İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/334 E. 2024/937 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/334
Karar No
2024/937
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : 1- VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ: DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 24/3/2016 tarihli sözleşmeye istinaden davacı Çumra ilçesindeki Eski Halk Evi Binasının restorasyonu işini üstlendiğini, taraflar arasında 25/03/2016 tarihli “İşe Başlama Tutanağı” tanzim edildiğini, davacı firma işi süre uzatımı dahil bitirilmesi gereken 08/11/2016 tarihinde bitirdiğini, davalı taraf işin bittiğini ve binaya “Enerji verilmesinde sakınca olmadığına” dair ... İşletme Şefliğine 02/11/2016 tarihli yazısıyla bildirmesine rağmen işin geçici kabulünü 12/05/2017, kesin kabulünü ise 28/05/2018 tarihlerinde yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.2.maddesine göre işin yapımında uygulanacak kurallarda sözleşme ile birlikte Bakanlık Makamının 11.06.2018 tarih ve 502795 sy. olurları ile yürürlüğe girmiş “Uygulama İşleri Genel Şartnamesi” geçerli olduğunu, idare, yüklenici ve yapı denetim görevlisi arasındaki her türlü iletişim, yazılı olarak yapılacağının belirtilmesine rağmen davalının görevlendirdiği yapı kontrol elemanı en baştan şantiye günlük defteri tutmayı reddettiğini, görevi gereği yapması gereken işleri yasa ve usule uygun olarak zamanında yapmadığını, davalının yapması gereken her işi davacı tarafından yapılmasına rağmen davalının kendi prosedürlerine uymadığını belirterek geri çevirdiğini, prosedür konusunda davacı tarafı da aydınlatmadıklarını, hak ediş raporlarının zamanında düzenlenmemesinden ve zamanında ödeme yapılmamasından dolayı davacının zarara uğratıldığını, davalının yapı kontrol görevlisinin görevini yerine getirmemesinden dolayı davacının hak edişlerinin zamanında alınmasının engellendiğini, ilk hakkedişin kurumca 5 ay sonra 11/10/2016 tarihinde ödendiğini, davalıdan kaynaklı sebeplerle müvekkilin 1.hakedişi; işi bitirmesine yakın bir tarih olan 29/09/2016 tarihinde ödendiğini, davacının bu hakkedişi “Gecikme cezalarına itiraz ettiğine” dair şerh koyarak imzaladığını, keşide edilen ihtarname sonucu davalı, davacıya kesin hesabın görüleceği yönünde haber verdiğini, ancak davacının kesin hesap görülürken hazır olma çabaları karşı tarafça kanuna aykırı bir şekilde engellendiğini, yüklenici firma kısmına “imza etmekten imtina edilmiş” yazıldığını, müvekkilin hazırladığı hakkediş raporu ile davalının, müvekkilinin gıyabında revize ettiği ve ödeme yaptığı hakkediş arasında fahiş fark olduğunu, davacı tarafından düzenlenen hak edişin tutarı 180.899,37 TL+32.561,89 TL KDV. dahil toplam 213.461,26 TL ödenmesi gereken tutar 211.746,33 TL iken, davalı tarafından düzenlenen hakediş tutarı ise; 78.489,16 TL +14.128,05 TL KDV dahil ödenecek tutar 92.617,21 TL olduğunu, iki hakkediş arasında çok ciddi fark mevcut olup, bu hususun yargılamayı gerektirdiğini, davacının son hakkedişin düzenlenme şekli ve miktarına itirazlarını 07/03/2019 tarihli 01/2019-03 ve 04 sayılı beyanlarıyla davalıya bildirdiklerini, davalının bu konuyla ilgili Yapı Kontrol mühendisi ve müdürü Konya Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanlığı'na şikayet edildiği gibi, ayrıca haklarında görevi ihmal ve kötüye kullanmadan Savcılık şikayeti de yapıldığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile; hakkediş de haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak kesilen 14.414,44 TL, bilahare davacıdan kaynaklanmayan işlemlerden dolayı yapılmış olan ve yine ödemesi davacıdan kesilen 955,80 TL test ücreti ile keşide edilen ihtarnamenin 261,16 TL noter masrafı olmak üzere toplam 15.631,36 TL'nin kesinti ve ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ticari faizleriyle birlikte, zamanında ödenmeyen hakkedişler nedeniyle doğan zararın ve eksik, hatalı birim fiyat kullanımından dolayı eksik ödeme yapılan ilave imalatların birim fiyatları ile işin toplam bedelinin tespitinin ve bu miktarların kesin kabul tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın şantiye günlük defterinin tutulmaması yönündeki iddiasının mesnetsiz olduğunu, şantiye günlük defterinin işin başlangıcından itibaren belirli süre ile şantiyede tutulduğunu, ancak yüklenici firma tarafından defter şantiyede muhafaza edilmeyerek, ustalar tarafından işin proje ve şartnamesine uygun olmayan imalatlar yazılması nedeniyle yükleniciden kaynaklanan sebeplerle tutulması mümkün olmadığını, rölöve defteri kesin projesi mevcut olmayan işlerde ataşmanlara esas teşkil etmek üzere sürveyanlar tarafından ulaşılan sonuçların ve basit krokilerin kaydedildiği defter olduğunu, İdarece bu iş için sürveyan atanmadığını, atanmamasının sebebi söz konusu işte Rölöve projesi restorasyon projesi ve restitüsyon projeler hazırlattırılarak Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge kurulunca onaylanarak restorasyon ihalesine çıkılması olduğunu, dolayısıyla işte kesin projenin mevcut olduğunu, ayrıca hakkedişleri de ataşman çizimlerinin bulunduğu defter de mevcut olduğunu, uygulama işlerine ait tip sözleşme ve idari şartnamede bu defterlerle ilgili bir madde olmadığını, Özel Teknik Şartname Madde 2.22'de “ sonradan kontrolü mümkün olmayan imalatların nasıl yapıldığı ve ölçüleri yüklenici ve idare tarafından yapım aşamasında tutanakla belirlenecektir. Tutanak altına alınmayan imalatlar olduğu takdirde ihtilaflı konularda inisiyatif idarede kalacaktır.” denildiğini, davacının kurum prosedürleri noktasındaki beyanları da gerçeği yansıtmadığını, davacının iddialarının gerçeklikten ve hukukilikten uzak olduğunu, yüklenicinin kesin hakkedişte talep ettiği toplam 531.480,11 TL olup bu bedelin mukayeseli keşfin çok üzerinde olduğunu, davacının hak edişlerden ve analiz ücretinin kesinti yapılması noktasındaki iddialarının yersiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak zararın tazmini amacı ile açılan alacak davasıdır. Taraflar arasında düzenlenen "Konya İli Çumra İlçesi Eski Halk Evi Binası Restorasyonu" başlıklı 24/03/2016 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin tarafları Konya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı ile davacı şirket olup, işin adının Konya İli Çumra İlçesi Eski Halk Evi Binası Restorasyonu, işin yapılma yerinin Çumra/Konya, işin türü ve miktarının tescilli bina restorasyonu olarak belirlendiği, sözleşmenin toplam 369.606,61 TL bedel üzerinden akdedildiği, işin 180 gün içinde tamamlanmasının sözleşmede belirlendiği, bu işyerinin fen noktasında çalışmaya uygun olmadığı günlerin 15.12-01.04 tarihleri arasındaki 108 günlük süreç olarak belirtildiği, hakkediş raporları, bu sözleşmenin eki olan Uygulama İşleri Genel Şartnamesinde Düzenlenen esaslar çerçevesinde, kanuni kesintiler de yapılarak otuz günde bir düzenleneceği ve idarece onayladıktan sonra otuz gün içinde tahakkuka bağlanarak on beş gün içinde ödeneceği, bu iş için sözleşme bedeli üzerinden 2016 yılında toplam %100 ödenek tespit olunduğunu belirtir şekilde sözleşmenin düzenlendiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, Kanununun 5/1. maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ki davalar olacaktır. T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında özetle; ''......Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup fazla ödenen iş bedelinin iadesi talebiyle başlatılan takibe vâki itirazın iptâli istemine ilişkindir. Somut olayda; uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Davalı yüklenicinin sözleşme konusu işleri ticari işletmesiyle ilgili olarak yaptığında tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşılık davacı belediye, uyuşmazlık konusu işi ticari işletmesiyle ilgili olarak değil, kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirmiştir. Yapılan açıklamalara göre, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Davanın niteliği itibariyle ticaret mahkemesinde görülmesi mümkün bulunmadığından görevsizlik sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.'' denilmiştir. T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı kararında özetle '' ........Somut olayda, dava, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davalı belediye tacir olmadığından nispi ticari dava da değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu halde davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, ilk derece mahkemesince, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.'' denilmiştir. Somut olayda; taraflar arasında "Konya İli Çumra İlçesi Eski Halk Evi Binası Restorasyonu" başlıklı 24/03/2016 tarihli sözleşme imzalandığı, uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklandığı, bu tür davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, dava, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davalı belediye tacir olmadığından nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceğinden, yukarıda belirtilen içtihatlar ışığında, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin GÖREVLİ olduğuna, 3-6100 sayılı HMK'nun 20/1.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE, 4-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kanun yoluna başvuru halinde bu başvurunun reddi halinde red kararının veya görevli yargı yerinin belirlenmesi halinde bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dava dosyasının Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bu süre içerisinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, e duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2024 Katip Hakim Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/334, K. 2024/937, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/konya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-334-e-2024-937-k-5c54ce60f68d