İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/556 E. 2024/686 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/556
Karar No
2024/686
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. ile müvekkili arasında akdedilen 01.07.2022-31.12.2024 tarihleri arasındaki sözleşme döneminde müvekkili acente tarafından hizmetler gerçekleştirildiğini, hizmet bedellerinin Ekim, Kasım ve Aralık dönemi dışındaki ödemelerin gerçekleştirildiğini, ancak Ekim, Kasım ve Aralık aylarının hizmet bedellerinin kesinti ile birlikte eksik olarak kendilerine geç ödendiğini, sözleşme 01.07.2022 tarihinde yapıldığını, 31.12.2023 tarihinde süresinin bittiğini, davalının sözleşmeyi fesh etmeden önce müvekkiline sözleşmeyi fesh etmesi gerektiğini, aksi halde haksız bir şekilde müvekkiline ödenecek hizmet bedellerinden kesintiler yapılacağını sözlü olarak bildirdiğini, müvekkilinin bu talebe karşı çıktığını ve yapılacak işlemin haksız olacağını söylediğini, bildirim sonrası müvekkilinin sözleşmeyi fesh etmediğini ve sözleşmenin bitmesini beklediğini, sözleşme bittikten sonra sözleşme süresi içerisinde faturası kesilen ve hak edilen hizmet bedelinin kendilerine ödenmesi hususunda görüşmeler yapıldığını, ödemenin gerçekleşmeyeceğinin müvekkiline bildirildiğini, daha sonra davalı tarafından ihtarlar gönderildiğini ve kesinti yapılacağının bildirildiğini, bu kesintilerin hukuka aykırı olduğunu, davalının müvekkilinin alacağını eksik ve geç ödediğini, sözleşme bittikten aylar sonra tazmin bedeli adı altında hiç bir veri kaynağı / dayanağı olmadan, hukuksuz bir şekilde müvekkiline faturalar kestiğini, haksız kesilen faturaların dayanağının olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, bu nedenle davalı şirketin iddia ettiği zararların görüntü dayanağı ve hareket kayıtları ile ispat etmesi gerektiğini, şube içerisinde bulunan ve müvekkiline ait olan demirbaşların, donanımları ile birlikte 5 bilgisayarın acentenin devir tarihine kadar davalı şirket tarafından 30 gün kadar kullanılmış olduğunun tespit edildiğini, davalının sözleşmenin bitiminden sonra söz konusu demirbaşların, donanımları ile birlikte 5 bilgisayarı müvekkiline devretmediğini, bu demirbaşların kullanılma bedellerinin bilirkişiler ile tespit edilerek müvekkiline ödenmesini, dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL (kısmi dava) davalıdan tahsiline, alacağın doğduğu tarihten temerrüt tarihine kadar ''kanuni faizin'' tahsiline, temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar işleyen ''ticari işlerde uygulanacak en yüksek temerrüt faizinin'' tahsiline, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dosyada Acentelik Sözleşmesi ve cari hesap gereği işbu davaya bakmaya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının acentelik sözleşmesinden doğan taleplerinden zamanaşımına uğramış olanlara karşı zamanaşımı definde bulunduklarını, taraflar arasında akdedilen acente sözleşmesi ve cari hesap sözleşmesi kapsamında davacıya gönderilen hiçbir ekstreye itiraz edilmediğini, taraflar arasında cari hesap dönemleri sonunda hesap mutabakatı sağlandığını, davacının müvekkili şirketten bakiye alacağı bulunmadığını, davacının haksız eylemleri nedeniyle müvekkilini zarara uğrattığını, buna istinaden düzenlenen fatura davacıya tebliği edildiğini, faturanın davacı tarafından ticari defterlerine kaydedildiğini, hesap mutabakatı sağlandığını, davacının akrabası olan ve aynı zamanda Cihanbeyli acente olarak faaliyet gösteren ... gayri resmi ortağı olduğu "... Oto" isimli firmaya ilişkin gönderilerin, davacı tarafça ücretsiz şekilde taşındığı gibi bazen de kilo ve desi bilgilerinin eksik girilerek daha ucuza taşıtılması sağlanarak müvekkilini zarara uğrattığını, bu durum ile ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının müvekkilinin kendisinden kesintiler yaptığını bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiş ise de, müvekkilinin tüm kesintiler için geçerli bir hukuki dayanağı olduğunu, davacının demirbaşlara ilişkin 30 günlük kira talebinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, neticeten haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK nun yetki-genel kural başlıklı 5. maddesi; "(1)Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu Kanundaki hükümlere tabidir." hükmünü amirdir. HMK nun Yetki Sözleşmesi başlıklı 17. maddesi; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmünü amirdir. HMK nun yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları başlıklı 18. maddesi; "(1)Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. (2)Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır." hükmünü amirdir. HMK nun ilk itirazlar-ileri sürülmesi ve incelenmesi başlıklı 117. maddesi; "(1)İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. (2)İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir. (3)İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır." hükmünü amirdir. Yine HMK 19 . Maddesi "1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir. hükmünü amirdir. HMK nun 114. maddesi gereğince yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması hususu dava şartlarındandır. HMK nun 115. maddesi gereğince de yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili olması ile ilgili dava şartındaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkisizliği halinde davanın usulden reddi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmelidir. Dava konusu husus tacirler arasında imzalanan ve yetki şartının da bulunduğu Acentelik Sözleşmesi'nden kaynaklanan anlaşmazlıklarla ilgilidir. İşbu sözleşmesinin Uyuşmazlıklarda Esas Alınacak Kayıtlar Başlığı d bendinde "Acente ile ... Kargo arasında çıkacak uyuşazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olacaktır." hükmü bulunmakta olup buna göre davaya bakmaya İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri bakmakla MÜNHASIR YETKİLİDİR. Bu nedenle HMK nun 114/1-ç maddesi ve HMK nun 115/2. maddesi gereğince dava şartlarından olan bu hususun sonradan giderilmesi mümkün olmadığından bu konuda davacıya ek süre vs. verilmesine gerek olmaksızın, süresinde yapılan yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, mahkememizin yetkisizliğine, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-Davanın yetkisizlik nedeniyle USULDEN REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, HMK nun 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın tüm taraflara tebliği ile kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde ise başvurunun reddi kararının kendisine tebliğinden itibaren yasal iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE. Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine. HMK nun 331. maddesi gereğince harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece bir karara bağlanmasına. Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/11/2024 Katip Hakim

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/556, K. 2024/686, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-556-e-2024-686-k-51b762b85afd