İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/319 E. 2024/628 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/319
- Karar No
- 2024/628
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA " TÜRK MİLLETİ ADINA" . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... TC Kimlik Nolu, ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... TC Kimlik Nolu, ... DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 25.03.2024 tarihli dilekçesiyle; davacının 25.05.2023 tarihinde davalı ... ile kepçe siparişi üzerine konuşup anlaştıklarını, bu anlaşma üzerine 08.06.2023 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, bu anlaşmadan sonra ...'in borçlu olduğu kurumlara davacının kartı üzerinden ödeme işlemi yapıldığını, bu şekilde 08.06.2023 tarihinde 40.000,00 TL kadar olan borcu ...'e ödediğini, davalı ile yapılan sözleşmeden doğan borcun ödendiğinin banka dekontları ile sabit olduğunu ayrıca davalı ile yapılan konuşmalarda da davalı tarafından ikrar edildiğini, 08.06.2023 tarihinde davalı bu ürünün müvekkiline 15 gün içerisinde ulaşacağını vaat ettiğini, ancak ürünün müvekkiline 10.08.2023 tarihinde ulaştığını, davalının; müvekkilini satın almış olduğu ürün hakkında yanılttığını ve daha düşük değerli ve hatta koşullara uymayan bir ürün gönderiminde bulunduğunu, sözleşmeye aykırı şekilde ürünün kargo ücretini de müvekkilinin ödediğini, ürünün birçok parçasının eksik geldiğini, çoğu parçanın ise müvekkilinin aracına uyumsuz olduğunu, ürünün sorunlu olan tüm bu parçalarının ürünün kullanımı açısından gerekli olan parçalar olup bu parçalar tamamlanmadan ürünün kullanılmasının mümkün olmadığını, ürünün yapımı aşamasında müvekkilini pek çok kez mağdur eden davalının, müvekkilin çağrılarına dönmediğini, otomatik mesajlar atarak yanıt vermekten kaçındığını, oysaki yapılan sözleşme gereği ürünün 2 yıl garantili olduğu hususunda anlaşma bulunduğunu, davalının müvekkiline kepçedeki ayıpların müvekkil tarafından tamir ettirilmesinin söylenerek tamir bedelini de ödeyeceğini iddia etmiş ise de; sözleşme uyarınca 7 cm üretilmesi gereken parçaların 2-3 cm aralığında üretilmesi sebebiyle hiçbir parçanın ürüne uyum sağlamadığını, ürünün kullanılabilir hale getirilemediğini, öncelikle sözleşmeden dönme hakkının kullandırılarak aracın iadesi ile birlikte bedel ve yapılan masraflara ilişkin toplam 45.000 TL ve 4.500 TL cezai şart tazminatının satış tarihinden veya ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, Seydişehir Vergi Dairesi, Konya ve Seydişehir Ticaret Sicili Müdürlüklerine, Seydişehir ve Sarayönü Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına yazılan yazılara cevap verildiği anlaşıldı. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, Kanununun 5/1. maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ki davalar olacaktır. Somut olayda; yapılan araştırmalar neticesinde davacının tacir kaydının ve mükellefiyet kaydının bulunmaması nedeniyle mahkememizin görevli olmadığı, uyuşmazlığın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gereken davalardan olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın, HMK 114/1-c. Ve HMK 115/2. Madde hükümleri uyarınca Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin KONYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE, 2-Görevsizlik kararı kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK 20. Maddesi uyarınca talep halinde DOSYANIN YETKİLİ ve GÖREVLİ KONYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3- Mahkememizce verilen görevsizlik kararı sonucunda taraflardan birinin karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesinin gerektiği, aksi taktirde davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 331.maddesi gereğince; harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında yetkili ve görevli mahkemece KARAR TAYİNİNE, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08.10.2024 Katip ... Hakim ...