İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/375 E. 2024/1155 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/375
- Karar No
- 2024/1155
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- *** VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 2- *** 3- *** VEKİLİ : Av. *** DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı ve İkame Araç Bedeli) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :*** Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kaza tespit tutanağına göre; 23.08.2023 günü saat 00:30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı araç ile Aşık Veysel Bulvarında normal seyir halinde olan sürücü ... olup malikinin müvekkili ... olduğu 38 ... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 38 ... plaka sayılı plakalı araç sürücüsü aşırı hızla müvekkiline ait 38 ... plakalı araca arkadan çarpmak suretiyle işbu kazanın oluşumuna tam kusurlu eylemi ile sebebiyet verdiğini, bu nedenle, dosyadaki evraklardan faydalanılarak keşifsiz dosya üzerinden ya da bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle; aksi takdirde kaza mahallinde keşif yapılmak suretiyle oransal kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davaya konu trafik kazası neticesinde, müvekkilinin maliki olduğu 38 ... plakalı araçta değer kaybı hasıl olmuş; ayrıca araçta meydana gelen hasarın tamir ve onarımı için geçen sürede müvekkiline ikame araç temin etmek külfetine katlandığını, katlanılan bu külfetlerin tamamı da davalı sürücü ...’in tam kusuruyla sebebiyet verdiği trafik kazasından kaynaklandığını, davalılardan sürücü ...’in kullanmış olduğu 38 ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ... Türk Sigorta A.Ş. tarafından yapılmış olup müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı için sigorta şirketine yaptıkları başvuru 29.01.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı Sigorta Şirketinden yasal süre içerisinde cevap gelmemesi üzerine tarafımızca hem davalı ... Türk Sigorta A.Ş. ye hem 38 ... araç sürücü (...) ile araç malikine (...) karşı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, neticede Kayseri Arabuluculuk Bürosunun 2024/22500 nolu Arabuluculuk dosyasında görüşmeler sonunda anlaşmaya varılamadığını, araç mahrumiyet bedeline ilişkin Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, oluşan trafik kazası neticesinde, kazanın oluşumunda hiçbir kusuru bulunmayan kişilerin, kusursuz olarak araçlarının onarımı boyunca uğradıkları zararların da giderilmesi gerekmektedir. Ayrıca Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında -aracın kullanılamadığının açık olduğu hallerde- araç kiralandığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmasına lüzum görülmeksizin, araç mahrumiyet zararının oluşacağı kabul edilmektedir:“Davacının ikame araç bedeli talebi mahkemece davacı tarafından araç kiraladığına dair belge sunulmaması nedeni ile reddedilmiş olup, bu süre ile ilgili araç kiraladığına dair belge sunulmasa da B.K.42 maddesi (50.madde) uyarınca hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan, bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir rapor almak suretiyle davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.” denilmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2017/1625 Esas 2018/1686 Karar sayılı ilamı) müvekkilinin aracında davalılardan ...’in tam kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde hasar görmesi ile oluşan değer kaybı ile aracın tamir ve onarım sürecinde kullanılamamasından kaynaklanan mahrumiyet zararının davalılardan tahsilini talep ettiklerini, müvekkilinin dava sonunda telafisi mümkün olmayan zararlara uğramaması için HMK 389-399 maddeleri gereğince davalıya ait 38 ... plaka sayılı araç üzerine “satışa engel ihtiyati tedbir” konulmasını talep ettiklerini, araç değer kaybı maddi tazminatı için 1.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketi açısından poliçe limiti sınırları dahilinde) müvekkile ödenmesine, aracın kullanılamamasından kaynaklanan mahrumiyet zararı tazminatı için 100,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, müvekkilinin dava sonunda telafisi mümkün olmayan zararlara uğramaması için davalıya ait 38 ... plaka sayılı araç üzerine “SATIŞA ENGEL İHTİYATİ TEDBİR” konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Dosya içerisinde bulunan anlaşmalı tutanağa göre 23.08.2023 tarihinde saat 00:30 da sürücü müvekkili ... sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracı ile sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 23.08.2023 günü meydana gelen trafik kazasında müvekkili araç sürücüsü ... asli kusurlu tayin edildiğini, bu kusur oranın kabul etmediklerini, davacı adına kayıtlı aracın sürücüsü ana yol üzerinde, trafiğin yoğun bir biçimde akmakta olduğu, yaya geçidi veya trafik ışıklarının bulunmadığı bir yerde kontrolsüz bir şekilde bilinmeyen bir sebepten dolayı aniden durması ve herhangi bir önlem almaması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, davacı tarafın, müvekkiline karşı kusur isnadında bulunduğunu ancak kazada tarafların kusur durumunu ve oranını belirtir bir rapor sunulmadığını, yalnızca kaza tespit tutanağı üzerinden kusur durumu değerlendirmesi yapılamayacaktır. Kaza tutanaklarından dahi olayın meydana gelişi doğrultusunda davacının kusurlu olduğu açıkça görülmektedir. Sunulan deliller arasında iddia dayanağı olarak bulunan kaza tespit tutanağı da incelendiğinde davacı tarafın tek ve ağır kusurlu hareketleri neticesinde zarar gördüğü açıkça ortadadır. Davacının herhangi bir önlem almaması sebebiyle kusurlu olduğunu, iş bu hususlar doğrultusunda her ne kadar kusurun %100 müvekkiline ait olduğu belirtilmiş olsa da kusura ilişkin alınacak rapor ile sabit olacağı üzere kusur oranlarının belirlenmesinde hata bulunduğunu, kusur oranını kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının adına kayıtlı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç ile müvekkilinin malik olduğu diğer müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki aracın karıştığı kazada kusur sadece müvekkile yüklenemeyeceğini, davayı kabul etmemekle beraber dava dilekçesinde talep edilen hasar onarım bedeli hatalı ve fazla hesaplandığını, dosyada görevlendirilecek uzman tarafından hasar eksper raporu, sunulan dekontlar ve faturalar birlikte değerlendirildiğinde gerçek bakiye hasar onarım bedeli açığa çıkacaktır. Ayrıca dosyadaki faturaların sahibi şirketlerin muhasebe ve finansman işletme defterinin bu faturalarla karşılaştırılması bedelin açığa çıkmasında yardımcı olacaktır. Araçta değişen parçaların fatura bedeli ve güncel rayiç bedellerinin karşılaştırılası gerektiğini, zira sunulan faturaların şişirilmiş ücretler olduğunu, müvekkili aleyhine açılmış olan iş bu davayı kabul etmemekle beraber, araçta gerçek değer kaybına uğrama durumunun tespiti gerektiğini, değer kaybı hesabında aracın onarımının nerede ve ne şekilde yapıldığı da önem arz etmekte olup, aracın yetkili bir serviste orijinal parçalar kullanılarak onarılmış olması durumunda araçta değer kaybı yaşanmadığı hatta davacıya ait araçtaki eskiyen ve yıpranan parçaların yenilenmesi nedeniyle araçta değer artışı meydana geleceğini, yine değer kaybından söz edilebilmesi için aracın ilk ve tek hasarı olması gerektiğini, araçtaki değer kaybının tespit edilebilmesi için aracın önceki hasarlarının da incelenmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, özellikle daha önce uğramış olduğu hasarlar ve kilometresi göz önünde bulundurularak; uygulanan onarım yöntemleri (onarılan, yenilenen ve boyanan parçalar) dikkate alınarak araç üzerinde oluşan hasarların hesaplanmasında değer kaybı talepleri aşağıda belirtilen şartlar çerçevesinde değerlendirilmesini, araçta meydana gelen değer kaybı zararının tespiti için bilirkişi tayini ile aracın yaşı, kilometresi, önceki hasar kaydı, hasar tutarı, değişen parçaları, hasarlı fotoğrafları, nerede ve ne şekilde onarıldığı dikkate alınarak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan Değer Kaybı Hesaplaması dikkate alınarak değerlendirme yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafça iddia edilen hak mahrumiyeti iddialarını da kabul etmediklerini, davacı tarafın aracında meydana gelen zarar sebebi ile hak mahrumiyeti yaşayacağı bir durum oluşmadığını, davacı taraf hak mahrumiyeti iddialarını somut delillerle ispat edemediğini, aracın daha önceden bir hasarı olup olmadığının, yapılan onarım işleminin müvekkilin karıştığı kaza sebebi ile mi olduğunun, davacı tarafın kaza dışındaki ihtiyaçları ve talepleri sebebi ile hak mahrumiyetinin süresinin uzayıp uzamadığının bilirkişiler marifeti ile tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplanırken hakkaniyete uygun şekilde “makul onarım süresi” dikkate alınmalıdır. Mahkemece, somut olarak aracın kaç günde onarıldığını değil, aracın ne kadar sürede onarılabileceğini dikkate alınmalıdır. Buna makul onarım süresi denir ve bu süre bilirkişi tarafından hesaplanmalıdır, davacı tarafından ikame olunan davada talep edilen alacağın varlığını gösterir herhangi bir belge sunulmadığını, davacı tarafından herhangi bir araç kiralama sözleşmesi sunulmamış olması sebebiyle dayanağı bulunmayan bir alacak iddiadan öteye geçemeyeceğini, davacının aracını tamir süresince kullanamadığından bahisle bir mahrumiyet bedeli talep edilmiş olsa da öncelikle ikame araç edinip edinmediği hususunun bilinmediğini, davacının uğramadığı bir zarara ilişkin taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerden ötürü öncelikle ZMMS sigortacısı olan ... A.Ş' den davacı taraf davacı adına kayıtlı olan ... poliçe numarasına sahip 38 ... plakalı araca ilişkin ikame araç bilgisinin sorulması gerektiği, ek olarak davacı tarafın varsa kasko sağlayıcısı şirket bilgilerinin edinilmesi ve bu kapsamda yine davacı yana ikame araç sağlanıp sağlanmadığı hususu aydınlatılmasını, davacı taraf kendi imkanları dahilinde araç kiralaması gerçekleştirdi ise alacak tutarının belirlenebilir olması nedeniyle taraflarca imzalanan kira sözleşmesi ve ödemeye ilişkin faturaların celp edilmesini, müvekkilleri aleyhine ikame olunan usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, başvurunun usule uygun yapılmadığını, müvekkili şirketin gerekli araştırmayı yapması kasten engellendiğini, HMK 114 vd uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki dava usulden reddedilmesini, kabul manasına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın müvekkili şirketten talebini netleştirmiş olmakla, talep edeceği tutarı belirlediğini, ancak davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki bir yararı olmayıp davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirkete sadece dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davacı yan, HMK m.121 gereğince diğer delil örneklerini tebliğ ettirmediğini, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılmasını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacıya ait aracın önceki hasar dosyalarının istenmesini talep ettiklerini, aha önceki kazalar dolayısıyla oluşan hasarların değişen parçalar üzerindeki etkisi değerlendirilmelidir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak 38 ... plaka sayılı aracın, davaya konu kaza öncesi ve sonrasındaki tüm hasar kayıtlarının celbini talep ettiklerini, zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı”nın belirlenebilmesi için aşağıdaki kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerektiğini, 38 ... plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiğini, aynı aracın aynı bölgeden almış olduğu hasar neticesinde, birden fazla kez değer kaybına uğraması mümkün olmadığından 38 ... plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi için başvuruya konu araca ilişkin kaza bilgilerinin Sigorta Bilgi Merkezi’nden sorulmasını talep ettiklerini, değer kaybı talebinin teminat dışı kaldığı hallerin mevcut olup olmadığının araştırılması, bu hallerin mevcut olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitine, adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının değer kaybı tazminatı talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın Yürülükte bulunan ve Resmi Gazete'de Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasına, dosyaya yürürlükteki 7327 sayılı kanunun uygulanmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, sayın mahkeme aksi kanaateyse dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, davanın reddini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Bilirkişi M. Müh. ...'dan alınan 09/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu, Raporun 2. Maddesinde belirtilen kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gece saatlerinde sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş ve araç hızını ayarlamamış, önündeki araçlar ile takip mesafesini sağlayamamış, sürüş güzergahında önündeki araca arkasından çarparak kaza olmasına neden olmuş, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle 38 ... plakalı araç sürücüsü ...' in meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU, Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtilen; 38 ... plakalı araç sürücüsü ...' nın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtilen; kazanın 38 ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle 38 ... plakalı araç sahibi ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 23.08.2023 olay tarihi itibarıyla aracın tamirinin ekonomik olduğu ve Araç Toplam Hasar Bedelinin yedek parça ve işçilik olmak üzere %20KDV dahil 50.922,02TL olduğu, Dava konusu araç için 23.08.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 50.984TL olduğu, değer kaybı ödemesi yapıldığına dair bir ödeme dekontunun görülmediği, Davaya konusu araç için 23.08.2023 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 7.500TL olduğu, tespit edildiği sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davalı tarafların ayrı ayrı bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin talep arttırım dilekçesi sunduğu, bir suret davalı taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı ... ve ... vekilinin Talep arttırım dilekçesine karşı itirazlarını sunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı taraf 28/03/2023 günü davalı ... ile sevk ve idaresindeki davalı ***e ait ve davalı sigorta şirketi nezdinden ZMMS poliçesi bulunan 38 ... plakalı aracın davacıya ait 38 ... plakalı araca arkadan çarpmak suretiyle, trafik kazasının meydana geldiğini araçlarında değer kaybı oluştuğunun ve ikame araç zararlarının bulunduğunu belirterek 1000 TL değer kaybı, 100 TL ikame araç zararı talep ettikleri görülmüştür. Sigorta poliçesi incelenmesinde, 38 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, trafik kayıtlarına göre ise malikin ise davalı ... olduğu, kaza tespit tutanağı uyarınca sürücüsünün ise davalı ... ve 38 ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır. KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde; Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan davacının davalı sigorta şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyladavacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiştir. -Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede, Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında, değer kaybı ve ikame araç konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca Kayseri ili Melikgazi ilçesinde sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile Aşık Veysel bulvarı istikametinden Mustafa Şimşek bulvarına seyri esnasında ... tramvay durağının ilerisinde aracının ön kısımları ile aynı istikamette seyir halinde olan ve önündeki trafik yoğunluğu nedeni ile yavaşlayan sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen iki taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası olayı gerçekleşmiştir. Sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu 52 ve 84/d ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 101, 107 ve 157/4 madde hükümlerinde yer alan asli kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal ettiği ve aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gece saatlerinde sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş ve araç hızını ayarlamamış, önündeki araçlar ile takip mesafesini sağlayamamış, sürüş güzergahında önündeki araca arkasından çarparak kaza olmasına neden olmuş, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamadığından %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. -İkame araç bedeline ait değerlendirmede; Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Davacının aracının 10 günde tamir edilebileceğinden günlük araç kira bedeli 750,00 TL kabul edilerek 7.500,00 TL bedel olduğu bilirkişi raporunun uygun olduğu görülmüştür. Ancak dava öncesi davacı tarafa 7.500,00 TL davalı Hikmet tarafından ödendiğinden ilgili talep reddedilmiştir. -Değer kaybına dair değerlendirmede; Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir. Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 50.984,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu anlaşılmıştır. -Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur. -Davalı Mustafa ve ...'in sorumluluğuna dair değerlendirmede; İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494) Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar. - Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketine davacının 30/01/2021 tarihindeki başvurusu dikkate alınarak 12/02/2024 tarihi temerrüt sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Diğer davalılar yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davacının davalılar aleyhindeki değer kaybı davasının kabulü ile, 50.984,00 TL değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, sigorta şirketi yönünden alacağı başvuru tarihi dikkate alınarak belirlenen 12/02/2024 tarihinden itibaren davalı ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 23/08/2023 tarihinde itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Davacının alacağı sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine, 3-Davacının ikame araç bedeline ilişkin davasının reddine, 4- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.482,71-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve ıslah harcı 853,60-TL 'nin mahsubu ile eksik 2.201,51-L harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 427,60-TL, peşin harç 427,60-TL, ıslah harcı 853,60- TL, 704,50-TL tedbir talebi harcı, tebligat, müzekkere ve posta gideri, bilirkişi ücreti 3.386,00-TL olmak üzere toplam 5.799,30-TL yargılama harç ve giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/12/2024 Katip *** E-imzalıdır Hakim *** E-imzalıdır