İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/585 E. 2024/854 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/585
- Karar No
- 2024/854
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından verilen 24/01/2023 tarih ve ... sayılı kararın, Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nin 13/06/2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş olmakla, dava mahkememiz esas defterinin yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmekle yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını ve borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, borçlunun borcu bulunmadığı gerekçesiyle borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini, borçlunun itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu, ancak borçlunun itirazının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan iptal edilmesi gerektiğini, bu nedenle borçluya karşı dava açtıklarını, taraflar arasında devam eden bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde 59.480,63 TL cari hesap bakiyesi tahsil edilemediğini, taraflar arasındaki ticari defter ve kayıtların incelenmesi halinde bu durumun açık bir şekilde ortaya çıkacağını, bu sebeple her iki tarafın da ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini, davalı şirketin itirazında kendilerinin müvekkili şirkete herhangi bir borcu olmadığını bu sebeple borca ve ferilerine itiraz ettiklerini belirttiklerini, ancak müvekkili firma tarafından düzenlenen ve davalıya gönderilen fatura bedelleri tahsil edilemediğinden borcun sona erdirilmediğini, işbu sebeple alacaklarının devam etmekte olduğunu, bu nedenlerle davalı-borçlu tarafından yapılan işbu haksız ve mesnetsiz itirazın iptalini, icra takibinin devamını, davalı-borçlunun %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı şirketin yapmış olduğu takibin mesnetten uzak olduğunu, müvekkili davalının böyle bir borcu bulunmadığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında yoğun bir ticari ilişki bulunduğunu ve tarafların cari hesap borç ilişkisi içerisinde olduklarını, dolayısıyla müvekkiline isnat edilerek düzenlenen faturaların tahsil edilememesi iddiasının tarafların ticari kayıt defterleri incelendiğinde mesnetsiz olduğunun açıkça görüleceğini, davalı tarafından yapılan ödemede ödemenin hangi işlemden mahsup edileceği beyan edilmediği ve taraflar arasında işbu alacakların da içinde bulunduğu süregelen bir cari hesap ilişkisi bulunduğundan davaya konu edilen alacağın olağan olarak davacının cari hesapta yer alan alacaklarına mahsuben yapıldığını, bu hususun ticari kayıtlar ve defterler incelendiğinde açıkça ortaya çıkacağını, bu kayıtların incelenmesi sonucu davacının müvekkili şirket aleyhine başlatmış olduğu takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesap ilişkisi gözetildiğinde hayatın olağan akışında davacının davaya konu ettiği alacağın belli veya belirlenebilir olması ve buna yönelik ödeme yapılıp yapılmadığının ispatının davacıya düştüğünü, bu nedenlerle yapılan haksız icra takibinin iptal edilmesini, davacının ikame etmiş olduğu mesnetsiz ve haksız işbu davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğinin tespiti ile dava değerinin %20'si oranından az olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 17/02/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; Bilirkişi tarafından 41.554,88 TL bedelli fatura kaydının davalı kayıtlarına olmadığının belirtildiğini, davalı tarafın ise faturalara konu malların teslim edilmiş olduğunun ispatı gerektiğini öne sürdüğünü, gelinen noktada davalı tarafın özel siparişi üzerine davalı için özel olarak yurt dışından getirtilen 41.554,88 TL'lik faturaya konu edilen malzemeye karşın alacağın tahsil edilememesi sebebiyle mağdur olan müvekkili olduğunu, davalı kayıtlarında bulunmayan toplam 43.899,18 TL tutarında faturanın kabulünü talep ettiklerini, müvekkil şirkete ait ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil teşkil eder nitelikte olduğunu, müvekkilinin usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlarına karşın davalı tarafın kendisi tarafından ikrar edildiği üzere hatalı ve yanlış tutulan defter kayıtlarının davalının maillerinde yer alan ekstreler ile çelişen defter kayıtlarının dikkate alınabilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkilinin toplam 59.480,63 TL alacağı olduğunun açıkça ortada olduğunu, bu nedenle ıslah taleplerinin kabulüne, dava dışı ... şirketine müzekkere yazılmasını, haklı davalarının kabulüne, itirazın iptalini, karşı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın açık cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davacı yanca başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise icra takibine konu açık cari hesaptan kaynaklı olarak davacının davalıdan bir alacağı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu anlaşılmıştır. II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI Mahkememizin 24/01/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 13/06/2024 Tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamında; "Somut olayda davacı taraf, 10/06/2015 tarih ve ... seri numaralı 118,00 TL bedelli, 11/07/2015 tarih ve ... seri numaralı 2.226,33 TL bedelli ve 15/08/2015 tarih ve ... seri numaralı 41.554,88 TL bedelli faturalara konu malların teslimi konusunda davalıya yemin teklifinde bulunduktan ve davalı tarafından yemin teklifi kabul edildikten sonra banka kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de HMK'nın 227/2. maddesinin amir hükmü göz önüne alındığında davacının banka kayıtlarına delil olarak dayanamayacağı anlaşılmıştır. Bu sebeple 11/07/2015 tarih ve ... seri numaralı 2.226,33 TL bedelli ve 15/08/2015 tarih ve ... seri numaralı 41.554,88 TL bedelli faturalara konu malların teslimi konusunda davalı şirket yetkilisine ihtaratlı yemin davetiyesi tebliğ edilerek yemin işlemleri yerine getirildikten sonra ortaya çıkacak sonuca göre değerlendirme yapılması, ayrıca daha önce davalı tarafından davacıya teklif edilen yeminden davacının kaçındığının da gözetilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacının istinaf başvuru talebinin incelenmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) KALDIRMA İLAMI ÇERÇEVESİNDE DAVALI ŞİRKET YETKİLİSİNİN YEMİNİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Kaldırma ilamı çerçevesinde hazırlanan 17/07/2024 Tarihli Tensip Zaptının (4-a) nolu ara karar gereğince davalı şirket yetkilisine meşruhatlı davetiye çıkarılmamış ise de davalı şirket yetkilisinin yemini eda etmek için duruşma salonunda hazır bulunması üzerine Mahkememizin 12/11/2024 tarihli duruşmasında 11/07/2015 tarih ve ... seri numaralı 2.226,33 TL bedelli ve 15/08/2015 tarih ve ... seri numaralı 41.554,88 TL bedelli faturalara konu malların teslimi konusunda davalı şirket yetkilisine usulüne uygun olarak yemin eda ettirilmiş, davalı şirket yetkilisi sebat ettiği yemininde fatura konusu malların kendisine teslim etmediği hususunda yemin etmiştir. (2) DAVACININ YALAN YEMİN İDDİASI VE SUÇ DUYURUSU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davacı vekili tarafından davalı şirket yetkilisinin yalan yere yemin ettiği ve faturalardaki sahtecilik dolayısıyla özel belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunduğu, soruşturma numarasının T.C. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. Sayılı dosyası ile adli tahkikata başlanıldığı ifade edilmiş ise de 6100 Sayılı Kanunun 239/1 maddesinde yer alan amir kanun hükmü nedeniyle soruşturma dosyasının neticesi Mahkememizce bekletici mesele yapılmamıştır. (3) KALDIRMA İLAMI ÇERÇEVESİNDE DAVACININ TEKLİF EDİLEN YEMİNDEN KAÇINMASI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davalı tarafından kesilen 24.721,68 TL iade faturasına karşılık olarak teklif edilen yeminden davacı şirket yetkilisi tarafından kaçınması sebebiyle 6100 Sayılı Kanunun 229/1 maddesi gereğince yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığı Mahkememizce kabul edilmiştir. (4) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, bilirkişi raporları, icra dosyası, Yüksek Mahkeme ilamları, banka kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasında açık cari hesap ilişkisi olduğu, bu çerçevede taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişki çerçevesinde fatura kesildiği, davacı tarafından açık cari hesap alacağından kaynaklı olarak T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile alacak aslı 59.480,63 TL, takip öncesi işlemiş faiz 13.682,58 TL olmak üzere toplam 73.163,21 TL üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçlu tarafından yasal süre içerisinde yapılan itiraz üzerine takibin 09/01/2019 tarihinde durduğu ve eldeki davanın açıldığı, 10/06/2015 Tarih ve ... seri numaralı 118,00 TL bedelli fatura yönüyle davacı tarafından yöneltilen yeminden davalı şirket yetkilisinin Mahkememizin 24/01/2023 tarihli duruşmasında 10/06/2015 Tarih ve ... seri numaralı 118,00 TL bedelli fatura yönüyle yemin etmeyeceğini ifade etmek suretiyle yemin etmekten kaçındığı, 6100 Sayılı Kanunun 229/1 maddesi gereğince yemin konusu vakıalara ilişkin olarak davacının iddialarını kabul etmiş sayıldığı, bir başka ifade ile bu faturalara konu malların davalıya teslim edildiğini ikrar ettiği, 11/07/2015 tarih ve ... seri numaralı 2.226,33 TL bedelli ve 15/08/2015 tarih ve ... seri numaralı 41.554,88 TL bedelli faturalara konu malların teslimi konusunda Mahkememizin 12/11/2024 tarihli duruşmasında davalı şirket yetkilisine usulüne uygun olarak yemin eda ettirilmiş, davalı şirket yetkilisi sebat ettiği yemininde fatura konusu malların kendisine teslim etmediği hususunda yemin ettiği, bir başka ifade ile davacı tarafından bu faturalar konu malların davalıya teslim edildiğinin ispat edilemediği, Dosya kapsamında aldırılan 07/12/2020 Tarih, 19/02/2021 Tarih ve 31/05/2021 Tarihli bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki ticari defter ve belgelerindeki farkın davacının ticari defterlerinde yer alan ancak davalının ticari defterlerinde bulunmayan 10/06/2015 Tarih ve ... seri numaralı 118,00 TL bedelli, 11/07/2015 Tarih ve ... seri numaralı 2.226,33 TL bedelli ve 15/08/2015 Tarih ve ... seri numaralı 41.554,88 TL bedelli faturalardan kaynaklandığı, bu faturaların tesliminin kabul edilmesi halinde davalının 59.479,82 TL borçlu olduğu, kabul edilmemesi halinde ise 15.580,64 TL borçlu olduğu olduğunun rapor edildiği, Davacı tarafından teslimi ispat edilen 118,00 TL'lik fatura nazara alındığında bilirkişi raporlarına göre davacının, davalıdan 15.698,64 TL alacaklı olduğu, ANCAK davalı tarafından kesilen 24.721,68 TL iade faturasına karşılık olarak teklif edilen yeminden davacı şirket yetkilisi tarafından kaçınması sebebiyle 6100 Sayılı Kanunun 229/1 maddesi gereğince yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığı, bu sebeple bu tutar bedeli borçtan mahsup edildiğinde davalının, davacıya herhangi bir borcu kalmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. (5) KÖTÜNİYET TAZMİNATI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce davacının davası reddedilmiş ve davalı tarafından yasal süre içerisinde kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacının reddolunan alacak aslı kısmı ve takip öncesi işlemiş faiz açısından takibe geçmesinde kötüniyetli olduğu dosya kapsamında yer alan delillerden ispat edilemediğinden davalının bu yöndeki talebinin reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı alacaklının icra takibinde kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden reddedilen miktar yönüyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Peşin alınan 1.249,45TL harçtan Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60TL harcın mahsubu ile fazla alınan 821,85TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davalı tarafından karşılanan 6,40TL vekalet suret harcı, 492,00TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 498,40TL davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/12/2024 Katip Hakim