İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/569 E. 2025/516 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/569
- Karar No
- 2025/516
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : KARŞI GÖREVSİZLİK Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Karapınar . Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, yer altı su kuyusu açan, açılan kuyulara pompa yerleştirme işlemlerini yapan, sulama sistemi kuran ve sondaj işi ile iştigal olan basiretli sorumluluk sahibi bir tacir olduğunu, davalı taraf ile kuyu açma ve pompa yerleştirme işi için bir anlaşma sağlandığını, yapılan anlaşma neticesinde müvekkilinin yüklenmiş olduğu edimi yerine getirdiğini ancak davalının bu hususta ödeme yapmaktan kaçınarak borcunu ifa etmediğini, böylece taraflar arasında uyuşmazlık doğduğunu ve dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında başvuru yapılmışsa da anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple dava sonundaki alacaklarının tahsil imkanının kalmama ihtimali sebebiyle davalı tarafların araç ve taşınmazları üzerinde alacaklarına yetecek oranda ihtiyati haciz kararı verilmesine, davanın kabulü ile taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı şimdilik 100,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekilince verilen cevap dilekçesinde; yetki ve görev itirazlarının bulunduğunu, davanın bu şekilde belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, davacının iyiniyetli olmadığını, eldeki davanın 'Ticaret Mahkemesi' sıfatıyla açılmış olup HSK ve sair kararlarla birlikte ticaret mahkemeleri görevine giren işlerde ilçe adliyelerinin değil Konya Merkez Ticaret Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, bu sebeple işbölümüne göre Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, söz konusu kuyunun yapıldığı yerin mülkiyeti bile davalı kooperatife ait bir yer olmadığını, taraflarının neden ve nasıl sorumlu tutulmuş olduğunun anlaşılamadığını, davacının köye ve kooperatife gelip su bulacağını/çıkaracağını, bu işin uzmanı olduğunu ileri sürerek kendi kendi bir kısım çalışmalar yapıp reklamının yapılmasını istediğini, kooperatif yetkililerinin de kendisine misafirperverlik yapıp meraktan ve iyilikten bir kısım iyilikler yaptığını, davacının kuyu yaptığı dediği yerin bile kooperatife ait bir taşınmaz olmadığını ve davacının kendi kendine ön çalışmalar yapıp sonrasında da bırakıp gittiğini, söz konusu yerin pejmürde ve insan ve mal güvenliğine aykırı olması nedeniyle de davalı kooperatifin kendi cebinden bir kısım çalışmalar yapıp kum, çakıl vs getirtip burayı ıslah edip korumaya çalıştığını, bizzat bu tüm masrafları davalı kooperatifin yapmış olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının bir kısım ön çalışmalar yaptığı kabul edilse bile o zaman en fazla bu yaptığı çalışmaların bedelini istemesi gerektiğini, adalet ve hakkaniyetin bunu gerektirdiğini, davacının burada kötüniyetli olup kendisinin hiç yapmadığı iş ve imalatların tümünün bedelini talep ettiğini, yaptığını ileri sürdüğü işlerin ayıplı ve eksik ifa kapsamında olup vaat ettiği suyu bulamadığını ve yarım bırakıp gittiğini, sonradan davalı kooperatifin ve bir kısım köylülerin mecburen ortalığı toparlayıp söz konusu kuyuyu ve etrafını güzelleştirmesi üzerine de şimdi çıkıp gelip böyle bir alacak isteminde bulunduğunu, öncelikle usuli itirazları (görev, yetki, belirsiz alacak davası, ispat, husumet vs) konusunda bir değerlendirme yapılmasını, devamında haksız açılan davanın usulden ve esastan olmak üzere ayrı ayrı nedenlerle reddine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Dava dosyası Mahkememize tevzi edilerek ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır. Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nun 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği görülmüştür. Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK'nın 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK'nın 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nın 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, davacı yanın tacir olduğu eldeki davanın da alacak davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK.4.maddesinde tahdidi olarak sayılan dava türlerinden olmadığı, TTK.4.5. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı, (Y. HGK 10.02.2016, ... E, ... Sayılı İlamının da aynı doğrultuda olduğu görülmüş, (... ; Ticaret Mahkemesi'nin görev alanını belirleyen ilam), YARGITAY . HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI ... E, ... K, SAYILI İLAMI. YARGITAY . HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI ... E, ... K, SAYILI İLAMI: "1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa Tabi Tarımsal Amaçlı Kooperatifler; tarım ve Köy işleri Bakanlığınını görev alanında bulunan ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa göre kuruluşları yapılan tarımsal amaçlı kooperatif tüzel kişilikleridir. Türlerine göre tarımsal amaçlı kooperatifler: 1-Tarımsal Kalkınma Kooperatifi 2-Sulama Kooperatifi Tarımsal amaçlı kooperatiflerin amacı; yeteri derecede iktisadi güce sahip olmayan gerkçek kişilerin meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle rasyonel bir şekilde ve ekonomik olarak karşılamak ve temin etmektir. Tarımsal Amaçlı Kooperatifler kapsamında yer alan; Sulama Kooperatiflerinin Amaçları ise; Devletçe ikmal edilmiş veya edilecek sulama tesislerinden alınacak veya her ne suretle olursa olsun tarım sahalarından çıkarılacak suyun ziraatta kullanılması ile ilgili arazi tesviyesi, tarla başı kanalları, tarla içi sulama ve drenaj gibi zirai sulama tesislerini kurmak veya kurulmuş olan sulama tesislerini işletmek, işlettirmek ve bakımını yapmak ve yaptırmak, amacıyla kurulup faaliyet göstermektedir. Bu durumda Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında yazılı şeklide karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır" şeklindeki emsal kararlar da dikkate alındığında, mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Karapınar . Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Karapınar .Asliye Hukuk Mahkemesinin GÖREVLİ olduğuna, 3-Kararın HMK'nun 21/c maddesi gereğince kanun yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde görev konusunda yargı yerinin belirlenmesi maksadıyla dosyanın HMK'nın 22/2.maddesi gereğince Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kanun yoluna başvuru halinde bu başvurunun reddi halinde red kararının veya görevli yargı yerinin belirlenmesi halinde bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dava dosyasının Karapınar . Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bu süre içerisinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair; verilen karar KESİN OLMAK ÜZERE dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 25/08/2025 Katip ... Hakim ...