İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/465 E. 2023/1132 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/465
- Karar No
- 2023/1132
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- *** VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- *** DAVA : Tazminat (Değer Kaybı) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 38 ... plakalı araçta, 50 ... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasar meydana geldiğini, aracın onarım maliyetinin 15.197,07 TL olduğunu, muadillerine göre 20.000,00 TL değer kaybettiğini, değer kaybı ödemesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ödeme yapılmaması nedeniyle arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, burada da anlaşma sağlanamadığı ileri sürerek şimdilik 2.500,00 TL tutarında değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sorumluluğunun teminat limitleri ile sınırlı olduğunu ve sigortalının kusuru oranında gerçek zararın tespitinin esas olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı için ödeme yapılamadığını, müvekkili şirket tarafından sigortalının kusuru oranında 17.932,55 TL, hasar ödemesi yapıldığını, kusur oranının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, değer kaybı hesaplamasının ZMMS Genel Şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine, yargılama giderle belirtilerek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen yasal 2 haftalık kesin süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı tarafın HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı tespit edilmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 10/11/022 tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ...'ın mahkememize sunmuş olduğu *** tarihli bilirkişi raporunda özetle; 50 ... plakalı araç sürücüsü ...'ın KTK'nın 67. Maddesinde belirtilen kuralları ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiğini, 38 ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun kazaya etken kural ihlalinde bulunmadığını, 38 ... plakalı aracın değer kaybının 5.000,00 TL olduğunu mahkememize bildirmiştir. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 13/09/2023 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ettiğini mahkememize bildirmiş ve gerekli ıslah harcını yatırdığına dair sayman mutemet alındısı evrakını mahkememize ibraz etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/03/2021 günü davalı ...'a ait ve sevk ve idaresindeki davalı sigorta nezdinde ZMSS poliçesi bulunan 50 ... plakalı aracın kendisine ait 38 ... plakalı araç ile kazaya karıştığını, araçlarında değer kaybı zararı oluştuğundan bahisle alacak talep ettiği görülmüştür. Sigorta poliçesi incelenmesinde, 50 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, trafik kayıtlarına göre ise malikin ise davalı ... olduğu ve 38 ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketine KTK'nun 97. Maddesi uyarınca başvuru olmadığından bahisle itirazda bulunduğu görülmüş olup dosya içerisinde sunulan kayıtlarda davacının başvurusu bulunduğu anlaşılmakla bu yöndeki itiraz ön inceleme duruşmasının 1 nolu ara kararı ile reddedilmiştir. Kaza tespit tutanağı uyarınca, kazanın 06/03/2021 tarihinde olduğu, işbu davanın ise 01/06/2022 tarihinde açıldığı ve 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, davalının bu yöndeki itirazı ön inceleme duruşmasının 1 nolu ara kararı ile reddedilmiştir. Davalının kısmi dava açılamayacağına ilişkin itirazının incelenmesinde, HMK'nun 109. Maddesi uyarınca kısmi dava açılmasında herhangi bir yasal engel bulunmadığından bu yöndeki itirazı reddedilmiştir. -Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede, Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında rapor alınmıştır. Anılan raporun incelenmesinde; 50 ... plakalı aracın depo garajından ana yola çıkarken davacıya ait ana yolda seyir halindeki araca çarptığı ve bu nedenle tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. -Değer kaybına dair değerlendirmede; Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir. Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 5.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu, anlaşılmıştır. -Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve *** Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur. -Davalı ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede; İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. ***) Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve haksız fiil hükümleri çerçevesinde zarardan sorumludurlar. - Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketine yapmış olduğu 25/02/2022 tarihli başvuru dikkate alınarak 10/03/2022 tarihi temerrüt sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Davalı gerçek kişi yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan araç ticari araç olduğundan ticari avans faize hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davacının davasının kabulü ile; 5.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilemesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa davalı ... yönünden kaza tarihi olan 06/03/2021 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 10/03/2022 tarihinden itibaren itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, davacının sigorta şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanması isteminin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 341,55 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 42,69 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 123,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 218,16 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı ve 42,69 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 204,09 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan, posta, müzekkere, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.449,35 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 7-AAÜT'ye göre hesap edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/12/2023 Katip *** ¸e-imzalı Hakim*** ¸e-imzalı *5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*