Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/32 E. 2024/183 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/32
Karar No
2024/183
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/32 KARAR NO : 2024/183 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 02/11/2023 NUMARASI : 2023/959 Esas (Derdest) TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 02/10/2023 BAM KARAR TARİHİ : 01/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/02/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/11/2023 tarihli, 2023/959 Esas (derdest) sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: TALEP : İhtiyati Tedbir Talep Eden (Davacı) vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı ... Şirketi'nin ortağı olup, diğer ortaklarının ise dava dışı ..., ..., ... olduğunu, müvekkili ile diğer ortakların babalarının bir, annelerinin ayrı olduğunu, müvekkilinin annesinin farklı olması nedeniyle diğer ortaklar tarafından dışlandığını, 2015 yılından itibaren şirket ile ilgili bilgilerin kardeşleri tarafından verilmediğini, şirket yönetimini elinde bulunduran diğer ortaklar tarafından; şirket yönetiminde sergilenen tutum, yanlış ve isabetsiz kararlar nedeniyle, ticari anlamda ciddi bir performans kaybı ve maddi sıkıntı yaşandığını, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında şirketin mallarını kaçırmak amacıyla çeşitli işlemler yapıldığını bildirerek, şirket adına kayıtlı taşınmazlar ile ... plakalı tır, ... plakalı kamyonun üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "...Davacının amacının şirket ortaklığından çıkmak olduğu, davalı şirkete ait mal varlığının dava konusu olmadığı, davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, uyuşmazlık konusunun tedbiri istenen mallara ilişkin olmadığı, yani ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşmediği .." gerekçesiyle "... ihtiyati tedbir talebinin reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati Tedbir Talep Eden ( davacı ) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tedbire konu edilen taşınmazların ve araçların davalı şirket adına kayıtlı olup söz konusu taşınmazların veya araçların devredilmesi halinde şirket mal varlığında azalma söz konusu olacağını, bu durumda davacının, şirket esas sermaye payının gerçek değerinde ve ayrılma akçesini alamamasının gündeme gelebileceğini, davacının zarara uğramaması için davalı şirketin mevcut taşınmaz ve araçları üzerine ihtiyadi tedbir konulması gerekirken, ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, ihtiyati tedbirin reddi ara kararının kaldırılarak, davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların ve araçların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi ve taşınmazlara yük getirici işlemlerin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararın karar verilmesini belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; karar ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/1. maddesinde, ihtiyati tedbirin dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edileceği, aynı yasanın 390/3. fıkrasında ise, tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Mevcut düzenlemeler ve yukarıdaki açıklamalar karşısında somut olaya gelindiğinde, işbu dava davalı anonim şirketin ortağı olan davacının haklı sebebe dayalı olarak anonim şirketin feshi, mümkün olmadığı takdirde anonim şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payı tahsili istemine yöneliktir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. Mevcut düzenlemeler karşısında somut olaya gelindiğinde, ihtiyati tedbir talep eden davacı yan davalı şirketin aktifinde kayıtlı bulunan taşınır ve taşınmaz varlıklar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesi gereğince davacının ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık olarak ispata elverişli deliller sunması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, tedbir talebine konu taşınır ve taşınmazlar ile hak ve alacakların uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından talep tarihi iitibariyle, anonim şirketten haklı sebeple çıkma ve çıkma payının tahsili istemli dava dilekçesindeki iddialara dair haklı sebebin varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunu sağlayan herhangi bir bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Hal böyle olunca, mahkemece yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararında usul ve yasaya aykırı bir durum görülmediğinden ihtiyati tedbir- talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 427,60- TL harçtan, başlangıçta alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL istinaf karar harcının ihtiyati tedbir talep eden/ davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden/davacıdan alınan 738,00TL istinaf kanun yolu başvuru harcının Hazineye gelir olarak kaydına, 4-İhtiyati tedbir talep eden/davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden 01/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/32, K. 2024/183, T. 01.02.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2024-32-e-2024-183-k-c9f5c7ec96d9