İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1024 E. 2025/349 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1024
- Karar No
- 2025/349
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; 11/09/2023 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...'in ... plakalı müvekkilime ait araca çarparak aracın maddi hasara uğramasına ve dolayısıyla araç değer kaybı oluşmasına neden olduğunu, kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğunu, incelenen tramer kayıtlarına göre iş bu kazada ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda ve dolayısıyla müvekkilinin aracında oluşan hasar ile buna bağlı olan araç değer kaybında %100 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğini, 12/09/2023 tarihli ekspertiz raporu ile da sabit olduğunu, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkiline ait araç hasar gördüğünü, müvekkilinin hasara uğrayan aracını kaza tarihinden sonra uzun süre sonra kullanımına alabildiğini, bu tamir süresi boyunca aracını kullanamadığı gibi araçsız kalmasından kaynaklı ciddi anlamda mağdur olduğunu, tüm hayatı aksaklığa uğradığını, kazaya sebebiyet veren aracın maliki ve araç sürücüsü bu durumdan tam olarak kusurlu olduğunu, müvekkilinin yanın bu zararının davalı yan tarafından tam ve eksiksiz ödeme yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı tazminatının karşılığı olarak şimdilik 200,00 TL’nin (Belirsiz Alacak Ve Fazlaya İlişkin Haklarımız Saklı Kalmak Kaydı ile) kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte davalı yan sigorta şirketinden alınmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Müvekkil şirketin ZMMS kapsamında araç başına maddi zarar sorumluluğu 120.000,00TL olduğunu, davacının değer kaybı başvurusu sonrası ... numaralı hasar dosyası açıldığını, davacının maddi zarar talebine istinaden 30.10.2023 tarihinde 21.250,00TL maddi zarar tazminat ödemesi yapıldığını, 25.10.2023 tarihinde 38.587,02TL maddi zarar onarım bedeli olarak tedarik ödemesi yapıldığını, davacının değer kaybı talebine istinaden 04.12.2023 tarihinde 17.000,00TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, müvekkilinin şirket üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olup herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, davaya konu trafik kazası gerçekleşmiş olup dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı geçtiğini, işbu sebeple haksız davanın zamanaşımından reddini talep ettiğini, müvekkilinin şirket’in zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğu sigortalımızın kusuru oranında olduğunu, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, km kullanılmışlık değeri, hasar büyüklüğü tablosu ve rayiç değer grubu gibi teknik veriler kullanılarak değer kaybı hesaplanması gerektiğini, aracın kullanılmadığı süre zarfındaki maddi kayıplar dolaylı zarar olup, trafik sigortası teminatı kapsamında olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 11/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında meydana gelen değer kaybı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. UYAP üzerinden 11/09/2023 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır. Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 28/12/2024 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan sigorta uzmanı bilirkişisi ve adli trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 12/02/2025 tarihli raporundan özetle;Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plaka sayılı otomobilin dava dışı sahibi sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü davacı ...'nın ise ihlal ettiği trafik kuralı bulunmadığı, dosya içeriği itibariyle başvuruya konu ... plakalı araçla ilgili belirtilen değerlendirme ve hesaplamalar neticesinde araçta KDVE dahil 64.087,02 TL hasar tazminat tutarı oluştuğunun tespit edildiği, dosya içeriği itibariyle davaya konu 2015 model ... plakalı araçla ilgili belirtilen değerlendirme ve hesaplamalar neticesinde 11/09/2023 tarihi itibariyle reel değer kaybı tutarının 30.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, Ray Sigorta şirketi tarafından maddi hasar tazminatı olarak 30/10/2023 tarihinde 21.250,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, 25/10/2023 tarihinde tedarikçi firmaya yedek parça bedeli olarak 38.587,02 TL ödendiğini ve 04/12/2023 tarihinde 17.000,00 TL olarak değer kaybı yapıldığının bildirildiği, davacı araç üzerinde meydana gelen hasar ve yapılan onarımlar dikkate alındığında aracın onarımının 5 gün süreceği değerlendirildiğini, bu süreye göre kiralama bedelinin KDV dahil 6.887,50 TL tespit edildiği rapor edilmiştir. Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 24/04/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle: Bilirkişi raporunu doğrultusunda değer kaybı bedeli ücreti talepleri yönünden dava değerinin taraflarınca HMK 107. maddesi kapsamında artırılması sonucunda 13.000,00 TL 'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiş, artırılan arttırılan meblağ üzerinden tamamlama harcı yatırılmış, davalı tarafa dava değer artırım dilekçesi tebliğ edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalı kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı da bu zarardan (değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla tarafların kazadaki kusur durumları ile arttırım dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 04/12/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti bakımından; davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olmasına, dava şartı niteliğindeki bu başvuru şartı nedeniyle de arabuluculuğun işbu davada zorunlu olmamasına rağmen (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası), davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması halinde, yargılama sonucunda bu ücretin davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Şöyle ki; Dava kabul edilmiş ve davacı taraf yargılamada haklı bulunmuş olmasına göre, arabuluculuk giderinin davacı üzerinde bırakılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davanın taraflarının, dava açılmadan önce, zorunlu olmasa dahi dava açılmasının son çare olduğunu gözeterek uyuşmazlığı gidermek amacıyla ve makul olacak şekilde ihtiyari uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmasının ve buna bağlı olarak yaptıkları ihtarname masrafı, ihtiyari arabuluculuk ücreti gibi masraflarını haklılık oranlarına göre eldeki davada talep etmelerinin kabul edilebilir olduğu düşüncesiyle davacı taraf aleyhine bu konuda hüküm kurmanın hakkaniyetli olmayacağı, son olarak, sigorta şirketine başvurmak ile arabuluculuk müessesesinde tarafların çözüm aramasının aynı durumlar olmadığı değerlendirilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın KABULÜ İLE; - Davacının 11/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı bakiye 13.000,00 TL değer kaybı bedeli maddi zararının; kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü.sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 04/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 888,03-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 286,90-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 173,53-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 286,90-TL tamamlama harcı, 269,50 TL posta-tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplamda 7.472,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 13.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.29/05/2025 Katip Hakim