İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/77 E. 2024/261 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/77
Karar No
2024/261
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/04/2021 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, kararın 01/02/2023 tarihinde kesinleştiği, dosyanın 08/02/2023 tarihinde mahkememize gönderilerek mahkememiz yukarıda yazılı esasına kaydedildiği anlaşılmakla, davanın yapılan açık yargılaması sonunda, HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 26/04/2021 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Konya . İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile müvekkili ... aleyhine 1.080,00TL tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, başlatılan icra takibine müvekkilinin borcu bulunmadığını, müvekkilinin borcu olduğu için ... isimli arkadaşının aracı olmasıyla davalıdan 270.000TL borç aldığını, daha sonra davalıya borcunu ödediğini, müvekkilinin davalıyı ilk defa 2019 yılı Aralık ayında gördüğünü, davalının senet üzerinden kötü niyetle düzenleme tarihini 14/09/2017 ve ödeme tarihi olarak da 10/11/2017 tarihi olarak yazdığını, müvekkili borcunu ödemeye gittiğinde davalı ile aralarında yeni bir ticari ilişkinin geliştiğini, bu ticari ilişkide müvekkilinin alacaklı konumunda olduğu halde davalı tarafından haksız şekilde icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, takibin dayanağı olmadığını, bu nedenle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 19/06/2023 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını, davalı tarafın cevap dilekçesindeki beyanları ve vermiş olduğu belgelerle açmış oldukları davalarında haklı olduklarının ortaya çıktığını, davalı tarafın amacının 490.000,00TL'lik senedin daha fazla kazanma, daha fazla kredi faizi alma, müvekkilinin vermiş olduğu 490.000,00TL'yi kabul etmeyerek boş olarak alınan bononun doldurulmak suretiyle haksız kazanç sağlamak olduğunu, bu davanın açılış amacının da bu olduğunu, davalı tarafın 1.080.000,00TL'nin hangi amaçla verildiğini açıklaması gerektiğini, davalı tarafın açılan davanın 3 yıl beklendikten sonra açıldığı iddiasına yönelik olarak, müvekkilinin davayı yasal süresi içinde açtığını, müvekkilinin maddi olarak zor durumda olduğunu ve açılan bu dava ve diğer davalara ilişkin harç masraflarının diğer davasının direkt alakalısı olan ... tarafından karşılandığını, davalının yapmış olduğu icra takibinin 29/09/2020 tarihinde olduğunu, takibe konu bononun ödeme tarihinin ise 10/11/2017 tarihi olduğunu bu durumda davalının kötü niyetli olarak takibi ödeme gününden çok sonra başlattığını, müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı tarafın ödeme ifasını engellediğini beyanla önceki talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 17/03/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, dava şartı yokluğundan açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, açılan menfi tespit davalarında dava değerinin icra takip miktarı olması ve bu miktar üzerinden harç yatırılması gerektiğini ancak açılan bu davada icra takip değeri üzerinden harç yatırılmadığını ve harç tamamlatılması için davacı tarafa kesin süre verilmesi gerektiğini, davacı tarafın maddi vakıaları gerçeğe uygun açıklamadığını, dürüstlük ve gerçeği yansıtma kurallarını ihlal eder şekilde beyanlarının olduğunu, dava taraflarının yetkili ve kurucu müdürleri oldukları şirketler arasında 10/04/2017 tarihinde taşınmaz alım satım işlemi yapıldığını davacı tarafın müvekkilini ilk kez 2019 yılında gördüğü iddiasının gerçek dışı olduğunu, davayı konu bononun düzenleme ve vade tarihlerinin sonradan geriye dönük olarak yazıldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili tarafından ödenmeyen bono bedelinin ödenmesi için Konya . Noterliğinin ... yevmiye numaralı 14/11/2017 tarihli ödeme protestosu çekildiğini, müvekkilinin davacıdan almış olduğu dükkanların bedelinin bankalardan çekmiş olduğu krediler ile ödendiğini, ödemelerin banka havalesi ile ve açıklamalı olarak yapıldığını, banka hesap bilgileri incelendiğinde de bu durumun ortaya çıkacağını, müvekkilinin almış olduğu taşınmazlara ilişkin bir borcunun olmadığını, davacının 490.000,00TL'lik borcu için hem davaya konu 1.080.000,00TL'lik bonoyu hem de 1.500.000,00TL değerindeki taşınmazı güvence olarak vermiş olduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının nakit ihtiyacı sebebiyle müvekkilinden borç istediğini, müvekkilinin de daha önce vermiş olduğu borcun geri ödenmesi, arkadaşlık bağının olması, davacının yapmış olduğu projeden taşınmaz alarak bu projeye yapmış olduğu yatırım ve iyi niyetli yaklaşımı ile davaya konu bonoya ilişkin yeniden borç verdiğini, müvekkilinin vermiş olduğu bu borcun zamanında ödenmemesi üzerine yapılan görüşmelerinde neticesiz kaldığını, müvekkilinin ödeme protestosu çekmek durumunda kaldığını, davacının 3 yıl boyunca bu davayı açmamasının da hayatın olağan akışı doktrinine aykırı olduğunu, davacı tarafça takibe konu bonoya ilişkin yapılan icra takibinin iptali istemli talebinin icra hukuk mahkemesince reddine karar verildiğini, yine bonodaki sahtecilik iddiasına yönelik yapmış olduğu şikayete ilişkin de savcılık dosyasından kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, davacının anlatımlarında davaya konu bonoya ilişkin müvekkilden borç para aldığını ve bononun elinde sadır olduğunu kabul ve ikrar ettiğini beyanla açılan davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 21/07/2023 havale tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları kabul etmediklerini, davacı tarafın kendilerinin haklılığının ortaya çıktığı iddiasının kendilerince anlaşılamadığını, tacir olan müvekkilinin yatırım amacıyla kredi kullanması ve almış olduğu taşınmaz bedellerinin bu kredilerle ödenmesinin davacı tarafça tefecilik olarak adlandırılmasını da anlayamadıklarını, bedeli peşin olarak ödenmiş olan taşınmazların davacının borcunu karşılık müvekkili tarafından alındığı iddiasının ve davacı tarafın müvekkilinden borç para aldığını ikrar ettiği halde senedin hiçbir sebep yokken alındığını iddiasının da kabul edilemez olduğunu, senet üzerinin sonradan geçmişe yönelik doldurulduğu iddiasına yönelik olarak noter protestosunun varlığı bu iddianın gerçek dışı olduğunun kanıtı olduğunu beyanla önceki talepleri gibi davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce, Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Konya . İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Konya C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Konya ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlüklerinden, Konya ve İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odalarından, Mevlana Vergi Dairesi Müdürlüğünden ve İzmir Şereflihisar Mal Müdürlüğünden davacı ve davalının esnaf ve tacir kayıtları ile vergi kayıtları, ... Bankası, ... ve ... Bankasından dava tarafları ve dava taraflarının şirketleri olan ... Otomotiv şirketine ait hesap ekstreleri, Meram Tapu Müdürlüğünden Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı bulunan taşınmazlar ile bağımsöz bölümleri ve ... Otomotiv şirketine devrine ilişkin tüm devir senetleri ile önceki tüm maliklerini de gösterir şekilde takyidatlı tapu kayıtları celp edilmiştir. Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının mahkememiz dosyası davalısı olduğu, borçlularının mahkememiz dosyası davacısı ve dava dışı ... olduğu, 1.080.000,00TL'si asıl alacak olmak üzere 1.364.017,77TL alacağın tahsili için kambiyo senedine bağlı icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Konya C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekisinin ... olduğu, şüphelilerin mahkememiz dosyası davalısı ... ve dava dışı ... olduğu, şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan başlatılan kovuşturma hakkında 04/08/2022 tarihinde kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır Konya . İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının ... olduğu, davalısının mahkememiz dosyası davalısı ... olduğu, mahkememiz dava dosyasına konu bononun kambiyo vasfına yönelik şikayet ve icra borcuna itirazına ilişkin açılan davada 16/11/2021 tarih, ... esas ... karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve kararın 03/12/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE : Dava, bonodan ve bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı tarafından davacı aleyhinde Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile, keşidecisinin davacı ... , avalistinin dava dışı ... , lehtar ve hamilinin davalı olduğu, ön yüzündeki ihdas nedeni bölümünde nakden kaydı bulunan, 1.000.000 TL bedelli, 14/09/20217 tanzim ve 10/11/2017 vade tarihli bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, davacının, iş bu bononun teminat amaçlı düzenlendiğini, bono düzenlenmesine sebep olan borç ilişkisi gereğince davacı tarafından edimler yerine getirilmesine rağmen bononun kötü niyetli olarak takibe konulduğunu ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunulduğu, davalının ise kendisine bono bedelinin ödenmediğini savunduğu anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle borcun düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira, davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve E:... , K:... ; 12.10.2011 gün ve E:... , K:... ; 04.12.2013 gün ve E:... , K:... ; 14.05.2014 gün ve E:... , K:... ; 17.04.2015 gün ve E:... , K:... sayılı ilamları). Somut olayda, davacı, dava ve takip konusu bonodaki imzasını inkar etmemiş, senedin aslında taraflar arasındaki borç para ilişkisine istinaden hatır senedi olarak verildiğini, dahası, borç alınan para tutarını aşar değerde davalıya taşınmaz devri yapıldığını, yapılan ödemeye rağmen davalının bonoyu anlaşmaya aykırı doldurarak takibe konu ettiğini bildirmiştir. Söz konusu taşınmazlara ilişkin devir senetleri dosyaya celp edilmiş olup; peşin alınan bedelleri mukabilinde tapu devirlerinin yapıldığı görülmüştür. Taraflar arasında bono düzenlenmesine yol açan borç ilişkisi icabında taşınmaz devirlerinin yapıldığına yönelik davacı iddiaları dosyada sübut bulmamıştır. Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı ilamında ve yine ... esas, ... karar sayılı ilamında uyguladığı üzere bononun ihdas nedeni bölümünde nakden ibaresi yazılı olduğu ve takip alacaklısının bonoda yazan tanzim sebebini talil etmediği halde, bononun boş olarak verildiği ve sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddialar ile bononun aslında hatır senedi olduğuna yönelik iddiaların yazılı delille ispatı gerekmektedir. Davacının bu türden bir delili dosyaya sunmamış olması ve ceza soruşturmasının takipsizlik kararı ile neticelenmesi karşısında ispat yükü üzerinde olan davacının iddialarını ispat edemediği neticesine varılmıştır. Davaya emsal Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 10/03/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı: "... HMK 226. Maddesi gereğince konusu suç teşkil eden vakıalar yemine konu olamayacağından bu hususta davalıya yemin teklif edilmesi de mümkün değildir. Ayrıca kambiyo senetlertinin ticari defterlere kayıt edilmesi zorunluluğu bulunmadığından dava konusu çekin davalı defterine kaydedilmemiş olması davalının çekten alacaklı olmadığı anlamına gelmez. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklindedir. Davacı vekili yemin deliline dayanmış ise de, yukarıda yer verilen İstinaf Mahkemesi kararında belirtildiği üzere bedelsiz senet veya kötü niyetli iktisap iddiaları taraf yemini deliliyle ispata elverişli olmadığından yemin delili hatırlatılmasına lüzum görülmemiştir. Ayrıca bono bedeli, davalının açık rıza göstermemesi, yazılı delil başlangıcı mahiyetinde bir belge bulunmaması hususları karşısında davacının tanık dinletme talepleri kabul edilmemiştir. Bu itibarla sübut bulmayan davanın reddi gerekmiştir. Dava konusu icra takibinin tedbiren durdurulmadığı ve böylece İİK 72. Maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı anlaşılmakla davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Yasal koşulları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Dava açılırken peşin alınan 83,68TL ve yargılama sırasında alınan 23.294,02TL yenileme harcı ve 23.210,34 TL tamamlama harcı toplamı olan 46.588,04 TL harçtan alınması gereken 427,60TL harcın mahsubu ile fazla alınan 46.160,44 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 25,60TL vekalet harcı yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-AAÜT'ye göre hesaplanan 180.041,95TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/04/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/77, K. 2024/261, T. 24.04.2024, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-77-e-2024-261-k-e3fd19de7c68