İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1086 E. 2022/1381 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1086
- Karar No
- 2022/1381
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/1086 Esas - 2022/1381 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/1086 Esas KARAR NO : 2022/1381 HAKİM : ..... KATİP : ...... DAVACI : ... MEDİKAL SAĞLIK ÜRÜNLERİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - .... VEKİLLERİ : Av. ....... - [16208-02940-......] UETS Av. ....... - [16973-79181-.....] UETS DAVALI : ... TURİZM GIDA SAĞLIK HİZMETLERİ İNŞAAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ..... [25979-40820-.....] UETS VEKİLİ : Av. .....- [16205-02787-.....] UETS DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2021 KARAR TARİHİ : 13/12/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflardan arasındaki ticari münasebetten kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla Bursa 14. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Sayılı dosya ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından ödeme emrine yasal süresi içinde borca itiraz edilmesi nedeniyle takip durduğu, davalı itirazı üzerine Bursa Arabuluculuk Bürosuna 2021/2526 arabuluculuk numarası ile başvuru yapıldığını, arabulucu toplantısında Uuyuşmazlık 2021/104421 dosya numarası - ile çözümlenemediğini, müvekkil firmanın alacağını tahsili için huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğunu, alacağın belli veya belirlenebilir nitelikte olduğunu, icra inkâr tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi talep ve dava etmiştir Davalı vekili dava dilekçesinde özetle: "Davacı, Bursa 14. İcra Müdürlüğü 2021/... E. Sayılı takip dosyasına konu faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de, iddia ettiği gibi bir borç söz konusu olmadığını, takip konusu edilen cari hesap alacağına dayanak fatura içeriğindeki malların müvekkil şirkete teslim edilmediğini, taraflar arasındaki ticari teamül 120 gün vade ile çalışma prensibine dayalı olduğunu, davacı tarafça bizzat cari hesap ekstresini oluşturan faturalarda vade kaydı işlendiğini, takip tarihi ile davacının muaccel alacağı olmadığını, bu vadeler esas alınarak ödeme yapıldığı, davanın reddi gerektiğini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası, faturalar, ticari defter, bilirkişi incelemesi, yazılı beyan dilekçesi, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap ekstresine dayalı olarak 23/09/2021 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz etmiştir. Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan davalı yana ait ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 01/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalıya ait 2019-2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin T.T.K'nun 69. ile 213. sayılı V.U.K.'nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış oldu. ari Defterler Elektronik defter olup Gelirler İdaresi Başkanlığı onaylı Beratları görül: ü, 2019-2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, 2019-2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, davalı defterlerine göre Takip tarihi (23.09.2021) itibariyle davacının davalıdan 55.249,33-TL alacaklı göründüğü, davacının talebinin 54.477,13-TL olduğu, yukarıdaki muavin dökümü incelendiğinde aradaki farkın 20.09.2021 tarihli NAN2021000007510 numaralı 772,00-TL KDV Dahil tutarlı faturadan kaynaklandığı, dosya muhteviyatında yer alan davacı firmaya ait cari hesap ekstresi ile 15.09.2021 tarihi ile davacı ve davalının 54.477,13-TL'de mutabık olduklarının görüldüğü, davacı tarafın Ticari defterleri İstanbul'da inceleneceği, avacı ve davalı tarafından mezkür dosyaya sunulan dilekçe ve cevap yazılarında taraflar arasındaki ticari ilişkiye açık bir itirazının bulunmaması, davalının ticari defterlerinin incelenmesinde taraflar arasında ticari kinin mevcut olduğuna kanaatimin oluştuğu, faiz Yönünden İnceleme; Davacı tarafından takip dosyasında takip tarihine kadar faiz talep edilmediğinden tarafımdan faiz hesaplamasının yapılmadığı, hususlarındaki kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirir önceki bilirkişiye dosya tevdi edilmiştir. SMMM bilirkişinin 08/11/2022 tarihli nihai ek raporunda özetle: Davalı muhasebe kayıtlarında yer alan 01.09.2021 tarihli 93839 yevmiye madde numaralı bir adet 49.753,00-TL tutarlı çek-senet çıkış kaydının görüldüğü, bu çek-senet kaydının davacı muhasebe kayıtlarında yer almadığı, ancak davacı tarafından takip dosyasında ticari defterinde görülen alacak bakiyesinden söz konusu bu tutar kadar (49.753,00 TL) eksik talepte bulunduğu, taraflar arasında Takip tarihi (23.09.2021) ile vadesi dolan fatura tutarının 10.899,10-TL olduğu, vadesi dolmayan fatura tutarının 94.103,03-TL olduğu, takip tarihi itibari ile vadesi dolan 10.899,10-TL tutarlı borcun, Bursa 9. İcra Dairesi 2021/... Esas numaralı dosyaya istinaden davacı vekili tarafından 11.10.2022 tarihinde dosyasına sunulan 10.01.2022 tarihinde düzenlenen protokolde, 15.11.2021 vadeli 49.753,00-TL tutarlı zayi olan senede istinaden anlaşmaya varıldığı, 06.01.2022 tarihinde 5.000,00-TL peşin, kalan tutarın 22.02.2022 tarihinde 23.891,05-TL ve 11.03.2022 tarihinde 23.891,05-TL ödendiği iddia edildiği, takip tarihi ile vadesi dolan 10.899,10-TL tutarın 2021/... icra dosyasına istinaden taraflar arasında yapılan protokolde ödendiği, davacı tarafından takip dosyasında ticari defterinde görülen alacak bakiyesinden söz konusu bu tutar kadar (49.753,00 TL) eksik talepte bulunduğu, bu hususta takdirin Sayın mahkemeye ait olacağı, taraflar her ne kadar her iki ticari defter kayıtlarına göre 49.753,00-TL’lik takip haricinde mutabıklarsa da, davalı vekili tarafından malın tesliminin ispatı istendiği, bu hususta takdirin Sayın mahkemeye ait olacağı mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı şirket ile davalı tacir arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturaların düzenlendiği, fatura konusu malların teslim edildiği ancak bedelinin ödenmediği ileri sürülmüş olup taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının 55.249,33 TL alacaklı olduğu kaydı bulunmaktadır. Ancak davalı tarafından, davacının ileri sürdüğü fatura bedellerinin muaccel olmadığını vadelerinin dolmadığı savunulmakla uyuşmazlık noktası, taraflar arasında vade uygulaması olup olmadığı, bu anlamda davacının ilamsız icra takip tarihi itibariyle alacağını talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı (alacağın muaccel olup olmadığı) noktasındadır. Bu durumda düzenlenen faturalarda 120 gün ve 180 gün vadelerin yer aldığı, yine SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen 08/11/2022 tarihli raporda vurgulandığı üzere davalı tarafından ödemelerin 60 ile 100 gün sonra çek ve bono ile ödendiğinin görüldüğü teslim tarihi itibariyle ödeme yapılacağına dair bir teamülün veya sözleşmenin olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ödeme tarihi ile ilgili davacı tarafından düzenlenen faturaların defterde kayıtlı olduğundan faturadaki 120 ile 180 gün dışındaki bir tarihin ödeme tarihi olarak kararlaştırıldığının davacı tarafından yazılı ve kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Bu itibarla taraflar arasındaki ticari satış ilişkisinin faturalarda yer alan 120 gün ve 180 günlük vadelerle ödenmesi konusunda bir anlaşma olduğu kabul edilmelidir. (Yargıtay 11. HD 2020/4956 esas, Yargıtay 19. HD. 2019/9443 esas sayılı kararlarında açıkça vurgulandığı üzere) Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 08/11/2022 tarihli raporda, takip tarihi olan 23/09/2021 tarihi itibariyle 94.103,03 TL tutarlı faturaların vadesinin dolmadığı, 25/05/2021 tarihli 120 gün vadeli 10.899,10 TL bedelli faturanın vadesinin geldiği görülmektedir. Diğer yandan davalı ile davacı arasında 10/01/2022 tarihli protokolde belirtildiği üzere senet bedeli olan 49.753 TL cari hesap miktarı yönünden anlaşma sağlandığı, bu miktar yönünden dava açılmayarak yasal işlem başlatılmayacağından ve davacı tarafından muaccel olan 10.899,10 TL kısım ve bakiye kısım yönünden düzenlenen bu protokolle ödendiğinden bu miktar davacının alacaklı olmadığı ve eldeki icra takibinin konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ile davacının icra takip tarihi itibariyle talepte bulunduğu 54.477,13 TL alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olmadığı, vadesinin gelmediğinden davalı borçlu aleyhine yapılan ilamsız icra takibine itiraz haklı olduğundan muacceliyet dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay İBK 2019/5 Esas ve 2022/1 Karar sayılı Kararda vurgulandığı üzere) Davalının kötü niyet tazminat talebinin, kararın niteliği gereği davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalı lehine kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın muacceliyet noksanlığı sebebiyle usulden reddine, 2-Davalı lehine kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine, 3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 657,95 TL harçtan mahsubu ile fazla kalan 577,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 9.200,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/12/2022 Katip ...... ¸e-imzalıdır. Hakim .... ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip .... ¸E-imzalıdır.