İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/423 E. 2023/1122 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/423
Karar No
2023/1122
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : *** Mahkememize açılan (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Kayseri 7. Noterliğinin 01/09/2016 tarih, ... yevmiye numaralı " ikamet amaçlı bina inşaatı" amaç ve konulu " adi ortaklık sözleşmesi" imzalanarak "... ve ort." adı altında ... vergi numarası ile adi ortaklık kurduklarını, söz konusu adi ortaklık kurulduktan sonra Kayseri 7. Noterliğinin 05/10/2016 tarih 31579 yevmiye numaralı ... ve ... ile adi ortaklık arasında " düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi" imzalandığını, yapılan sözleşme gereği yapılacak olan 12 adet daire ve 2 adet dükkandan 9 adet daire ve 2 adet dükkan ... ve Ort. Olan yükleniciye devredilmesinin kararlaştırıldığını, tarafların Kayseri 9. Noterliğinin 10/04/2018 tarih, 04711 yevmiye numaralı işlem ile söz konusu adi ortaklığı feshettiklerini, adi ortaklığın feshedilmesi ile birlikte arsa sahipleri ile ... ve Ortağı arasında imzalanan sözleşmenin ...'a devredildiğini ve taraflar arasında imzalanan 11/04/2018 tarihli fesih sözleşmesi gereği müvekkiline davalı tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan ortaklık haklarından vazgeçmek üzere Kayseri ili, Melikgazi İlçesi, Mimarsinan Mahallesi, 726 ada 2 parselde yapılacak olan Kasva GLT İnşaattan 2. Kattan olmak üzere 1 daire ve 30.000,00-TL verilmesinin taahhüt edildiğini, müvekkili adi ortaklık döneminde imzalanan 31579 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden davalının vermiş olduğu taahhütten dolayı sözleşmede belirtilen haklarından vazgeçmiş olması ve gerek adi ortaklığın son bulması gerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeni ile belediyeden sorun çıkmaması gerekse kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği tüm işlemlerin davalı ... tarafından yapılabilmesi için önceki sözleşmenin devamı niteliğinde davalı ... ile arsa sahipleri arasında yeniden Kayseri 1. Noterliğinin 11/05/2018 tarih ve *** yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın tarafları arasında imzalanan 11/04/2018 tarihli kat karşılığı inşaat yapımı fesih sözleşmesinden kaynaklanan 30.000,00-TL nakit para verme yükümlülüğünü yerine getirmesine karşın devretmesi gereken daireyi müvekkiline teslim etmediğini ve yapılan şifahi görüşmelerde taşınmazı devretmeyeceklerini bildirdiklerini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alamadıklarını, devri gerçekleştirilmesi gereken taşınmazın değerinin oldukça arttığını, işçi ve memur aylıklarındaki artışlar ve taşınmazın değerindeki artış gözetilerek taşınmazın değerinin tespit edilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle davalının mevcut mal varlığının üzerine satışın önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği müvekkiline devredilmesi gereken Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Mimarsinan Mahallesi 726 ada 2 parselde yapılacak Kasva GLT inşaattan 2. Kattaki dairenin denkleştirici adalet ilkesi gereği dava tarihindeki güncel piyasa rayiç değerinin hesaplanarak bu bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının usule aykırı olduğunu, görevsizlik kararı verilerek dosyanını Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, husumet, derdestlik, yetki, takas ve mahsup, zaman aşımı defi, hak düşürücü süre ve dava şartlarının yokluğu nedeni ile davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında 01/09/2016 tarihli adi ortaklık sözleşmesi gereğince adi ortaklık kurulduğunu, 05/10/2016 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında ise arsa sahipleri ile adi ortaklık arasında yapılan sözleşme ile yapılacak binadan ...'a 5. Kat GD, 5. Kat GB cepheli 2 adet daire ve ...'e 4. Kat GD cepheli 1 daire olmak üzere toplamda 3 adet daire verilmesinin taahhüt edildiğini, 10/04/2018 tarihli Kayseri 9. Noterliğinin 04711 yevmiye numaralı fesihnamesi ile adi ortaklığını feshedildiğini, fesihnamede "bu adi ortaklık sözleşmesi nedeni ile birbirimizden talep edilecek hiçbir hak ve alacağımızın olmadığını ve birbirimizi tamamen ibra ettiğimizi, bu sözleşmesi tüm hüküm ve sonuçları ile fesih ettiğimizi beyan ve kabul ederiz" şeklindeki ibare kapsamında davacı tarafın müvekkilini ibra ettiğini, müvekkilinden hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını açıkça belirttiğini, davanın tamamen kötü niyetle açıldığını, işbu davanın temeli olarak gösterilen 11/04/2018 tarihli kat karşılığı inşaat yapımı fesih sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşımadığını, sözleşmede arsa sahiplerinden ...'in imzasının yer almadığını, davacı tarafın bu sözleşme temelinde hak iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını ve dürüstlük kuralların aykırı olduğunu, adi ortaklığın fesih tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği inşaatın yapımına henüz başlanılmadığını ve davacı tarafça inşaatın yapımı için herhangi bir katkıda bulunulmadığını, buna rağmen müvekilinden haklarından vazgeçtiği gerekçesi ile hak talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, 22/09/2020 tarihli ve 16/09/2020 tarihli ibranamelerde fesihnameden kaynaklı olarak ...'ın herhangi bir alacağının bulunmadığının açıkça imza altına alındığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle görevsizlik kararı verilmesine ve davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini, dava konusu alacağın zaman aşımına uğramış olması nedeni ile davanın usulden reddine, mahkemece aksi kanaate varılması halinde haksız ve mesnetsiz davanın tüm talepleri yönünden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davacıya devredilmesi gereken taşınmazın dava tarihindeki güncel piyasa rayiç değerinin tahsili talebine ilişkindir. TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır. Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Kayseri - Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 16/05/2023 tarihli *** sayılı cevabı yazısında; davacı ...'ın 13/04/2018 tarihinde işi terk ettiği, mükellefiyeti süresince bilanço esasına göre defter tutan birinci sınıf tüccar olduğunun bildirildiği görüldü. Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 10/05/2023 tarih 45417 sayılı cevabi yazısında: 276.500.940.36 T.C. kimlik numaralı davalı ...'ın gayri safi iş hasılatı yönünden 1. sınıf tüccar olduğunun bildirildiği görüldü. Vergi dairesinin cevabi yazısından anlaşıldığı üzere; davacı ...'ın dava tarihi itibariyle tacir olmadığı her ne kadar vergi yükümlüsü olduğu dönemde bilanço usulüne göre defter tutsa da dava tarihi itibariyle mükellef olmadığı ve dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmektedir. TTK'nın 5. maddesine göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığından, mahkememizin görevi içine girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevlidir. HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir. Yukarıda açıklandığı üzere, davanın mutlak ticari dava olarak sayılan davalardan olmadığı, davacı tarafın dava tarihi itibariyle tacir olmaması sebebiyle nispi ticari davalardan da olmadığı, bu nedenle mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliği nedeni ile, HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2023 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/423, K. 2023/1122, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-423-e-2023-1122-k-90bf0fdb8ea7