İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/390 E. 2024/332 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/390
Karar No
2024/332
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (kooperatif aidat borcundan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, müvekkili kooperatifle, sabit fiyat ve peşin ödeme sistemi bulunmadığını, müvekkili kooperatifte, daha önceden hiçbir şekilde kesin hesap maliyeti çıkarılmadığını, müvekkili kooperatifin 26/02/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulu toplantısının aidatların görüşülmesi başlıklı 5. maddesinde, 120 m² konut alan/ alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 280.000,00-TL'na; 150 m² konut alan/ alacak üyelerin ortaklık ödemelerinin 300.000,00-TL'na eşitlenmesine ve kalan bakiyenin 31/03/2023 tarihine kadar aynı genel kurulda kararlaştırılan şekilde yapılandırılmaması halinde tamamının muaccel olacağının kararlaştırıldığını, davalının kendisine verilen süre içerisinde bakiye borcunu ödemediğini, genel kurulun öngördüğü şekilde borcunu yapılandırmadığını, belirterek davalının bakiye borcunun muaccel olduğunu, davalı hakkında, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, genel kurulun eşitleme kararı nedeniyle kalan bakiye borcunun tahsili için icra takibi başlatıldığını, ancak kendisinin buna itiraz ettiğini, 17/04/2023 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinden de bir sonuç alınamadığını belirterek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu kooperatif üyeliğinin 2002 ve 2010 yılları arasında devam ettiğini, bu süreç içerisinde yapmış olduğu aidat veyahut toplu peşin ödemelerini İş Bankası vasıtası ile yaptığını, ilgili dönemde kooperatifçe çıkartılan tutarın yine söz konusu bu banka aracılığı ile toplu olarak ödeyerek dairenin mülkiyetini kendi üzerine aldığını, kooperatifin 1 yıl önce de benzer sebeplere dayanarak müvekkilden haksız yere para talebinde bulunduğunu ancak bu talebin hukuka uygun olmadığını belirterek maddi açıdan yönetim kurulunca ibra edilen ve borcunun kalmadığına ilişkin hüküm doğuran yönetim kurulu kararları gereğince müvekkilinin davacı kooperatife hiçbir surette borcunun olmadığını belirterek davanın reddine, borcun %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; kooperatife ait genel kurul kararları ile tüm defter ve kayıtlara, davalının üyelik dosyasına, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına, Kayseri Arabuluculuk Bürosu’nun ... Büro numaralı arabuluculuk son tutanağına ve bilirkişi incelemesine delil olarak delil olarak dayanılmıştır. Davalı tarafça; kooperatif ve üye kayıt belgelerine, tapu kayıtlarına ve Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasın delil olarak dayanılmıştır. Kayseri Valiliği Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı kooperatifin tadilatlarıyla birlikte ana sözleşmesinin, tüm genel kurul kararlarının ve hazirun cetvelinin okunaklı ve tasdikli suretlerinin istenmiş ve davacı kooperatifin güncel kayıtlı adresi sorulmuştur. 03/05/2023 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir. Davacı kooperatife müzekkere yazılarak; davalının kooperatif üyelik dosyasının örneğinin ve davalının üyeliği nedeniyle yaptığı ödemeleri, borçlarını gösterir hesap dökümlerinin gönderilmesi, davalının sabit fiyatlı peşin ödemeli kooperatif ortağı olup olmadığı, kooperatifin böyle bir uygulamasının bulunup bulunmadığının bildirilerek varsa buna ilişkin kayıt, karar ve belge örneklerinin gönderilmesi, 26/02/2023 tarihli genel kurul kararının ve hazirun cetveli örneklerinin gönderilmesi, kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekmesi halinde kooperatif defter ve kayıtlarının bilirkişinin incelemesine hazır edileceği açık adresin ve bu adreste defter ve kayıtları bilirkişinin incelemesine sunacak yetkilinin adı ve soyadı ile telefon numarasının bildirilmesi istenilmiştir. 26/07/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Kocasinan Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kocasinan İlçesi, Sümer Mahallesi, 4165 Ada, 2 Parsel, 8 Bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davacı kooperatiften itibaren tedavüllü ve takyidatlı tapu kayıt örneğinin ve ipotek tesisine ilişkin kayıt, sözleşme, senet ve belge örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 11/10/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kocasinan Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kocasinan İlçesi, Sümer Mahallesi, 4164 ada, 2 parsel, 13 bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davacı kooperatiften itibaren tedavüllü ve takyidatlı tapu kayıt örneğinin, ipotek tesisine ilişkin kayıt, sözleşme, senet ve belge örneklerinin ivedi olarak gönderilmesi istenilmiştir. 27/12/2023 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir. Türkiye İş Bankası Sahabiye Şubesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı ...'ın 2010 yılında bankanız Kayseri Sahabiye Şubesi'nden konut kredisi kullanması nedeniyle, ilgili kredi sözleşmesi, kullandırılan kredilere ve ipotek tesisine ilişkin kayıt ve belge örnekleri istenilmiştir. 01/03/2024 tarihli yazı ile istenilen belgeler gönderilmiştir. İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir mali müşavir/muhasebeci bilirkişiye tevdine, Bilirkişiye HMK'nun 268. maddesi gereği davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası, kooperatif ana sözleşmesi, tüm genel kurul kararları, toplanan deliller ve kooperatif defter ve kayıtları incelenmek suretiyle davalının dava tarihinde ve halen kooperatif üyesi olup olmadığı, üye ise sabit fiyatlı peşin ödemeli üye mi yoksa normal statülü üye mi olduğu, bu yönde alınmış bir genel kurul kararı veya yönetim kurulu kararı bulunup bulunmadığı, davacı kooperatifin peşin bedelli üye uygulaması bulunup bulunmadığı, takibe konu edilen 26/02/2023 tarihli genel kurulun 5 numaralı gündem maddesi uyarınca takip tarihi ve dava tarihi itibarıyla davacı kooperatifin davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının ayrı ayrı hesap ve tespit edilmesi, takip tarihinden dava tarihine kadar olan dönemde ve dava tarihinden sonra uyuşmazlık konusu alacakla ilgili yapılmış tahsilatlar olup olmadığı konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/02/2024 tarihli raporda özetle; "Davacı S. S. ... Konut Yapı Kooperatifi'nin e-defter mükellefi olduğu, 2023 yılı ve deyamında ticari defterlerinin noter tasdiklerinin zamanında yapılmış, e-defter beratlarının zamanında alındığı, tutulması zorunlu ticari defterlerin 6102 sayılı TTK ve VUK açısından usulüne uygun tutulmuş olduğu ve kayıtları birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davacı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; 131.16 cari hesapta takip edilen davalı ...'ın 2023 yılı kayıtlarına istinaden 187.700,00-TL borçlu olduğunun tespit edildiği" belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, inşaat finansman gideri alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatı talebinden ibarettir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesine göre ihtilaf ticari niteliktedir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibariyle 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır. Taraflar arasında uyuşmazlık, davalının halen davacı kooperatifin ortağı olup olmadığı, davalının davacı kooperatifin peşin bedelli ortağı olup olmadığı, davalının davacı kooperatif yönetimlerince ibra edilip edilmediği, takibe konu nedenlerle davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki itirazlarının haklı olup olmadığı, bu itirazlarının iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar ve kötü niyet tazminatının koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava, İİK'nun 67. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süre içinde açılmıştır. İtiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle öğrenmenin dava tarihinde gerçekleştiği kabul edilmiştir. Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. *** K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra, kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmü kabul edilmiştir. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/0122024 tarihli raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme üzerine düzenlenen bilirkişi raporuna göre davalının, davacı kooperatifin peşin bedelli ortağı olmadığı, normal statülü kooperatif ortağı olduğu tespit edilmiştir. Davaya ve takibe konu edilen ara ödeme alacağının, davacı kooperatifin 26/02/2023 tarihli genel kurul toplantısında kararlaştırılmıştır. Davacı kooperatif tarafından başlatılan icra takibinin anılan genel kurul toplantısında alınan ara ödeme kararına dayanılmaktadır. Esasen genel kurulda alınan kararlar ve kararların geçerliliği tartışma konusu olmayıp takibe konu ara (ek) ödeme alacağının belirlendiği genel kurul toplantısında alınan kararların geçersizliği yahut iptali yönünde açılmış bir dava da bulunmadığı anlaşılmıştır. Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler. Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Somut olayda; kooperatif ana sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin ve kur'a çekimine ilişkin maddelerinde kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre %10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin bu maddelerindeki düzenlemeler Kooperatifler Kanunu'nda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarihli, *** Karar sayılı kararı) 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, "Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Yukarıda alıntılanan emsal Yargıtay kararında da belirtildiği gibi; taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmamaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 13/11/2019 tarihli *** K içtihadı da "kooperatif üyesi, kooperatiften edindiği, taşınmazı iade etmeden istifa etmesi halinde, istifadan önce veya sonra olmasına bakılmaksızın inşaat maliyetine ilişkin aidatlardan sorumludur." şeklindedir. Yine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın *** K. sayılı dosyalarında da uyuşmazlık genel kurul kararından ve alacaktan doğmakta olup, yerel mahkemelerce davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiş ve bu kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda davalının davacı kooperatife 187.700,00-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalının normal statülü kooperatif üyesi olduğu, davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı ara (ek) ödeme alacağını talep edebileceği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı kooperatifin davalıdan ara (ek) ödeme alacağının 187.700,00-TL olduğu anlaşılmış olmakla; davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile 187.700,00-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 187.700,00-TL asıl alacağa aylık %1,5 oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun ***Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce hükmedilen alacak, kooperatif genel kurul kararları ile belli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davanın kabulüne karar verildiği, davacının icra takibinde kötüniyetli olmadığı nedeniyle koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki İTİRAZININ İPTALİ ile 187.700,00-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin DEVAMINA, 2-Takip tarihinden tahsil tarihine kadar 187.700,00-TL asıl alacağa aylık %1,5 oranında temerrüt faizi işletilmesine, 3-İtirazın iptaline karar verilen 187.700,00-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 12.821,78-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 2.269,22-TL peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 10.552,56-TL karar ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 179,90-TL, peşin harç 2.269,22-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 70,00-TL e-tebligat gideri, 58,00-TL tebligat gideri, 6,50-TL KEP masrafı, 28,00-TL müzekkere masrafı ve 1.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.662,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.032,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 12-Kararın kesinleşmesinden sonra davacı kooperatif tarafından sunulan belge asıllarının davacı kooperatife iadesine, 13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2024 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/390, K. 2024/332, T. 25.03.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-390-e-2024-332-k-8b1818b12d5a