İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/78 E. 2023/744 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/78
Karar No
2023/744
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- 3- VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: TALEP : Davacılar vekili mahkememize vermiş olduğu 09/02/2023 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; 29/06/2020 tarihinde davalı ...'nun sevk ve idaresindeki aracı ile aşırı hızlı bir şekilde seyir halindeyken müvekkillerinin çocuğu olan ...'e aynı istikamette bisikleti ile seyir halindeyken çarpması sonucu müvekkillerinin çocuğu ...'in vefat ettiğini, diğer davalı sigorta şirketi ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, sigorta şirketinin olumsuz sonuçlanan arabuluculuk görüşmelerine rağmen 08/12/2022 tarihinde 88.926,77TL ödeme yaptığını ancak bu ödemenin yetersiz olduğunu, kazaya ilişkin Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen davada davalı ...'nun cezalandırılmasına karar verildiğini, ceza dosyasında taleplerine rağmen mahallinde keşif yapılmadığını, dosya üzeriden kusur raporu alındığını, kendilerince uzman mütalaa raporu alındığını ve bu aldırdıkları rapor ile kusur durumunun açıkça davalı tarafta olduğunun tespit edildiğini, murisin ölümü ile müvekkillerinin çocuklarının desteğinden yoksun kaldığını ve derin bir üzüntü içerisinde olduklarını, yaşı küçük diğer müvekkilinin de ablası olarak derin bir üzüntü içerisinde olduğunu beyanla öncelikle davalı ...'na ait taşınır ve taşınmazların devir ve temlikini önleyici ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ileride alınacak bilirkişi raporu ile arttırılmak üzere şimdilik müvekkili baba ... için 500,00TL, anne ... için 500,00TL olmak üzere toplam 1.000,00TL maddi tazminatın davalı ... için kaza tarihi, davalı sigorta şirketi için ödeme yaptığı tarih ve ödeme miktarı düşülerek sigorta limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yine her bir müvekkil için 300.000,00'erTL olmak üzere toplam 900.000,00TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesine karşı mahkememize vermiş olduğu 24/03/2023 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesini kabul etmediklerini, davalı ...'nun aşırı hızlı seyir halinde bulunduğu esnada müvekkillerinin murisi ...'e çarpması sonucu bu kazanın meydana geldiğini, dava dilekçeleri ekinde sunulan uzman görüş raporunda da anlatıldığı üzere kazaya ilişkin görüntüler incelendiğinde kazanın oluş şeklinin ilk tutanakta yanlış tespit edildiğini, hatalı düzenlenen bu ilk tutanak dikkate alınarak sonraki işlemlerin devam ettiğini, müvekkilinin murisi ...'in oluşan kazada kusursuz olduğunu, bu durumun yargılama sırasında alınarak kusur raporuyla da ortaya çıkacağını beyanla davanın önceki talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta vekili mahkememize vermiş olduğu 06/03/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete talebi doğrultusunda tazminat bedelinin aktüerya hesap bilirkişisince hesaplanarak davacılara ödenmiş olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, ödeme tarihi itibariyle eldeki veriler dikkate alınarak aktüerya hesabı yapıldığını, davacı tarafın yapılan ödemenin yetersiz ve düşük kaldığı iddiasının yersiz olduğunu, davaya konu kazada müteveffanın müterafik kusurunun bulunduğunu bu nedenle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafın faize ilişkin taleplerini de kabul etmediklerini beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize vermiş olduğu 16/03/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada müvekkilinin muris ...'e çarpmamak için elinden gelen gayreti gösterdiğini, manevra yaparak karşı refüje atlamak istediğini ancak refüjü hızının düşük olması sebebiyle atlayamadığını ve bu elim kazanın olduğunu, müvekkilinin kazayı önlemek için yaptığı manevra da dikkate alındığında oluşan kazada ilgili kanun ve yönetmeliklere göre kusursuz olduğunun açık olduğunu, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat taleplerinin fahiş olup kabul edilmesinin mümkün olmadığını beyanla açılan haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce, kazaya karışan aracın trafik kayıtları, Ereğli . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas dosyası, davacı ve davalı gerçek kişilerin nüfus kayıtları dosya arasına alınmış, davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, poliçe ve bu poliçe kapsamında müracaat ve ödeme olup olmadığı araştırılmış, SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmış, tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, Ankara . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat dosyası aracılığıyla Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden kusur raporu, aktüerya hesap bilirkişisinden hesap raporu alınmıştır. DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken bisikleti ile aynı istikamette seyir halinde olan müteveffa ...'e çarpması ve ölümüne sebep olunması sebebiyle tüm davalılardan maddi tazminat ve ayrıca davalı sigorta şirketi dışındaki davalıdan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacıların uğradığı zararın türü ve miktarı, zararın davalılardan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği ihtilaflıdır. Kazaya karışan ... plakalı aracın, kaza tarihinde davalı ... adına hususi otomobil olarak tescilli olduğu, kaza sırasında sürücüsünün de adı geçen davalı olduğu ve bu aracın davalı sigorta şirketinin 18/06/2020-18/06/2021 tarihli, ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihinde geçerli sakatlanma/ölüm ve tedavi/sağlık klozu teminat limitlerinin 430.000,00TL olduğu dosya kapsamına celp olunan bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 85/1. Maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. 2918 sayılı KTK'nın 85/5. Maddesine göre; İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. 6098 sayılı TBK'nın 53. Maddesine göre; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. 6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için, hukuka aykırı kusurlu eylem sonucu oluşan zarar ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağının mevcut olması gerekir. Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiil sonucu bir kişinin ölümü sonucunda ölenin yardımından mahrum kalanlara ödenecek bir tazminat türüdür. Bu tazminatın kaynağı olan 6098 sayılı TBK m. 53 öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/2 maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Bu belirlemede destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir. Buna göre öncelikle gelirin tamamının, yardım görenlere tahsis olunmuş varsayılamayacağı, ölenin gelirinden bir bölümünü kendisine ayıracağı, bu tahsisten vazgeçilemeyeceği ve bu suretle yardımın (payların) geliri yutmaması ilkesi dikkate alınmalıdır. Ayrıca ölenin kendi geçim masraflarından artan miktarın tamamının (hiçbir tasarruf düşüncesine yer bırakmadan) destek görenlere dağıtılması da kabul olunamaz. Öte yandan, destek görecek kimselere ayrılacak miktar da bunların ihtiyaçlarının toplamı kadar olmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. Davacılar ... ve ... davaya konu trafik kazasında ölenin anne ve babası, diğer davacı ise ölenin kardeşi olup, ölümle birlikte destekten mahrum kaldıklarını savunarak destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuşlardır. Davacılar ile müteveffa arasındaki ölüm tarihindeki akrabalık durumu nedeniyle desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir. Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetince mahkememize sunulan ve hükme esas alınan 24/08/2023 havale tarihli kusur raporunda; Müteveffa ...'in davranışlarının, meydana gelen olayda %75 (Yüzde Yetmişbeş) oranında etken olduğu, davalı sürücüsü ...'nun, meydana gelen olayda %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu kanaatleri bildirilmiştir. Aktüerya bilirkişi tarafından mahkememize sunulan ve hükme esas alınan 18/10/2023 havale tarihli hesap raporunda; PMF 1931 Bakiye Yaşam Tablosuna Göre Yapılan Hesaplamaya göre; Davacı ...’in destekten yoksun kalma zararının 32.502,65-TL, bu davacı yönünden davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin ise 43.240,53-TL, (10.737,88-TL tutarında fazla ödeme.) Davacı ...’in destekten yoksun kalma zararının 28.759,39-TL, bu davacı yönünden davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin ise 45.686,24-TL, (16.926,85-TL tutarında fazla ödeme.) TRH 2010 Bakiye Yaşam Tablosuna Göre Yapılan Hesaplamaya göre; Davacı ...’in destekten yoksun kalma zararının 36.344,00-TL, bu davacı yönünden davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin 43.240,53-TL, (6.896,53-TL tutarında fazla ödeme.) Yine davacı ...’in destekten yoksun kalma zararının 43.703,89-TL, bu davacı yönünden davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin ise 45.686,24-TL (1.982,35-TL tutarında fazla ödeme.) olduğu, bu hali ile davacıların bakiye destekten yoksun kalma zararının olmadığı/kalmadığı kanaatleri bildirilmiştir. Davadan önceki tarihte davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme davacıların destek zararlarını tamamıyla karşılandığından davacıların bu zararlarına ilişkin talep yönünden davanın reddi gerekmiştir. Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, bisiklet sürücüsü müteveffa için kaza tarihinde kask ve koruyucu ekipman takmak yasal zorunluluk olmadığından olayda müterafik kusur indirimine gidilmemiştir. Davacıların manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirme; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" hükmü düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. (Konya BAM . Hukuk Dairesi 19/06/2020 tarih ... Esas ... Karar) Bu itibarla yukarıda açıklanan ilkeler, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, ceza dosyasındaki deliller, hükme esas alınan kusur raporu, davacılar ve müteveffa arasındaki yakınlık durumu, davacıların çekmiş olduğu ıstırap ve olay tarihinde paranın satın alma gücü birlikte değerlendirilerek davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar ... ve ...'in maddi tazminat davasının REDDİNE, 2-Davacıların manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; Davacı ... için 75.000,00TL, Davacı ... için 75.000,00TL, Davacı ... için 40.000,00TL olmak üzere toplam 190.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/06/2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Hazine tarafından karşılanan 3.200,00TL arabuluculuk giderinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 12.978,90TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 3.077,37TL harcın mahsubu ile bakiye 9.901,53TL harcın davalı ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 539,70TL başvuru harçları ve 3.077,37TL peşin harç olmak üzere toplam 3.617,07TL harcın davalı ...'ndan tahsili ile davacılara verilmesine, 6-Davacılar tarafından yapılan 612,75TL posta-tebligat gideri, 10.500,00TL bilirkişi ücretleri ve 25,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 11.138,35TL yargılama giderinden davalı sigorta yönünden yapılan 60,00TL mahsup edildiğinde kalan 11.078,35TL yargılama girderinden haklılık oranına göre hesaplanan (190.000,00/901.000,00) 2.336,17TL'sinin davalı ...'ndan alınarak tahsili ile davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerine bırakılmasına, 7-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapılan 25,60TL vekalet suret harcı yargılama giderinden davacılar ... ve ...'den tahsili ile davalı sigorta şirketine verilmesine, 8-Davalı ... tarafından yapılan 25,60TL vekalet suret harcı yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (711.000,00/901.000,00) 20,20TL'sinin davacılardan tahsili ile davalı ...'na verilmesine, kalan kısmın davalı ...'nun üzerine bırakılmasına, 9-Davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi ve ... vekilleri yararına AAÜT'ye göre davacı ... için reddedilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 500,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi ve ...'na verilmesine, 10-Davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi ve ... vekilleri yararına AAÜT'ye göre davacı ... için reddedilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 500,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi ve ...'na verilmesine, 11-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,0TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak davacı ...'e verilmesine, 12-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,0TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak davacı ...'e verilmesine, 13-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,0TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak davacı ...'e verilmesine, 14-Davalı ... vekili yararına AAÜT'nin 10/2 maddesine göre davacı ... için reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,0TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ...'na verilmesine, 15-Davalı ... vekili yararına AAÜT'nin 10/2 maddesine göre davacı ... için reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,0TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ...'na verilmesine, 16-Davalı ... vekili yararına AAÜT'nin 10/2 maddesine göre davacı ... için reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,0TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ...'na verilmesine, 17-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/12/2023 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/78, K. 2023/744, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-78-e-2023-744-k-60f1989220f8