İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/380 E. 2023/820 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/380
- Karar No
- 2023/820
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACILAR : 1- : 2- : 3- VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLLERİ : DAVALI : 2- VEKİLLERİ: DAVALI : 3- DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 28/08/2021 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç müvekkillerinin çocuğu ...'ya çarparak ağır şekilde yararlanmasına sebebiyet verdiğini, olay yerinde tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurun bulunduğunun belirtiltiğini, ancak kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesini kabul etmediklerini, davalının tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak ve aynı zamanda hız kurallarına riayet etmeyen davalı sürücünün haksız eylemi sonucunda yaşı küçük müvekkili ..., BTM ile giderilemeyecek, yaşamsal tehlike oluşturacak ve vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını altıncı (ağır derecede) etkileyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin neredeyse hayatını kaybetme tehlikesi yaşadığını, davalı sürücü ... hakkında Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından “Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçlaması ile kamu davası açıldığını, dosya derdest olup henüz karar verilmediğini, kaza sonrasında ... plakalı aracın ZMM sigortası olan diğer davalı ... şirketine yapmış olduğumuz trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar kapsamında kalıcı işgücü kaybı, geçici iş gücü kaybı, bakıcı giderleri, SGK tarafından karşılanmayan zorunlu giderlere ilişkin maddi tazminat talepli başvurularının sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek; trafik kazası sonucu cismani zarara uğrayarak geçici ve sürekli iş gücü kaybına maruz kalan müvekkili ... için; HMK 107 gereğince fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla alacağın belirli hale gelmesi durumunda harç ikmal etmek kaydı ile; müvekkili ... için şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik/kalıcı sakatlık, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL bakıcı giderleri, 50,00 TL SGK tarafından karşılanmayan zorunlu giderler olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz avansı ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline, (Davacı yaşı küçük olduğu için onun adına diğer davacılar anne ve baba için velayeten ) manevi zarar bakımından ... için 100.000,00 TL; (Davacı yaşı küçük olduğu için onun adına diğer davacılar anne ve baba için velayeten ), ... için 10.000,00 TL; ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 120.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28/08/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Tic. San, Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özet olarak; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen, 08/01/2021-2022 vadeli ... poliçe no’lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı yanın iddia ettiği kazanın meydana geldiğini ve zarar görenin de bu kazaya karıştığını ispat etmesinin gerektiğini, dava konusu olaya ilişkin zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmamış olup dava şartı eksikliğinden davanın reddinin gerektiğini, davaya bakmaya yetkili mahkemenin ise İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispatının gerektiğini, sürücünün tali kusurunun tespiti halinde ise TBK md 52 çerçevesinde davacı yanın kusuru nazara alınarak tazminatın kaldırılmasının gerektiğini, davaya konu kaza neticesinde zararın oluşmasında davacı yanın ağır kusuru bulunduğunu, davacı yaya konumunda olup kurallara aykırı tutumu neticesinde maluliyeti ortaya çıktığını, bu hususun zarar ile kaza arasındaki illiyet bağını kopardığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, ticari faiz talebinin haksız olduğunu, davacının maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmasının gerektiğini, davacı yanın maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için ADli Tıp Kurumu . İhtisas Dairesine Sevk edilerek yalnızca kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet durumu hakkında rapor alınmasının gerektiğini belirterek; davanın yetkili İstanbul Anadolu Adliyesine gönderilmesine, aksi takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı ... davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderleri zararı ile manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Yine, davacı ...'nın anne ve babası diğer davacılar da davacı ...'nın yaralanması nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davaya konu 28/08/2021 tarihli trafik kazasının, sürücü ..., yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile iki yönlü bir yol olan Ahmet Haşim Sokak üzerinde, karşı yönden gelen araçlara ait şeritte seyrederek olay yeri kavşağa geldiğinde, seyir yönüne göre solunda park halinde olan bir aracın arkasından, kavşak giriş çıkışından yolun karşısına geçmek isteyen 2015 doğumlu yaya ...’ya çarpması sonucu meydana geldiği anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağı ile çarpma noktasının, aracın seyir yönüne göre yolun sol tarafına 1,5 m mesafede (yani karşı yönden gelen araçlara ait şeritte) belirlendiği ve araca ait 2 m “fren mesafesi” tespit edildiği görülmüş olup, kazanın oluşumunda; sürücü ...’in, KTK’nin 52/1-a maddesini ihlal ettiği, yaya ...’nın ise aynı Kanunun 68/1-c maddesini ihlal ettiği tespit edilmiştir. Mahkememizce Adli Trafik Bilirkişisinden alınan 12/11/2022 tarihli raporda, dava konusu kazanın oluşmasında ... plakalı araç sürücüsü ...'in herhangi bir kusurunun olmadığı, yaya ...'nın ise %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. İtirazlar uyarınca yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş, bu kapsamda düzenlenen 21/03/2023 tarihli adli tıp kurumu ile kazanın oluşmasında ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'nın ise herhangi bir kusurunun olmadığı belirtilmiştir. Mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş, bu kapsamda Karayolları Fen Heyetince tanzim edilen 11/06/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile kazanın oluşmasında ... plakalı araç sürücüsü ...'in %25 oranında, yaya ...'nın ise %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce, 11/06/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plakalı araç sürücüsü ...'in %25 oranında, yaya ...'nın ise %75 oranında kusurunun bulunduğu kabul edilmiştir. Bu aşamada öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin süregelen uygulamasına göre; 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddeleri ile genel şartlara yapılan atfın 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle genel şartların ve Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı gerekçesiyle, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 08/02/2023 tarihli, ... E ... K sayılı kararı) AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı karşısında genel şartların uygulanma kabiliyetinin kalmadığı açık ise de, iptal kararı Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Her ne kadar 01/06/2015 tarihli Genel Şartlar'da bu yönetmeliklere atıf yapılmakta ise de bu yönetmelikler genel şartlardan bağımsız olup, genel şartlara yapılan atfın hatta doğrudan genel şartların yürürlükten kaldırılması bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel değildir. Zira bu yönetmeliklerin dayanağı 01.06.2015 tarihli genel şartlar olmayıp, Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği'nin 3. Maddesinde, Erişkinler ... Yönetmeliği'nin de yine 3. Maddesinde belirtildiği üzere bu yönetmeliklerin dayanağı kanundur. Dolayısıyla bu yönetmelikler ya da yönetmeliğe dayanak teşkil eden kanunlar yürürlükten kalkmadığı sürece bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Bunun yanında her ne kadar Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesi ile birlikte uygulanmaya başlanmış ise de; bu yönetmeliğin 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, yürürlüğe girdiği tarihten 01.06.2015 tarihine kadarki süreçte de uygulanmasına engel bir halin olmadığı, ancak yargı kararları ile bu süreçte Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının tercih edildiği, tercihin bu yönde kullanılmasına bir engel olmadığı gibi aksi yönde kullanılmasına da bir engel olmadığı, ancak 2918 sayılı KTK'daki atıf nedeniyle 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte bu tarihten itibaren Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının bir zorunluluk olduğu, AYM iptal kararının sadece bu zorunluluğu ortadan kaldırdığı, dolayısıyla yargı organlarının takdir hakkını kullanarak yürürlükte olan yönetmeliklerden herhangi birisini tercih etmesinin mümkün olduğu, Yargıtayca bu takdir hakkı kapsamında hangi tarihler arasında hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik oluşturulan uygulamanın yerleşik hale geldiği, Yargıtay ve diğer BAM uygulamalarının aksine Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönündeki kabule açık yasal bir engel yoksa da TMK'nın 4. maddesi uyarınca kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği, hakimin takdir hakkını kullanırken keyfi uygulamalardan kaçınmasının gerektiği, yerleşik ve genel kabul gören uygulamaların aksine hareket edilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil edeceği ve yargıya güveni ortadan kaldıracağı, Yargıtay uygulamasının da herhangi bir yasa hükmüne aykırılık teşkil etmemesi karşısında KONYA BAM . HD'NİN ANILAN GÖRÜŞÜNE İŞTİRAK EDİLMEMİŞTİR. Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur. Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K) Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı; ''... Davacı vekili; 15/11/2019 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan araç arasında gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5100 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrrüt tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile talebini 62.447,00 TL ye yükseltmiştir. ... Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından başvurunun kabulü ile 62.447,00 TL maddi tazminatın 29.09.2020 den itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, başvuruya eklenen maluliyet raporunun “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine uygun düzenlenmediği, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığı gerekçesi ile davalının itirazının kabulüne, uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. ... Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15/09/2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 5 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde olay tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelikte oran belirtilmediğinden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinin atfı ile 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı belirtilmiş olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu açıktır. Davacı tarafından başvuruda ibraz edilen 15/09/2020 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde düzenlendiği gözetilmek suretiyle inceleme yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. ...'' şeklindedir. Davaya konu trafik kazası 06/04/2021 tarihinde meydana gelmiş olup, davacının kalıcı sakatlığının bulunup bulunmadığının ÇÖZGER (bu yönetmelikte oran belirtilmediğinden Özürlülük ... Yönetmeliği) hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. NEÜ Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 20/01/2023 tarihli maluliyet raporu ile davacının yaralanmasının Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerine göre kalıcı sakatlık niteliğinde olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 9 ayı bulacağı, bu zamanın tamamında (9 ay) bakıcıya muhtaç olduğu, tedavi giderlerinin ise 9.000 TL olacağı belirtilmiştir. Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir. Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K) TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM 3 HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir. Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur. 10/10/2023 tarihli hesap raporu ile kusur durumuna göre davacının geçici iş göremezlik zararının 7.768,01 TL, bakıcı gideri zararının 9.796,84 TL ve tedavi gideri zararının 2.250,00 TL olduğu tespit edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, davacı ...'nın kaza esnasında yaya olması karşısında kendisine atfedilebilecek bir müterafik kusur belirlenemediğinden hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Davacı vekili, 21/11/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı istemini 7.718,01 TL'ye, bakıcı gideri tazminatı istemini 9.746,84 TL'ye ve tedavi gideri tazminatı istemini 2.200,00 TL'ye çıkarmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in %25 oranında, yaya ...'nın ise %75 oranında kusurlu olduğu, davacının yaralanmasının kalıcı sakatlık niteliğinde olmadığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 7.718,01 TL, bakıcı gideri tazminatı tutarının 9.746,84 TL, tedavi gideri tazminatı tutarının ise 2.200,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin oluşan bu zarardan sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... -... ) Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacının yaralanması, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacı ...'nın manevi tazminat davasının 30.000 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacılar ... ile ...'da manevi tazminat istemlerinde bulunmuşlar ise de; davacı ...'nın yaralanmasının kalıcı sakatlık niteliğinde olmadığı, yaralanmanın ağır bedensel zarar olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığından davacılar ... ile ...'ın manevi tazminat istemlerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI ...'NIN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 7.768,01 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 9.796,84 TL bakıcı gideri tazminatı ve 2.250,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 19.814,85 TL tazminatın 07/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Şirketi'nden alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 2-DAVACI ...'NIN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın 28/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ... Tic. San. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-DAVACI ...'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ REDDİNE, 4-DAVACI ...'NIN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ REDDİNE, 5-Alınması gereken 3.402,85 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 478,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.924,30 TL eksik harcın, 1.761,11 TL'lik kısmının davalı ... ve davalı ... Tic. San. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen, 1.163,19 TL'lik kısmının ise davalı ... Sigorta Şirketi'nden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560,00 TL. yargılama giderinin 3,93 TL 'lik kısmının davacıdan, 1.556,07 TL'lik kısmının ise davalı ... Sigorta Şirketi'nin alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Davacı ... tarafından yapılan 478,55 TL harç giderinin 288,19 TL'lik kısmının davalı ... ve davalı ... Tic. San. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen, 190,36 TL'lik kısmının ise davalı ... Sigorta Şirketi'nden alınarak alınarak davacı ...'ya verilmesine, 8-Davacı ... tarafından yapılan 80,70 TL harç gideri, 2.347,50 TL Meram Tıp Fakültesi Hastanesi rapor bedeli ve 8.379,63 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 10.807,83 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 3.849,36 TL yargılama giderinin 2.318,20 TL'lik kısmının davalı ... ve davalı ... Tic. San. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen, 1.531,16 TL'lik kısmının ise davalı ... Sigorta Şirketi'nden alınarak alınarak davacı ...'ya verilmesine, 9-Davacı ...'nın maddi tazminat davasında; a-)Kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta Şirketi'nde alınarak davacı ...'ya verilmesine, b-)Kendisini vekille temsil eden davalı ... Sigorta Şirketi için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 50,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Sigorta Şirketi'ne verilmesine, 10-Davacı ...'nın manevi tazminat davasında; a-)Kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ... Tic. San. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, b-)Kendisini vekille temsil eden davalı ... Tic. San. Ltd. Şti. için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Tic. San. Ltd. Şti.'ne verilmesine, 11-Davacı ...'ın manevi tazminat davasında, kendini vekille temsil eden davalı ... Tic. San. Ltd. Şti. için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Tic. San. Ltd. Şti.'ne verilmesine, 12-Davacı ...'nın manevi tazminat davasında, kendini vekille temsil eden davalı ... Tic. San. Ltd. Şti. için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... Tic. San. Ltd. Şti.'ne verilmesine, 13-Davacılar tarafından yatırılan teminatın kararın kesinleşme tarihinden 1 ay sonra (üzerinde herhangi bir tedbir ya da haciz bulunmaması kaydıyla) davacılara iadesine, 14-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair ; davalı ... Ltd. Şti. vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/12/2023 Katip Hakim 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.