İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/412 E. 2024/641 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/412
- Karar No
- 2024/641
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ: DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın, arcı kiralayan sürücüsü ... sevk ve idaresinde iken 01.06.2022 tarihinde otoyolda İstanbul'dan İzmir istikametine seyir halinde iken otoyolda bulunan lastik parçasına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kazanın meydana gelmesinde otoyoldan sorumlu olan ... A.Ş'nin, maddi hasarlı kaza tespit tutanağında da açıkça belirtildiği üzere tam kusurlu olduğunu, aracın kazadan dolayı oluşan hasarından dolayı tamir ile ilgili servise 46.935,00 TL ödeme yapılmış olduğun, ayrıca müvekkilinin aracının 2021 model, 53.786 km'de olup kazadan dolayı değer araçta değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, yine müvekkilinin araç kiralama işi yapmakta olup tamir süresince aracını kiralayamamış ve zarara uğramı olduğunu, dava açmadan önce ticari davalara ilişkin dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecine 27.06.2022 tarihinde başvurulmuş ise de sonuç alınamadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile 1000 TL değer kaybı, 500,00 TL araç mahrumiyeti nedeniyle kazanç kaybı, 1000,00TL hasar bedeli olmak üzere toplamda 2.500 TL'nin kaza tarihi olan 01.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; müvekkili şirketin yerleşim yerinin Çankaya/Ankara olması nedeniyle Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin iş bu davaya bakmakta görevli ve yetkili olduğunu, dava konusu itibariyle davacı tarafça açılan davanın, belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını ancak aksi kanaatte ise hak kaybına uğramamak adına davanın esasına ilişkin, davacı tarafın dava dilekçesindeki, kazanın meydana gelmesinde Otoyoldan sorumlu kuruluşun tam kusurlu olduğunu, bu hususun maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında açıkça belirtilmiş olduğunu, ifadesiyle müvekkil şirketin kazanın, meydana gelmesinde sorumlu olduğunu iddia etmiş olduğunu, dosyaya sunulduğu üzere, kaza mahallinde olay öncesi yapılan devriye çalışmalarına ilişkin bilgilerin yer almakta olduğunu, ilgili raporda da görüleceği üzere müvekkili şirketin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmekte, gerekli kontrol ve çalışmaları yapmakta olduğunu, otoyolda sürücülerin de seyri esnasında tedbirli davranmakla ve değişken hava ve yol şartlarını dikkate alacak şekilde üzerine düşen özeni göstermekle yükümlü kılınmış olduğunu, araç sürücüsü tarafından hızla ilgili hususlara özen gösterilmemesi nedeniyle yaşanılan kazaya ilişkin olarak müvekkili şirketin kusurunun varlığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, keza araç sürücüsü tarafından 161 Otoyol Acil Yardım Hattı aranarak, iki adet TIR'ı sollamaya çalışırken kazanın gerçekleşmiş olduğunun bildirilmiş olduğunu, ayrıca araç sürücüsünün hızının saatte 53 km/s olduğu tespit ediliş olup, aracın belirtilen hızda seyir halinde olması halinde dava konusu hasarın meydana gelmesinin mümkün olmadığını, trafik ekiplerince tanzim edilen tutanağın, aksi ispat edilinceye dek geçerli bir resmi belge olarak kabul edilmekte olduğunu, söz konusu tutanağa itiraz ettiklerini, söz konusu tutanakta müvekkil şirketin kural ihlalinden bahsedilmiş olup kusur oranından bahsedilmemiş olduğunu, davacı tarafın iddia etmiş olduğu aracın tamiri süresince aracını kiralayamadığı ile ilgili kazanç kaybı taleplerinin iddiasının hukuka aykırı, asılsız ve gerçek dışı iddialarının taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın talep ettiği faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olabileceği hususuna itirazda bulunduklarını belirterek; davanın öncelikle usulden reddine ancak mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda, davacı 01/06/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle ... plakalı aracında hasar ve değer kaybı oluştuğunu, ayrıca aracını kullanamaması nedeniyle de mahrumiyet bedeli zararının oluştuğunu iddia ederek, kazanın meydana geldiği yer otoyol işletmecisi olan davalı şirketten zararının tahsilini istemiştir. Açılan dava ilk önce Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırasına kaydedildiği, yapılan yargılama neticesinde verilen davanın reddine ilişkin karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı kararı ile "Buna göre, olay sonrası düzenlenen kaza trafik tespit tutanağında davalı taraf kusurlu gösterilmiş iken mahkemece tek trafik bilirkişilerden ayrı ayrı alınan kusur raporlarında davalı tarafın kusursuz olduğu belirtilmekle, bu şekilde kusur durumları arasındaki çelişki bulunduğu halde bunlar arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulduğu anlaşılmakla; itirazları da karşılar biçimde kusur konusundaki çelişkileri giderir, İTÜ uzman kusur bilirkişi heyetinden oluşturulacak 3 kişilik heyetten rapor alınması gerekli olduğundan, buna yönelen davacı taraf vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davaya konu 01/06/2022 tarihli trafik kazasının, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile otoyol İstanbul istikametinden İzmir istikametine seyir halindeyken 05 kesim 07 km ye geldiği sırada üç şeritli yolun en sol şeridinde aracının sağ ön kısımlarını daha önce yola plakası alınamayan bir araçtan düşen plastik parçasına çarpması sonucu meydana gelen tek araçlı maddi hasarlı trafik kazasında; davalı şirketin KTK 'nın 13. Maddesini ihlal ettiği, ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığına dair maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının düzenlendiği anlaşılmıştır. Kaldırma kararından önce tanzim edilen 26/01/2023 tarihli heyet raporunda, yoldan sorumlu olan davalı şirketin ve ... plaka sayılı araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığı, davacının aracında ise 40.456,82 TL hasar bedeli, 10.000,00 TL değer kaybı ile 50.000,00 TL mahrumiyet bedeli zararının oluştuğu belirlenmiş, yine 15/07/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile de davalı şirketin ve ... plaka sayılı araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığı, kazanın oluşmasında lastiği kopan ve kimliği belirlenemeyen araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, araçta oluşan maddi hasarın 38.624,32 TL, değer kaybının 11.000,00 TL, mahrumiyet bedelinin ise 6.750,00 TL olacağı tespit edilmiştir. Bahsi geçen her iki raporda da kazanın oluşmasında davalıya atfı mümkün bir kusurun bulunmadığı tespit edilmiştir. Kaldırma kararına istinaden İTÜ Trafik Kürsüsünden seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetinden kusur raporu tanzimine karar verilmiş ve bu kapsamda tanzim edilen 19/07/2024 tarihli rapor ile de, kazanın oluşmasında davalı ... A.Ş.'nin herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan ve birbirini teyit eden kusur raporları ile davaya konu trafik kazasının oluşmasında kimliği belirsiz lastiği kopan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davalıya atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafça davalının kusurunun ispatlanamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne tayin ve taktir olunan 2.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/10/2024 Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır