesinde 175.000,00 TL ödeme yapılmış olduğundan davacının 16.250,00 TL alacaklı olacağı, Davacı tarafından yapılan arıtma tesisinin sözleşmede belirtildiği şekilde teslim edilmediğinin Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda ise yapılan ödemenin nihai ödeme mi olacağı ya da ne kadarlık bir davacı hak edişi olduğu belirlenecek olup belirlenen tutarın daha önce yapılan ödeme tutarı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, ..." şeklinde rapor sunmuştur. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar Taraflar arasında anlaşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde eser sözleşmesi ile ilgili hükümleri düzenlenmiştir. Eser sözleşmelerinde, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1). Kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Bir başka deyişle yüklenici yaptığı işi ve işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılayacağı ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.10.2024 tarih, 2023/1854 Esas, 2024/3701 Karar Sayılı ilamında, "...eser sözleşmesine dayalı bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilamsız takibe itirazın iptali davasında, taraflar arasında mutfak imalatlarının yapılmasına dair eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, işin yapıldığı, faturaların düzenlendiği, ancak bedelinin ödenmediğinin ileri sürüldüğü, taraflar arasında TTK'nın m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği, faturalara davalının yasal sürede itirazda bulunmadığı ve HMK'nın 222. maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu..." belirtilmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler Davacı taraf işi tamamlayıp teslim ettiğini, davalı tarafından 191.250,00-TL + 34.425,00-TL KDV + 50.000,00 - TL (Ek masraflar ) = 275.675,00 TL ödeme yapılması gerektiğini, davalı tarafça 50.675,00-TL eksik ödeme yapıldığını iddia etmiştir. Davalı ise sözleşmede belirtilen ödemeyi davacı şirkete tam ve eksiksiz olarak ödemesine rağmen, davacının işleri eksik ve ayıplı yaptığını iddia etmiştir. Davacı tarafın bu veriler nazara alındığında ek masraflar adı altında bir alacak talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce keşif mahallinde yapılan gözlemde, Arıtma tesisinin kurulu olduğu, davalı taraf yetkililerinin (... ve ...) beyanları doğrultusunda dozajlama pompası ve dozajlama ünitesi ve atık deposundaki karıştırıcının monteli halde bulunduğu, DAF Ünitesi, karıştırıcı ve filtre pressin demonte halde olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan keşif sonucunda bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Atıksu arıtma tesisinin mevcut durumunun hangi kriterlere göre tasarlandığına veya yapıldığına dair proje v.s. bulunmadığından proseslerin uygun olup olmadığının tespitinin yapılamadığı belirtilmiş, mahkememizce de bilirkişi raporunun gerekçeli ayrıntılı, bilimsel verilere uygun şekilde düzenlenmesi nedeniyle rapora itibar etmek gerekmiştir. Taraflar tacir olup, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ... tarafından ibraz edilen 22/04/2024 tarihli raporda sonuç olarak; davacının kendi ticari defterlerinde davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı, 2021 yılında yapılan işe karşılık 175.000,00 TL avans alındığı, Davalının kendi ticari defterlerinde davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, 2021 yılında yapılan işe karşılık olmak üzere 175.000,00 TL ödeme yapıldığı görüş ve kanaatini bildirdiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan bakiye 50.675,00-TL alacağı olduğundan bahisle eldeki davayı ikame ettiğini, davalının cevap dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden müvekkil şirketin davacıya tüm ödemeleri yaptığını ve davacının herhangi bir bakiye alacağının kalmadığını, davacının, sözleşme konusu Atık Su Arıtma Tesisini çalışır vaziyette tam ve eksiksiz olarak yapmadığı gibi sözleme dışında başkaca da hiçbir şey yapmadığını beyan ettiği; aldırılan teknik bilirkişi raporunda Atıksu arıtma tesisinin mevcut durumunun hangi kriterlere göre tasarlandığına veya yapıldığına dair proje v.s. bulunmadığından proseslerin uygun olup olmadığının tespitinin yapılamadığının belirtildiği; davacı tarafın ek iş yapıp yapmadığının tespitinin mümkün olmadığı gibi, taraf şirketlerin ticari kayıtlarına göre davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere): 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 250,01-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına, 7-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine, 8-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzene karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/237, K. 2025/25, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-237-e-2025-25-k-4265970a5c87