İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/498 E. 2024/575 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/498
Karar No
2024/575
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/498 Esas KARAR NO : 2024/575 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/08/2023 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine ve davalının talimatlarına istinaden 3 Şubat 2023-7 Şubat 2023 tarihleri arasında düzenlenen ... 2023 etkinliği için kara yolu ile emtianın nakliyesini üstlendiği ve fuar organizasyonundan kaynaklanan hizmetler sunduğunu, söz konusu taşıma hizmeti kapsamında davalı şirket tarafından öncelikle 6 adet sandık teslim edeceğinin bildirildiği ve müvekkili şirket tarafından 6 adet sandığa göre fiyat teklifi verildiği halde davalı tarafından 6 adet sandık yerine 14 adet sandık teslim edildiğinden fiyat teklifi 4.800,00 Euro olarak güncellendiğini, davalının, müvekkili şirket tarafından verilen hizmet sebebiyle yansıtılan ve taraflarca anlaşmaya varılan navlun ücretini ve müvekkili tarafından yaptırılmış servisleri ücretini ödemediğini, müvekkili şirketin bu tür etkinliklerde fuar alanındaki (forklift, boş/dolu sandık depolama ve elleçleme vb.) hizmetlerini kendi müşterilerine sunulabilmesi adına "... " firmasından destek aldığını, fuar alanındaki iş emirlerinin takibinin bu firma aracılığıyla sağladığını, davalı ile olan imzalı teklif metninde “hariç olan hizmetler" başlığı altında; boş ambalajların elleçlenmesi ve depolanması, dolu ambalajların elleçlenmesi ve depolanması, montaj ve demontaj çalışmaları için talep edilecek ekipman ücretleri ayrı ayrı belirtildiğini ve davalı ile olan anlaşmada hariç tutulan ve sonradan ekstra olarak faturalandırılan masrafların; boş sandık depolama 23 cbm x 65 Euro = 1.495,00 Euro olduğunu ve bu masrafların davalıya ayrıntılı biçimde mail yoluyla da bildirildiğini ve davalıya hizmet kırınımını gösterdiği toplamda 6.295,00 Euro bedelli hizmetlere ilişkin olarak; 15.02.2023 tarihli ... numaralı ve 07.04.2023 tarihli ... faturayı düzenleyerek karşı tarafa gönderdiğini, davalının faturalara 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmediği halde bedellerini ödemediğinden aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının sürtesinde itiraz ederek takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya süresi içerisinde cevap vermemiş olduğu görülmüştür. DELİLLER: Sözleşme örneği, mail yazışmaları, fatura örneği, arabuluculuk son tutanak örneği, taraf şirketlerin sicil kayıtları, .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosya örneği, ... Vergi Dairesine ve Halkalı Vergi Dairesi müzekkere cevabının dosyamız arasında olduğu görülmüştür. Mahkememizin 13/12/2023 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı uyarınca dosya üzerinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 11/06/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "Taraflar arasında 23.11.2022 tarihli teklif usulü sözleşme düzenlenmiştir. Bu teklif usulü sözleşme 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 89. maddesine göre yazılı bir cari hesap sözleşmesi değildir. Taraflar arasındaki ilişki açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türü olduğu; Davacıya ait ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, Davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları temel fatura ile müşterilerine gönderdiğini, temel fatura senaryosu ile kesilen faturaların alıcısına tebliğ edildikleri ve bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu, Davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinde belirtilen 8 günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğundan davacıya 134.857,39 TL karşılığı, 6.295 Euro borçlu olduğunun kabul edilmesi gerekeceği ve davacının, davalıdan olan bu alacağını Vergi Usul Kanunu'nun 215/2-a maddesi gereğince fatura üzerindeki dipnotta yazılı euro para birimi üzerinden alması gerektiği, Davacının taşıma hizmetinden ötürü navlun; diğer hizmetler sebebiyle de ücret alacak hakkının doğduğu; Davacının 6.295,00 Euro (134.857,39 TL) alacağına 3095 sayılı Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince takip tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür. GEREKÇE: Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasının tetkikinden alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 6.295,00 Euro faturadan kaynaklanan cari hesap alacağı üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 24/05/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 26/05/2023 tarihli dilekçesi ile takibe itiraz ettiği, itirazın süresinde olup takibin durdurulduğu görülmüştür. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. İşbu davaya konu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin olup, taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor alınması cihetine gidilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, dosyada mevcut tüm deliller, 11/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 23.11.2022 tarihli teklif usulü sözleşme düzenlendiği, taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olup, açık hesap ilişkisinin tarafların tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türü olduğu, davacıya ait ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları temel fatura ile müşterilerine gönderdiği, temel fatura senaryosu ile kesilen faturaların alıcısına tebliğ edildikleri ve bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanununun 18. maddesinde belirtilen harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinde belirtilen 8 günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı, bu haliyle e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu değerlendirildiğinden davacıya 6.295 Euro borçlu olduğunun kabulünün gerektiği ve davacının, davalıdan olan bu alacağını Vergi Usul Kanunu'nun 215/2-a maddesi gereğince fatura üzerindeki dipnotta yazılı euro para birimi üzerinden alabileceği, yine davacının taşıma hizmetinden ötürü navlun; diğer hizmetler sebebiyle de ücret alacak hakkının doğduğu 11/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olup, bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 6.295,00 Euro üzerinden devamına, kabul edilen alacak tutarına takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a madde ve fıkrası uyarınca faiz işletilmesine, kabul edilen asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 26.971,55 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak...Dava Şartı Dosya No:2023/... sayılı dosyasından arabulucuya 3.120,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş, her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek davalı aleyhine arabuluculuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; DAVANIN KABULÜ İLE, 1-Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin; 6.295,00 Euro üzerinden devamına, kabul edilen alacak tutarına takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a madde ve fıkrası uyarınca faiz işletilmesine, 2-Kabul edilen asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 26.971,55 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.707,87-TL karar harcından, peşin yatırılan 2.498,81-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 10.209,06-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 9.532,86‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 29.765,18 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/09/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI 269,85 TL BAŞVURMA HARCI 2.498,81 TL PEŞİN HARÇ 2.498,81 TL PEŞİN HARÇ + 10.209,06‬ TL EKSİK HARÇ 99,20 TL VEKALET HARCI 12.707,87 TL KARAR VE İLAM HARCI 665,00‬ TL TEBLİGAT ÜCRETİ + 6.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ 9.532,86 TL TOPLAM

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/498, K. 2024/575, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-498-e-2024-575-k-11a389d7b37d