İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/552 E. 2025/722 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/552
- Karar No
- 2025/722
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacı bünyesinde 09/08/2020- 14/01/2021 tarihleri arasında çalıştığını, 11/01/2021 tarihinde yöneticisi ile yaptığı telefon görüşmesindeki hakaret ve küfürleri nedeni ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,eğitim masrafı yapılan davalının iş akdinin asgari süreden daha erken zamanda sona erdirilmesinin eğitim protokolüne aykırılık teşkil ettiğini,çalışmadığı süreye karşılık gelen bakiye eğitim bedelini ödemesi gerektiğini,sözleşme sona ermesinden itibaren 1 yıl süre ile aynı sektörde ticari faaliyette bulunamayacağına dair gizlilik sözleşmesi gereği cezai şart bedeli de ödemesi gerektiğini, haklarının davaya konu edildiğini iddia tüm haklarını saklı tutarak dava konusu alacaklarının dava dilekçesinde belirtilen tarihlerden işletilecek faizler ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunarak özetle;davacı bünyesinde 09/08/2020 - 11/01/2021 tarihleri arasında Tekniker olarak çalışan davalının iş akdinin işveren tarafından tesis edilen konaklama yerinin sürekli değiştirilmesine itirazı üzerine haksız şekilde sona erdirildiğini,sözleşmenin esaslı unsurlarındaki değişikliğin kabul edilmemesinin sonucunda iş akdi haksız şekilde sonlandırılıan davalının rekabet yasağının da sona erdiğini,zaten iş sırlarını öğrenme durumunda bulunmadığını,onu bakımından somut sınırlandırmalar içermeyen ve işçinin ekonomik geleceğini yok eden rekabet sözleşmesinin geçersiz olduğunu,iş sözleşmesi ile kararlaştırılmayan cezai şartın geçerliliğinin bulunmadığını, davaya konu edilen hak alacağı olmadığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Konya . İş Mahkemesinin 20/05/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Mahkememize gönderilmiş, Mahkememizin ... Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Niğde . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz 21/08/2025 tarihli ara kararının 2 numaralı bendinde iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle istenen şimdilik bakiye 3.531,06 Euro eğitim bedeline ilişkin talebin tefrikine karar verilerek mahkememizin ... Esas sırasına kaydedildiği ve iş mahkemesine karşı görevsizlik kararı verildiği görülmüştür. Eldeki davada uyuşmazlık, işçinin rekabet yasağına aykırı davranışı nedeniyle cezai şart alacağı istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir. Davalı vekili, TBK’nın 420. maddesi gereğince; hizmet sözleşmelerinde taraflardan sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu hükmünün geçersiz olduğunu ileri sürmüşse de, somut olaya emsal sayılabilecek Yargıtay .HD kararında "somut olayda, davacı “hizmet sözleşmesine” dayanarak değil TBK’nın 444. maddesi ve devamında düzenlenen “rekabet yasağı sözleşmesine/ şartına” dayalı olarak talepte bulunmaktadır. Yerleşik Daire kararları gereğince iş ilişkisinin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağı sözleşmelerinde kararlaştırılan ceza koşulunun karşılıklı olması gerekmemektedir. TBK'nın 444/2. maddesi gereğince; rekabet yasağı kaydı ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Davalının davacı şirket nezdinde tribün bakım onarım teknikeri olarak çalıştığı, taraflar arasında 'Gizlilik ve Rekabet Etmeme Sözleşmesi" (rekabet etmeme taahhüdü)'' başlıklı bir rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığı, davalının iş sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiği, daha sonra davalının Global Wind Services şirketinde işe girişinin yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı işçi, davacının yanın çalıştığı sürede davalının pozisyonu gereği davacının müşteri çevresi, iş sırları veya yaptığı işler hakkında bilgi edinmesinin mümkün olmadığı, Anayasanın 48. Maddesindeki çalışma özgürlüğünün geniş anlamda yorumlanması halinde taraflar arasındaki sözleşmenin, davalı işçinin çalışma özgürlüğünü engelleyeceği, dolayısı ile de sözleşmenin TBK.'nun 444 ve devamı Maddeleri çerçevesinde haksız rekabet hükümlerini uygulama imkanı kalmayacağı, davalının, davacı şirkette çalıştığı dönemdeki görevi gereği davacının ticari sır sayılabilecek bilgilerine vakıf olma imkanı olmadığı gibi, davalının, işverenin müşteri çevresi veya işverenin yaptığı işler hakkında edindiği bilginin işverene önemli bir zarar verecek nitelikte olmadığı, işverene önemli derecede zarar verildiğine ilişkin somut bir delilin dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal teminat altına alınmıştır. 818 sayılı BK'nın 349. (6098 sayılı TBK m. 445) maddesi uyarınca rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve konu bakımından hakkaniyete uygun sınırlamalar içermemesi halinde rekabet yasağı hükmünün geçerli olmayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, taraflar arasındaki davaya konu hizmet sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde coğrafi alan sınırlamasının bulunmaması, (tüm Türkiye) işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde tehlikeye düşürecek nitelikte olduğundan yukarıda açıklanan çalışma özgürlüğüne ve kanuni düzenlemelere göre rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün batıl sayılması gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir (AYNI KONUDA DAVACI ŞİRKETİN AÇTIĞI DAVALARDA VERİLEN EMSAL KARARLAR; KAYSERİ BAM . HD ... E. ... K. Ve KONYA BAM . HD ... E. ... K.) HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) Davanın REDDİNE, 2-)Peşin alınan 1.394,59-TL harçtan alınması gereken 615,40-TL 'nin mahsubu ile fazla alınan 779,19-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-)Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-)Davalı tarafından yapılan 342,00 TL posta tebligat gideri, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplamda 353,50 TL masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 24.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-)6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 23/10/2025
Katip Hakim