İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/192 E. 2025/386 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/192
- Karar No
- 2025/386
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Kooperatifin 1993 yılında kurulduğunu ve Konya ili Meram ilçesi yaptığı arsa sahipleri ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında 14 adet bağımsız bölüm inşaa ettiğini, müvekkilinin kooperatif 7 üyeden oluşan bir kooperatif olduğunu, 7 üyenin finansmanı ile 14 bağımsız bölüm inşaatı yapıldığını, davalı tarafından Konya . Asliye Ticaret Mahkemesine açtığı üyeliğin tespiti davasında . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar numaralı kararında davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğu tespitine karar verildiğini, davalı Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi ... E sayılı tapu iptali tescili davasında ödenmediği tespit edilen 194.316 TL işlemiş faiz ile birlikte alacağın tahsili ve dava konusu taşınmazın davalı adına tesciline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinde verilen kararda ödenmeyen aidat karşılığında tapu iptali ve tesciline karar verilmiş isede bu durumda müvekkilinin faiz ile karşılanmayan zararının bulunduğunu, somut olayda davalının müvekkili kooperatife üye olduğu ve üyelik aiadatı ödemediği bu ödememe neticesinde kusurlu olduğu ancak ödediği aidat kapsamında edindiği taşınmazın değeri ile müvekkili kooperatife ödenen para arasında aşırı nisbetsizlik bulunması nedeniyle müvekkilinin munzam zarara uğradığını, bu nedenlerle; müvekkili kooperatifin hükmen üyeliğine karar verilen davalının müvekkili kooperatif adına kayıtlı bağımsız bölümü 194.376 TL karşılığı alması ve aldığı bağımsız bölüm ile ödenen aidat arasında aşırı fark bulunması ve faiz ile karşılanmayan zarar olarak bilirkişi incelemesi sonrasında artırılmak üzere şimdilik fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla 100.000 TL davalıdan tahsilini, yargılama gider ve ücreti vekaletinde davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı dava dilekçesiyle, Müvekkili Kooperatifin 1993 yılında kurulduğunu ve Konya ili Meram ilçesi yaptığı arsa sahipleri ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında 14 adet bağımsız bölüm inşaa ettiğini, müvekkilinin kooperatif 7 üyeden oluşan bir kooperatif olduğunu, 7 üyenin finansmanı ile 14 bağımsız bölüm inşaatı yapıldığını, davalının müvekkili kooperatife üye olduğu ve üyelik aidatını ödemediğini, müvekkilinin munzam zarara uğradığını, bu nedenlerle; bilirkişi incelemesi sonrasında artırılmak üzere şimdilik fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla 100.000 TL davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce; dava dilekçesi ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. HMK nun DAVA ŞARTLARI başlıklı 114. maddesi; "(1)Dava şartları şunlardır: a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b)Yargı yolunun caiz olması. c)Mahkemenin görevli olması. ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e)Dava takip yetkisine sahip olunması. f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2)Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmünü amirdir. HMK nun DAVA ŞARTLARININ İNCELENMESİ başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesi, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı haline getirmiştir. TTK’nin 5/A maddesine göre, “) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” denilmektedir. Mahkememizce bu tespit yapıldıktan sonra dava dosyası incelendiğinde;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 A, " (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Davacı her ne kadar 15/04/2025 havale tarihli dilekçesi ile arabuluculuk son tutanağını sunmuş ise de; arabuluculuğa 03/04/2025 tarihinde başvuru yapıldığı, dava tarihinin 15/03/2025 tarihi olduğu anlaşılmakla; ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartının usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekirken, anlaşmazlık yönündeki son tutanak düzenlenmeden davanın açıldığı ve bu cihetle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 A/2 maddesi gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin davalı aleyhine açtığı davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile eklenen 5/A, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 7155 sayılı yasa ile eklenen 18/A-2 ve 6100 Sayılı HMK'nın 114/2, 115/1-2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı şirketi kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından HMK 333. Md gereği yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleşiğinde davacıya iadesine, 6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına). Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.12/05/2025 Katip ... Hakim ...