İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/601 E. 2024/676 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/601
- Karar No
- 2024/676
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/601 Esas KARAR NO : 2024/676 DAVA : Şirketin Haklı Sebep Nedeniyle TTK'nun 636(3) Maddesi Uyarınca Feshi ve Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 09/08/2023 Birleşen İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/701 Esas Sayılı Dosyasında DAVA : Şirketin Haklı Sebep Nedeniyle TTK'nun 636(3) Maddesi Uyarınca Feshi ve Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 09/08/2023 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan asıl dava dosyasında Şirketin Haklı Sebep Nedeniyle TTK'nun 636(3) Maddesi Uyarınca Feshi ve Tasfiyesi ve birleşen dava dosyasındaki Ş Şirketin Haklı Sebep Nedeniyle TTK'nun 636(3) Maddesi Uyarınca Feshi ve Tasfiyesi davaların yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Asıl dosya davacısı ... vekili asıl dava dosyasındaki dava dilekçesinde; müvekkili ile diğer ortak ...'ın... Gıda Turizm Ticaret ve Ltd. Şirketinin yarı paylı ortakları olduklarını, şirketin günlük giderlerinin yanı sıra müvekkilinin şirket giderleri için dükkana mal almak için kendine ait bireysel ve ticari vadesiz hesapları ile kredi kartlarını kullandığını, bireysel ve ticari krediler çektiğini ve şirket için kullanılan kredi kartlarının ödemelerinin bu kredilerle gerçekleştirdiğini, şirketin banka hesaplarındaki ödemelerin de müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin, işletme için yaptığı harcamalar nedeniyle bankalara yaklaşık 450.000-TL borcu bulunduğunu, peyder pey borcunu tek başına ödediğini, davalı şirket için yaptığı harcamaların karşılığında kar elde edemediğini, borca batık duruma düştüğünü, bankalar nezdinde profilinin olumsuz etkilendiğini ve ticari itibarının zedelendiğini, ekonomik yönetimin düzensiz olmasından şikayetçi olan müvekkilinin, şirket harcamalarını gösteren banka kayıtlarını muhasebe defterine kaydedilmek üzere şirket muhasebecisine verdiğini, muhasebeciden diğer ortağın yaptığı harcamaların da kendisinden istenilip kaydedilmesini istediğini, şirket muhasebecisinin, müvekkilinin vermiş olduğu kayıtları 3-4 ay sonra muhasebe defterlerine işlediğini, bununla birlikte diğer ortağın yaptığı harcamalara ilişkin kayıtların 5-6 ay boyunca diğer ortak tarafından muhasebeciye verilmediğini, diğer ortağın müvekkilini maddi zarara uğratmak istediğini, TTK'nun ortakların, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunmalarını yasakladığını, Kanunun 613/2. maddesinde şirkete karşı, onu engelleyecek, kötüleyecek, güç duruma düşürecek, yatırımlara etki yapacak her çeşit davranışın TTK'nun 613/2 maddesinde düzenlenen yükümlülük kapsamında olduğunu, şirketin diğer ortağının müvekkilinin payına düşen gelirleri vermemeye, ödemeleri sürekli olarak müvekkilinin üzerinden ve ona ait kartlarla yapmaya ve kasada sürekli farklı insanlar görevlendirmeye başladığından zamanla müvekkili ile diğer ortak arasında anlaşmazlıklar yaşanmaya başladığını, müvekkilinin 01.02.2023 tarihinden sonra işletmeye gidemediğini, diğer ortağın tüm huzur ve sükununu bozduğunu, bununla kalmayarak iftiralar atmaya başladığını, müvekkilinin kasadan para çaldığını ve bu paralarla kendisine ...'da başka bir işletmeyi devraldığını iddia ettiğini, bu işletmenin adının... Market olduğunu, oysa müvekkilinin o tarihlerde boşanmadan sonra açılan katkı payı alacağına ilişkin eski eşi ... ...ye karşı davasının devam ettiğini, bu davanın konusu arasında ...'in işletmekte olduğu ve semerelerinden yararlandığı... Market'in bulunduğunu, zaten... Market'in çok uzun yıllardır faaliyette olan bir market olup, müvekkilinin eski eşi ... ile anlaştığını, dava konusu olan Menderes ve Bornova ilçelerinde bulunan taşınmazlardaki hakkından, ...'in ise... Market üzerinde bulunan hakkından feragat ettiğini, ...'ya bu işletmeyi teslim ettiğini, daha sonra da bu davadan feragat edildiğini, TTK'nun 614 (1) maddesi uyarınca, müvekkilinin şirket ortağı ve müdürü olarak şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi sahibi olma yetkisi bulunmasına rağmen müvekkilinin adeta yok sayılarak şirket yönetimine devam edildiğini, bu sebeplerle işletme kasasının dengesinin bozulduğunu, ...'ın işletmenin mali durumu hakkında verilmesi gerekli ve zorunlu bilgileri müvekkiline vermediğini, bununla birlikte, işletmenin çoğunluğa yönelik yükünü müvekkilinin karşıladığını, ...'ın ortakların tuttuğu hesap defterinde gelir-gider kayıtları, kasadan alınan paralar, yapılan ödemeler yer almasına ve kendisi her durumdan haberdar olmasına rağmen 10.03.2023 tarihinde müvekkile ihtarname göndererek dayanaksız ve delilsiz bir şekilde müvekkilini kasadan para çalmakla itham ettiğini, çalışma ortamının ciddiyetsiz bir hal aldığını, ...'ın market işletmesinin mesai saatleri içinde çok sayıda arkadaşını işletmede ağırladığını, arkadaşları ile işletme içerisinde alkol kullandıklarını, yaşanan bu olumsuz gidişat üzerine müvekkilinin söz konusu şirketi taraflardan birinin diğerinin hissesini alarak veya şirketi üçüncü bir kişiye devrederek sonlandırmak istediğini, bu isteminin diğer ortak tarafından olumlu karşılanmadığını, zorunlu arabulucuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, şirketin veya müvekkilin bir zarara uğrayıp uğramadığının tespiti ile diğer ortağın sorumluluğunun ve varsa tazmin etmesi gereken zararın ortaya konulması gerektiğini, yaşadığı olumsuzlukların müvekkilini maddi ve manevi anlamda telafisi güç olacak şekilde yıprattığını, şirket sözleşmesinde sona erme sebepleri öngörülmediğini, ortakların şirketin tasfiyesi için bir kararda uzlaşamadıklarını, bu nedenle şirketin haklı sebeple feshini istemenin gerektiğini, müvekkilinin yaşadıklarının sonucu olarak diğer şirket ortağına karşı güveninin kalmadığını, şirketin devamını ve amacının gerçekleştirilmesinin bu şartlarda mümkün olmadığını, şirketin haklı sebeple feshinin öncelikli talepleri olmakla birlikte, bu talebin yerinde görülmemesi halinde fesih yerine ortaklık devam etmeyecek şekilde başkaca önlem alınmasına karar verilmesi talep ettiklerini bildirmiş, stok sayımı yapılmasına ve demirbaşların tespit edilmesine ve şirkete kayyım atanmasına, şirketin feshine, aksi halde ortaklık devam etmeyecek şekilde başkaca bir önlem alınmasına, ortaklık payının ödenerek çıkma yahut çıkarılma kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davacısı ... vekili, birleşen dava dosyasındaki dava dilekçesinde; müvekkili ile diğer ortak ... tarafından kurulan davalı şirketin 22.04.2021 tarihinde ticari faaliyetine başladığını, her iki ortağın paylarının eşit olup, aksi karar alınıncaya kadar şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili olduklarını, ...'nin ticari faaliyet kolunda deneyim sahibi olması ve müvekkilinin ilk ticari faaliyeti olmasının ortaklığın kurulmasında büyük etken olduğunu, her bir ortağın 150.000-TL olmak üzere 300.000-TL nakdi parayı bu iş için harcadıklarını, müvekkilinin ailesinden destek alarak ...'nin banka kredisi kullanmak suretiyle 150.000-TL'yi temin edebildiklerini, ortaklar arasındaki ilk problemin ...'nin sevgilisinin bir süre yardım ediyorum diyerek dükkana ve kasaya baktığı dönemde yaşandığını, müvekkilinin ...'nin sevgilisi olan...... isimli şahsın yardım ettiği günlerde kasada ve ürünlerde eksik çıktığının farkına varması üzerine kamera kayıtlarını incelediğini ve bu kişinin kasadan aldığı paraları avucuna gizlemek suretiyle cebine koyduğunu gördüğünü, aynı hareketin başka zaman dilimlerinde de gerçekleştiğini gören davacının, ...'ye haber verdiğini ve... ...i savcılığa şikayet edeceğini bildirdiğini, ...'nin sevgilisinin gerçekleştirdiği suça konu eylemi kabul ederek "evet yapmış, sakın şikayetçi olma beni kaybedersin" diyerek müvekkiline engel olduğunu, zararı karşılayacağını söylese de şirket zararını karşılamadığını, bir süre sonra ortak ...'nin eski eşiyle devam eden mal rejimi davası neticesinde eski işletmesi... Market'in tüm haklarına yeniden kavuştuğunu bildirerek 14 Şubat 2023 tarihinde işi bıraktığını, şirketin yönetim işleri ile bizzat ve doğrudan ilgilenen ...'nin mevcut mal stoğuna ilişkin sayım, döküm ile şirketin alacakları ve borcuna ilişkin bilgilendirmeleri yapmadan derhal işi bırakmış olmasının müvekkilini oldukça zor durumda bıraktığını, kısa bir süre sonra ... ortaklıktan çıkmak için müvekkilinden 450.000-TL nakit para ödemesini yoksa ortaklıktan ayrılmayacağını bildirdiğini, müvekkilinin depoda mal olmadığını, sayım döküm işlemlerinin yapılabilmesi için fatura, bilgi ve belgelerin muhasebeciye ulaştırılmamış olduğunu öğrendiğini, elinde ... tarafından onun el yazısı ile doldurulmuş bakkal defteri dışında hiçbir verinin bulunmadığını ve 450.000-TL'nin neye istinaden istendiğini ortaklıktan ayrılmayı bizzat kendisi istediği halde davacıyı neden bu kadar sıkıştırdığını anlayamadığını dile getirdiğini, müvekkilinin müşteri ve çalışanlar ile ilgilenip, borçlanma, muhasebe ve yönetim işlerine karışmayarak ve ortağı ile iş bölümü yaptıklarını düşünerek iyi niyetinin ve ortağına duyduğu güven duygusunun kurbanı olduğunu, ...'nin depodan mal götürüp götürmediğini, kasadan para alıp almadığını anlayabilmek için şirket kameraları üzerinde inceleme yaptırmak istemiş ise de şirket kamera kayıtlarının 14 Şubat 2023 tarihinden öncesinin tamamı ile silindiğini gördüğünü, bunun üzerine 10 Mart 2023 tarihli ihtarname keşide ederek haberi olmadan şirket kasasından alınan nakit paraların, şirket hesaplarından yapılan şahsi kredi ödemelerinin ve diğer şahsi harcamaların olduğunun anlaşıldığı, 16.04.2021 tarihinden itibaren şirket kasasından ve hesaplarından ne tutarda şahsi harcama yapıldığının bildirilmesi, bilgi ve belgelerin, dekont ve hesap dökümanlarının sunulmasını ...'den talep etmiş ise de, ihtarnameye cevap verilmediğini, tarafların ortak arkadaşlarının yapmış olduğu aracılık ve sulh trafiği neticesinde ...'nin şirkete ait bir kısım fatura ve belgeleri muhasebeciye verdiğini ancak banka dökümanlarını vakit bulamadığı için çıkartamadığını en kısa sürede hesap dökümlerini de ileteceğini bildirdiğini, müvekkilinin adil bir şekilde taraflar arasında anlaşma sağlanacağını ve ortaklığın güzellikle sonlanacağını düşünmüş ise de ...'nin yine sulh ortamını bozan eylemlerinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin hiç istemese de ...'nin kuzenini işe alması için müvekkiline baskı yaptığını ve ilişkilerin daha fazla gerilmemesi adına ...'nin kuzeni ...'nın deneme süreli olarak dükkanda çalışmaya gelebileceğini ifade ettiğini, ...'nın işe başlamasından yalnızca birkaç hafta sonra dükkandan sigara, alkol ve kasadan para çaldığını, şahsın hırsızlık eylemini gözler önüne seren kamera kayıtları sayesinde ertesi gün çaldığı bir kısım malları dükkana iade etmesinin sağlandığını, müvekkilinin şikayeti üzerine ...'nın müvekkilini iş yerini dağıtmak ve kendisine zarar vermekle tehdit ettiğini, bu nedenle İzmir ... Aile Mahkemesi'nin... Değişik İş sayılı dosyası ile koruma kararı alındığını, müvekkilinin ortağına kuzeninin dükkandan mal çaldığını, sabıkası kabarık olduğunu söylemesine karşın ...'nin "aaa haberim yoktu" diyerek güya şaşırdığını, davacının, ortaklığın, ...'nin istediği gibi 450.000-TL ödenmesi suretiyle sonlandırmadığı takdirde kendisi ve şirkete karşı zarar verici hukuksuz eylemlerin devam edeceğini net bir şekilde anladığını, müvekkilinin bu olaydan sonra şirket güvenlik kamera kayıt şifrelerinin de ...'de olması şirket kayıtlarının hiçbir teknik ve sistemsel sorun olmamasına rağmen silinmiş olması ve yine silinme ihtimalinin bulunması nedeniyle 01.06.2023 tarihinde bir tutanak ile kamera sisteminin yeniden kurulum ve şifrelenmesini sağladığını, davacının yine de şirketin ticari faaliyetlerinin durmaması, ortaklar arasındaki uyuşmazlığın ticari itibarı zedeleyecek şekilde duyulmaması adına diğer ortak ile ortaklığın sonlandırılması noktasında ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurduğunu, müvekkilinin tüm şirket kayıt ve belgeleri ile tarafların tuttuğu bakkal defterlerinin dahi işin içine dahil edilerek bilirkişi marifetiyle alacak-borç tablosunun ortaya çıkarılmasını ve neticeten var ise bir borcu ödemeyi kabul ettiğini ancak alacaklı ise para talep edeceğini bildirdiğini, ...'nin ticari kayıtlarda detaylı bir inceleme olmaksızın ilk bakışta yalnızca 2022 senesinde şirketten 1.500.000,00-TL'ye yakın para çektiği ancak bu meblağın niçin harcandığının bilinmediği ve bir kısmının karşılığını davacının ve muhasebecisinin çabaları neticesinde ortaya çıkarıldığı görüldüğünden, borçlu çıkacağını bildiği için anlaşmaktan vazgeçtiğini ve İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında şirketin feshi ve tasfiyesi talepli dava açtığını, diğer ortağın şirket mevcudunu şahsi menfaati için kullanmamış, şirket müdürü olarak seçtiği yardımcı ve çalışanlarla ilgili özen yükümlülüğünü ihlal etmemiş, şirket mevcudunu eksiltmemiş gibi şirketin feshi ve tasfiyesini yahut ortaklık payının ödenmesi suretiyle şirket ortaklığından çıkmayı çıkarılmayı talep ettiğini, müvekkilinin diğer ortağın ayrılmasından sonra şirket borçlarını ödemeye çalıştığını ve sözleşmeden doğan sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ...'nin şirketi terk ettiğinde şirketin mallarının borçlarını karşılamaya yeter miktarda olmadığını, müvekkilinin tedarikçilere ödeme yapmış ise de alınan malların depoda bulunmaması nedeniyle ... tarafından satıldığı ya da götürüldüğü ancak borçlarının ödenmediği özellikle bu tarihten önceki kamera kayıtlarının da olmaması nedeniyle net bir şekilde anlaşıldığını, diğer ortağın çektiği kredinin ödemelerinin şirket hesabından şahsi hesabına aktardığı paralar ile gerçekleştiğini, kar payı dağıtımı ve yedek akçe ayrılmasına ilişkin bir karar alınmamasına rağmen şirketin cirosu, karı zararı hesap edilmeksizin diğer ortak tarafından davacının muvafakati ve izni bulunmamasına rağmen şirket kasa ve hesaplarından para çekildiğini, ...'nin eski eşiyle mal rejimi davası nedeniyle çalıştırdığı... Market işletmesinden ayrıldığı dönemde davalı şirketi bir geçiş aşaması kendisine finans kaynağı olarak gördüğünü ve yeniden kendi işine döndükten sonra şirketteki görev ve sorumluluklarını ihmal ettiğini, hatta görevini ve güveni kötüye kullanma eylemlerini gerçekleştirdiğini, şahsi sigorta poliçe bedellerini ve harcamalarını şirket hesabından yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin haberi ve muvafakati olmadan mal alımı için çektiğini iddia ettiği 100.000-TL tutarında kredi borcu, kredi kartı borçları, çalışan maaş ödemeleri, kira ödemeleri, muhasebeci ödemeleri, tedarikçi ödemeleri, vergi borçları, SGK borçları bulunduğunu, diğer ortak ...'nin şirket internet bankacılığı hesaplarının ve şifrelerinin kendinde olması hasebiyle şirket hesaplarını boşaltmaya devam ettiğini, müvekkilinin mal alabilmek adına kendi şahsi hesabından şirket hesabına attığı paranın 5.000-TL'sini komşu esnaf ...isimli şahsın hesabına gönderdiğini, ...in uyarması neticesinde diğer ortağın şirket hesabından hala para kaçırmaya devam ettiğinin anlaşıldığını, şirketin ticari hayatının fiilen sona erdiğini, gelinen aşamada şirketin daha fazla zarara uğramaması ve diğer ortak tarafından zarara uğratılmaması amacıyla şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi talebinde bulunma zaruretinin doğduğunu, davalı şirketin devamı için her iki ortağın da talebinin ve mali, hukuki bir gerekçesinin bulunmadığını bildirmiş, davanın İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, her iki şirket ortağının şirketi borçlandırıcı işlem yapma yetkilerinin tedbiren kısıtlanmasına, davalı şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Asıl ve birleşen dosya davalı şirket vekili, asıl dosyadaki cevap dilekçesinde; şirket kayıt ve belgelerini incelemekten alıkonulmak, şirket işleyişinden haberdar olamamak gibi hususların şirketlerde, ancak yönetimde yer almayan ortakların karşı karşıya kalabileceği olumsuzlukla olup, bu durumların şirket yönetiminde söz sahibi olmayan ortaklar açısından ortaklığın devamını imkansız kılabileceğini ve ortaklığın devamı edip etmeme noktasında haklı bir gerekçe olabileceğini, oysa davacının, dava dilekçesinde şirket müdürü olduğunu bizzat ifade ettiğini, bu nedenle, dava dilekçesinde, şirketçe hiçbir şekilde yönetime katılmasına müsaade edilmediği, şirket evraklarını inceleyemediği, mali müşavirin ne yaptığını öğrenemediği, şirketten dışlandığı…vb gibi çok sayıda gerekçeyi ifade ederken kendisinin bizzat şirket müdürü sıfatı taşıdığını göz ardı ettiğini, şirkete ilişkin hiçbir kısıt ve sınır olmaksızın yetki ve görevle donanmış olduğu hususunu yok sayarak beyanlarda bulunduğunu, davacının müdür sıfatıyla, şirketteki, mali müşavirdeki ve vergi dairesindeki evrakları inceleme hak ve yetkisinin bulunduğunu, bu durumda, şirketin fesih sebeplerinin ortaya çıkmasından değil, davacının müdür sıfatına tanınmış hak ve yetkileri kullanmamasından ileri gelen ve yetkilerin kullanılması suretiyle çözülecek bir takım farazi gerekçelerin şirketin feshine dayanak yapılmaya çalışılmasını hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının yalnızca kendi penceresinden yer verdiği iddialar ile yönetmekle yükümlü olduğu şirketin durumundan adeta şikayet eder vaziyette olduğunu, bu durum bir an için değerlendirmeye layık görülse dahi davacının davayı açmak dışında var ise getirdiği çözüm önerilerinin müdür olarak atmış olduğu somut adımların sorumluluğu ile doğru orantılı olarak gerekli ve yeterli olup olmadığının sorgulanması gerektiğini, davacının davadan önce müdür olmanın verdiği hak ve yetkileri kullanmadığını, kullanmaktan kaçındığını, bu kaçınma halinin hakkın kötüye kullanımı ile sanki şirketin müdürü değilmiş de sadece bir ortakmış gibi lehine çevirmeye çalıştığını, davacının davayı açmadan önce şirketi genel kurula çağırabileceğini, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi verilmesini isteyebileceğini ve belirli konularda inceleme yapabileceğini, şirkete dair belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını mahkemeden talep edebileceğini, yasadan, mevzuattan ve şirket ana sözleşmesinden aldığı hak ve yetkileri kullanmak imkanı varken, müdürlük yetkisini ve anılan hak ve yetkilerini bir kenara bırakarak, şirket ortaklığındaki son çözüm olan fesih yoluna başvurduğunu, dava dilekçesinde yer verilen her bir başlığın mevzuatta bir yolu ve çözümü olduğu halde bunlara başvurmaktan imtina eden davacının iyi niyetli hareket etmediğinin açıkça ortada olduğunu, şirketin işlerliğine zarar veren davacının, dilekçesinde belirttiği her bir sözde nedenin müsebbibi olduğunu, davacının fesih talebinin tüm mali yükümlülük ve sorumluluklardan da kurtulma gayesini içerdiğini, davacının talep ve iddialarında gerçekçi, samimi ve iyi niyetli olmaması nedeniyle talebine uygun şekilde çıkma veya çıkarılma kararı verilmesine imkan ve ihtimal olmadığını, davacının maddi yükümlülükleri yanında ortak ve müdür olmaktan kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmeyen taraf olarak, haklı nedenlerin ortaya çıktığı iddiasında bulunma imkanını davayı açmadan kaybettiğini bildirmiş, davanın reddine, TTK'nun 630 (2) maddesi çerçevesinde davacının temsil yetkilerinin kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen dosya davalı vekili, birleşen dosyadaki cevap dilekçesinde; birleşen davaya ilişkin cevaplarının, asıl dava dosyasına sunulan cevaplar ile aynı olduğunu bildirmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava ve birleşen dava; TTK'nun 636(3)maddesi uyarınca, haklı sebep iddiasıyla davalı şirketin, feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir. TTK'nun 636(3). maddesinde; haklı sebeplerin varlığında her ortağın, mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen kabul edilebilir bir diğer çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında ise sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Ticaret sicil kayıt örnekleri ile dosyada toplanan belge örneklerinden; limited şirket niteliğindeki davalı şirketin, dava tarihleri itibarıyla ortaklarının eşit paylarla asıl ve birleşen dosya davacıları olup, her iki ortağın davalı şirketi münferiden temsile yetkili oldukları görülmüştür. Asıl ve birleşen dosya davacıları, şirketin münferiden temsile yetkili ortakları olup, her iki davada şirketin münferiden temsile yetkili ortağı tarafından atanan şirket vekili tarafından temsil edilmesi nedeniyle taraf teşkilinin sağlandığı, bu konuda ortaklar arasında dava süresi boyunca şirketin temsili konusunda bir anlaşmazlık çıkarılmadığı dikkate alınarak, başkaca bir ara kararı oluşturulmasına ve işlem yapılmasına gerek görülmemiştir. Asıl ve birleşen dava dosyalarındaki davacı ortaklar, dava dilekçelerinde dile getirdikleri haklı sebeplerin varlığı iddiası ile şirketin feshi ve tasfiyesini talep etmişlerdir. Dava ve cevap dilekçelerinde de ifade edildiği üzere her iki ortağın şirketin feshi ve tasfiyesi konusunda iradeleri uyuşmakla birlikte her iki ortak bir diğerinin kusurlu iş ve işlemleri nedeniyle şirketin feshedilmesi gerektiğini iddia etmektedirler. Asıl dava dosyasında, davacı ortağın dava dilekçesinde ileri sürdüğü haklı sebepler; şahsına ait maddi varlıklarını şirket için kullanmasına rağmen kar elde edemediği, kendisi tarafından yapılan tüm işlemlerin şirket muhasebecisine teslim edilmesine rağmen diğer ortağın yaptığı iş ve işlemlerle ilgili belgeler sunmadığı ve hesap vermediği, diğer ortağın şirketi zarara uğratacak işlemler yaptığı, kendisini yok sayarak şirketi yönettiği, yaptığı işlemlerle ilgili olarak kendisine hiçbir bilgi vermediği, kendisini ortaklıkla bağdaşmayacak işler yaptığı ve şirketten para çaldığı iddiasıyla itham ettiği, diğer ortağın şirkete ait işletmede arkadaşlarını ağırlayıp alkol aldığı, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığı, şirketin devamının ve amacını gerçekleştirmesinin mümkün bulunmadığı iddiaları olup, buna karşın birleşen dava dosyasında davacı ortağın dava dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler; diğer ortağın şirkete ait markette çalışan yakınlarının marketten para ve ürün çalmalarına rağmen ortağın sessiz kaldığı ve bu nedenle oluşan şirket zararını karşılamadığı, diğer ortağın eski eşi ile boşanma davasında yaptığı anlaşma sonucunda kendisine bırakılan... Market unvanlı işyeri ile ilgilenmeye başlayıp, davalı şirkete ait market işletmesi ile ilgilenmediği, şirketin alacakları ve borçlarına ilişkin hiçbir bilgi vermeden ve mali durumu belirlenmeden nakit para ayrılma bedeli karşılığında şirket ortaklığından ayrılmak istediği, diğer ortağın kamera kayıtlarını silmesi nedeniyle şirketten ürün götürüp götürmediği ve kasadan para alıp almadığının belirlenememesi üzerine güven duygusunun sarsılması nedeniyle keşide ettiği bilgi ve belge talepli ihtarnameye cevap vermediği, diğer ortağın yakınlarının şirkete ait işletmeden para ve eşya çalıp yakınlarından birinin bu olayın ortaya çıkmasından sonra kendisini tehdit ettiği, bu nedenle koruma kararı alındığı, diğer ortağın şirket kasasından para alıp, şirket mevcudunu eksilttiği ve şahsi menfaati için kullandığı, bankadan çektiği şahsi kredi borcunu şirket hesabından ödediği, şirket müdürü olarak seçtiği yardımcı ve çalışanlarla ilgili özen yükümlülüğünü ihlal ettiği, bu nedenlerle şirketin mal varlığını, borçlarını karşılamayacak hale geldiği iddialarına dayanmıştır. Davanın niteliği gereği taraflarca sunulan ve bildirilen bütün deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiş, davalı şirkete ait defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınan rapor birlikte değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir. Asıl dosya davacı tanığı ... yeminli beyanında; ...'ın olduğu zamanlar marketin birahane şekline dönüşmesinden ve kasanın da kime teslim edildiği belli olmadığından anlaşmazlıkların doğduğunu, Asıl dosya davacı tanığı ... yeminli beyanında; davacıların ortak olup ayrıldıklarını, ayrılma sebeplerini bilmediğini, ortada bir işletme kalmadığını ve iş yerinin kapandığını, Birleşen dosya davacı tanığı ...yeminli beyanında; davacıların komşusu olduğunu, ...'nin kendisine olan borcunu ödemesine rağmen yeniden aynı miktarda şirket hesabından para yolladığını, kendisinin uyarısı üzerine ...'nin verdiği kendisine ait banka hesabına ikinci ödemeyi iade ettiğini, bununla ilgili olayı ...'a bildirdiğini, Birleşen dosya davacı tanığı ... yeminli beyanında; ...'ın kuzeni olduğunu, iki yıldan market personeli olarak çalıştığını, davacılar birer gün izin yaparak markette çalıştıklarını, ilk bir yıl problemsiz bir çalışma olduğunu, sonrasında ...'nin erkek arkadaşının bazen yardıma gelmeye başladığını, ...'ın şüphelenmesi sonunda kamera kayıtlarına bakıldığında ... Bey'in izinsiz şekilde kasadan para aldığını gördüklerini, bu durumu ... ile paylaştığında ...'nin parayı ödeyeceğini kendisine ...'ın söylediğini, ödeyip ödemediğini bilmediğini, bu alaydan birkaç hafta sonra ...'nin ödemelerini yapamadığını, psikolojisinin ve sağlık problemlerinin olduğunu, işe gelmek istemediğini söylediğini, ve sonrasında işe gelmediğini, ...'nin eski eşine ait tekel bayini işletmeye başladığını daha sonra öğrendiklerini, ...nin marketle hiç ilgilenmemesi ve markete gelmemesi nedeniyle davacıların arasının bozulduğunu, sonrasında ...'nin kuzenini markete gönderdiğini, kuzeninin çalıştığı süre içinde kasadan izinsiz şekilde para, alkol ve sigara aldığını kamera kayıtlarını izleyince gördüklerini, bunu söylediklerinde ...'ın tehdit ettiğini, sonrasında maddi bir sıkıntı yaşanmaya başlandığını, bunun üzerine ...'ın marketi kapattığını, Birleşen dosya davacı tanığı... yeminli beyanında; ...'ın ortağı ile ayrılacağını, şirketin ve ortağının kendisine borçlarının olduğunu söylediğini, aynı konularda ... ile sohbet ettiklerini, ...'nin hesapları kendisinin tuttuğunu, banka üzerinden işlem yaptığını, defterlerini kendinin günlük tuttuğunu söylediğini, ... ile yeniden konuştuğunu, banka dekontlarını sorduğunu, ...'nin getirmediğini, bir süre sonra banka dekontlarını kısmi olarak gönderdiğini söylediğini ve kendisinden yardım istediğini, birkaç dekonta bakabildiğini, ...'nin şahsi hesabına paralar geçtiğini gördüğünü, bunun üzerine çok basit yolla çözülemeyeceği için hukuki yolla çözülmesi gerektiğini ifade ettiğini bildirmişlerdir. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile dosyada toplanan deliller üzerinde yaptığı inceleme sonunda bilirkişi raporunda; asıl ve birleşen dosya davacılarının davalı şirketin eşit paylı ortakları olup, 16.04.2021 tarihinden itibaren şirketi münferiden temsile yetkile olduklarını, şirketin vergi dairesine ve SGK'ya borçlu bulunduğunu, şirket ortağı ... tarafından 01.06.2023 tarihinde tutulan tutanakla 01.02.2023 ve öncesine ilişkin geri dönülmez şekilde sistemden silindiğinin belirlendiğini, davalı şirketin 2022 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin ve aynı yıl defteri kebirin açılış tasdikinin mevcut olmadığını, 2023 yılı tasdik şerhlerinin usulüne uygun olduğunun, 31.12.2023 tarihi itibariyle ortaklara borçlar hesabında izlenmekte olan 4.493.074,93 TL'lik bakiyenin 467.937,32 TL'nin ...'a, 9.664,39 TL'nin ...'ye ait olabileceğini, bakiye 4.015.473,22 TL'lik ortak alacağının hangi ortağa ait olduğu bilgisinin mevcut olmadığını, 17.10.2022 tarihinde gerçekleştirilen 2021 mali yılı genel kurul toplantısına her iki ortağın katılıp, toplantıda kar dağıtımı yönünden karar alınmadığını, 2022 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının ise yapılamadığını, 2021, 2022 ve 2023 yılı kurumlar vergisi beyannamelerine göre, şirketin 2021 Yılında 220.730,29 TL net satış tutarı üzerinden 12.534,16 TL Net Dönem karı, 2022 yılında 982.685,48 TL net satış tutarı üzerinden 11.475,63 TL net dönem karı ve 2023 yılında 781.132,30 TL net satış tutarı üzerinden 27.533,70TL net dönem karı elde edilmiş olduğunu, 10.000,00 TL ödenmiş sermayesine karşılık 31.12.2023 tarihi itibariyle ortaklara 4.493.074,93TL borcu bulunduğunu ve stoklarının 4.231.166,00 TL olduğu dikkate alındığında, şirketin ortak finansmanı ile stoklarını artırdığını, ancak kayda değer kar elde edemediğinin tespit edildiğini, buna göre kar dağıtılmayarak şirketin özvarlığının 141.488,37 TL'ye yükseltmiş olmasının, ticari hayatın olağan akışına uygun bir davranış olduğunu, vergi ve sigorta prim borcunun cüzi miktarda olması nedeniyle tarafların iddiaları dışındaki yasal sebepler yönünden şirketin feshini gerektirir bir durumun bulunmadığını, şirketin feshi yerine ortaklardan birinin ayrılma akçesi ödenerek ortaklıktan çıkarılmasının somut olaya uygun düşen bir çözüm yolu bulabileceğini, bu halde ortaklara borçlar hesabında takip edilen tutardan, hangi ortağa ait olduğu tespit edilemeyen 4.015.473,22 TL'nin ortaklara eşit oranda pay edilmesi halinde, davacı ... yönünden 2.088.145,156TL ve davacı ... yönünden 2.546.418,12 TL'nin ayrılma akçesi olarak ödenmesi gerektiğini, ortaklığın devamı açısından önemli olan karşılıklı güven ve amaç birliği ortamının kalmamış olduğunun taraflarca kabul edilerek, her iki ortak tarafından şirketin feshinin talep edildiğini bildirmiştir. Toplanan tüm delliler, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit, değerlendirme ve hesaplamalar, yeminli tanık beyanları, davalı şirkete ait ticari sicil kayıtları, her iki dava dilekçelerinde dile getirilen iddialar birlikte değerlendirildiğinde; asıl dava dosyasında davacı ..., şirketin diğer ortağı ...'ın, şirketi zarara uğratmak kastıyla iş ve işlemler yaptığı, şirket iş ve işlemleri ile ilgili bilgi vermediği ve şirket muhasebecisine belge sunmadığı, işyerinde arkadaşlarıyla içki içtiği, kendisine iftiralar attığı, işyerindeki huzuru bozduğu, bunlara bağlı olarak ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığını haklı sebep olarak iddia etmiş ise de, bu iddialarını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gibi ortak ...'ın işyerinde içki içmesi, kendisine iftira atması, işyerindeki huzuru bozması ve şirketi zarara uğratan iş ve işlemler yaptığı gibi iddiaları şirketin feshini gerektirir haklı nedenler niteliğinde bulunmadığı, bunun yanında kar dağıtılmamasını haklı sebep olarak ileri sürmüş ise de, bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere şirketin mali tablosuna göre kar dağıtılmamasının, şirket mali verilerine ve ticari hayatın gereklerine uygun olduğu gibi kendisinin de katıldığı tek genel kurul toplantısında kar dağıtılması yönünde bir kararın alınmamasına bağlı olarak bu iddia yönünden haklılık bulunmadığı, buna karşılık davacı ortak ...'ın, ortak ...'nin davalı şirkete ait markette çalışmasının talep ettiği birden çok yakınının şirketi zararlandırıcı ve suç teşkil eden eylemleri karşısında suskun kaldığı ve oluşan zararı karşılamadığı ile boşanma davasındaki anlaşmadan kaynaklanan eski eşinden devredilen... Gıda unvanlı işyerini işletmeye başlaması ile davalı şirkete ait marketteki çalışmasını sonlandırarak ayrıldığı ve marketteki çalışma yükünün yalnız kendisi tarafından yüklenildiği, bu durumun sürdürülebilir olmaması yanında işyeri borçları nedeniyle kapatılmak zorunda kaldığına ilişkin iddiasının tüm yazılı belgeler, bilirkişi raporu içeriği ve tanık beyanları ile kanıtladığı, her iki ortağın açtığı asıl ve birleşen davalarda şirketin feshini talep ettikleri, şirketin faaliyetinin sona erdiği ve ortaklar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle birlikte ortaklığa devam ederek şirketi yeniden canlandırmalarının ve devamının sağlanmasının mümkün bulunmadığı, her iki davacının tüm dosya kapsamı ile ortaya koydukları iradeleriyle ortaklardan birinin ortaklıktan çıkarılması suretiyle şirketin faaliyetinin devamı yönünde bir taleplerinin bulunmadığı, kusurlu olan ortağın ve şirket yetkilisinin şirketin feshini talep edemeyeceği dikkate alınarak, asıl davada ileri sürülen haklı sebeplerin bir bölümünün haklı sebep niteliğinde bulunmadığı, şirketin faaliyetinin sona ermesinde davacı ...'nin asli kusurlu bulunduğu, haklı sebep olarak ileri sürülen bir bölüm sebepler ise iddianın kanıtlanamaması nedeniyle reddine, birleşen dosyada ileri sürülen haklı sebeplerin varlığının kanıtlandığı, ortak ...'nin uzunca bir süreden beri şirkete ait işyerini terkederek çalışmasını sonlandırdığı, market niteliğindeki işletmenin olağan çalışma biçimine göre yalnız tek ortak tarafından faaliyetinin sürdürülmesinin mümkün bulunmadığı gibi bu şekilde devamına katlanmasının ortaktan beklenemeyeceğini, şirkete ait tek işletmenin kapanması nedeniyle şirketin faaliyetinin durduğu ve ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle şirketin faaliyetini sürdürmesinin ve amacını gerçekleştirmesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, birleşen davanın kabulü ile her iki ortağın iradelerine uygun şekilde davalı şirketin feshine ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Mahkememizin ...esas sayılı asıl dava dosyasında davanın REDDİNE; 2-Birleşen İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı asıl dava dosyasında davanın KABULÜ ile; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil nosunda kayıtlı,... Gıda Turizm Ticaret ve Limited Şirketi'nin TTK'nun 636 (3) maddesi hükmü uyarınca haklı sebeple fesih ve tasfiyesine, Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere bilirkişi listesinde yer alan mali müşavir ...'ın TTK'nun 643. maddesinin yollaması ile 536 (3) maddesi uyarınca tasfiye memuru olarak atanmasına, Şirketin mali durumu dikkate alınarak, yapılacak işin kapsamı ve niteliğine göre gerektiği takdirde ileride arttırılıp eksiltmek kaydıyla tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuruna toplam 15.000,00 TL ücret takdirine, Tasfiye memuru ücretinin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik birleşen dosya davacısı ... tarafından karşılanmasına, Tasfiye masrafları olarak 15.000,00 TL'nin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik birleşen dosya davacısı ... tarafından karşılanmasına, Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin Mahkememiz kararının kesinleşmesi ile birleşen dosya davacısı ... tarafından tasfiye memuru ücreti ve tasfiye masraflarının yatırılmasından sonra tasfiye memuruna kararın ve görevinin tebliğine, Kararın kesinleşmesi halinde tescil ve ilanına, Tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik birleşen dosya davacısı ... tarafından karşılanmasına, 3-a-Asıl dosya için; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 157,75TL harcın davacı ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b-Birleşen dosya için; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 157,75TL harcın davalı şirketten tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-a-Asıl dosya için; asıl dosya davalısı yararına takdir edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalı şirkete verilmesine, b-Birleşen dosya için; birleşen dosya davacısı yararına takdir edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak, davacı ...'a verilmesine, 5-a-Asıl ve birleşen dosya için asıl dosya davacısı ... tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin davacı ... üzerinde bırakılmasına, b-Asıl ve birleşen dosyası için birleşen dosya davacısı ... tarafından yapılan 269,85TL birleşen dosya başvurma harcı ile 269,85TL birleşen dosya peşin harcı, 225,00 TL üç adet tanık ücreti gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 2.764,70 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacı ...'a verilmesine, 6-Asıl dava dosyasında davacı ... ve birleşen dava dosyasında davacı ... tarafından peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatıran tarafa iadesine, Asıl dosyada davacı ... vekili, birleşen dosyada davacı ... vekili ile asıl ve birleşen dosya davalısı şirket vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2024 Başkan... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza