İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/720 E. 2024/379 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/720
- Karar No
- 2024/379
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/720 KARAR NO : 2024/379 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 16/09/2022 KARAR TARİHİ : 02/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket, ... adresinde bulunan işletmesine ait ... nolu elektrik tesisatı (elektrik aboneliği) kapsamında Müvekkil şirketten indirimli elektrik temin etmek üzere, ekte sunulan 03.12.2020 tarihli Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma imzaladığı, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak elektrik tedarik etmiş olmasına rağmen, davalı taraf ekte iletilen borç listesinde belirtilen elektrik tüketim faturalarını ödemediğini, davalı tarafın borçlarını ödememesi üzerine alacaklarının tahsilinin sağlamak amacıyla, ... sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ve ikincil mevzuatı hükümlerine uygun olarak 15.09.2021 tarihinde davalı hakkında Merkezi Takip Sistemi (MTS) ... nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 100.265,89-TL asıl alacak, 6.082,13-TL takip öncesi işlemiş faiz ve 1.094,78-TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 107.442,80-TL üzerinden takip başlatıldığını, davalı borçlunun bahse konu ... nolu icra dosyası açıldıktan sonra müvekkili şirketin hesabına tüketim borçlarına istinaden 14.10.2021 tarihinde 50.000,00-TL ödeme yaptığını, bu kapsamda işbu davanın ödenen tutar dikkate alınarak (mahsup edilerek) takibin kalan kısmı olan 76.665,09-TL üzerinden harçlandırılarak ve yine bu tutar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle açıldığını, davalı borçlunun tüketim faturalarını ödememesi nedeniyle müvekkil firmaca, davalı/borçlu ile akdedilen sözleşme haklı sebeple feshedilmek zorunda kalındığını ve sözleşme kapsamında feshe bağlı cezai şart bedeli tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlu şirketle imzalanan İkili Anlaşma'nın "Sözleşmenin sona ermesi" başlıklı 10. maddesinin üçüncü bendi gereğince (m:10/3) "Müşterinin herhangi bir faturasını son ödeme tarihine kadar ödememesi halinde Tedarikçi, Sözleşmeyi Müşteriye ayrıca bir bildirim yapmaksızın derhal feshedebilir ve portföy çıkışını gerçekleştirebilir." hükmü yer aldığını, davalı ile imzalanan sözleşmenin 10.3. maddesinde faturaların vadesinde ödenmemesi sözleşmenin fesih sebebi olarak düzenlenmiş olması nedeniyle, elektrik satış sözleşmesi müvekkil tarafından haklı sebeple feshedilmek zorunda kalındığını, sözleşmenin davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle feshedilmesi nedeniyle davalı tarafa sözleşmenin 10.11. maddesi kapsamında 20.08.2021 tanzim tarihli ... nolu ve 30.08.2021 vade tarihli 72.341,76-TL tutarlı cezai bedel faturası tahakkuk ettirildiğini, davalının cezai bedel faturasını vadesi içinde ödememesi nedeniyle 16.09.2021 tarihinde ... MTS sayılı üzerinden 72.341,76-TL asıl alacak, 1.051,23-TL takip öncesi işlemiş faiz ve 189,22-TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 73.582,21-TL üzerinden takip başlatıldığı, ayrıca işbu ... dosyası kapsamında takip öncesisi işlemiş faize uygulanan 189,22-TL KDV'ye yönelik borçlunun itirazını kabul edildiğini ve takip öncesi ve sonrasında faize ilişkin KDV talebinden vazgeçtiğinden, takibe 72.341,76-TL asıl alacak, 1.051,23-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 73.392,99-TL üzerinden devam edilmesine karar verilmesinin talep edilmekte olduğundan bahisle, Merkezi Takip Sistemi (MTS) ... sayılı dosyasındaki davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin 76.665,09-TL üzerinden, tüm fer'ileriyle devamına, Merkezi Takip Sistemi (MTS) ... sayılı dosyasındaki davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin tüm fer'ileriyle (takip öncesi faize işletilen ve takip sonrası faize işleyecek KDV hariç olmak üzere) devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz fatura alacağına itiraz edildiğini, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi gereğince temin edilen elektrik bedeli söz konusu faturalara yansıtıldığını, davacı yanca usulsüz olarak düzenlenip müvekkili şirkete iletilen mevzu bahis faturaların kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin anılı sözleşme gereğince sağlanan elektrik bedelini eksiksiz olarak ödediğini, bilindiği üzere itirazın iptali davalarında, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, alacağın likit olması zorunlu olduğunu, anılan bu tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gerektiğini, buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığının yeterli olduğunu, sayın mahkemenizin somut olayda müvekkili şirketin borçlu olduğuna dair kaanati oluşsa dahi söz konusu alacağın likit olmadığından bahisle davanın esastan reddine, borcun bilinebilir, hesap edilebilir, likit alacak niteliğinde olmamasına rağmen yapılan %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyası, 3-Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyası, 4-Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve ödeme dekontu, 5-Elektrik mühendisi bilirkişinin 08/02/2023 havale tarihli raporu, 6-Elektrik mühendisi bilirkişinin 04/05/2023 havale tarihli ek raporu, 7-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 27/11/2023 havale tarihli raporu, 8-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 15/02/2024 havale tarihli ek raporu, 9-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi gereğince, ihtiyati haciz talep eden şirket tarafından sözleşmede üzerine yüklenilen elektrik tedarikinin sağlanmış olmasına rağmen davalı şirketin adına düzenlenen elektrik fatura bedellerini ödememesi üzerine Merkezi Takip Sisteminin ... numaralı dosyasında toplamda 107.442,80-TL üzerinden icra takibi başlatıldıktan sonra davalı şirket tarafından 14/10/2021 tarihinde ödenen 50.000,00-TL'nin mahsubu akabinde bakiye 76.665,09-TL alacak bedeli üzerinden davalı şirketin itirazının iptali ve yine taraflar arasındaki sözleşmenin 10/3. maddesi gereğince kararlaştırılan ve hesaplanan cezai şart bedelinin tahsili amacıyla Merkezi Takip Sisteminin ... numaralı dosyasında toplamda 73.582,21-TL üzerinden başlatılan icra takibi kapsamında düzenlenen ödeme emrine davalı şirket tarafından yapılan itirazın 189,22-TL işlemiş faizin KDV'si bedeli yönünden kabulü ile bakiye 73.392,99-TL alacak bedeli üzerinden iptaline karar verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı şirket olduğu, borçlunun davalı şirket olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine asıl alacak ve ferileri dahil toplam 107.442,80-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı şirket olduğu, borçlunun davalı şirket olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine asıl alacak ve ferileri dahil toplam 73.582,21-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve ödeme dekontu ile sair deliller birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi kapsamında, davacı şirket tarafından elektrik aboneliği çerçevesinde davalı şirkete ait olarak bulunan ticarethaneye sağlanan elektrik tedariki karşılığında davalı şirket adına düzenlenen ve İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emrine dayanak faturalarda yer alan tüketim verilerinin ve bu veriler karşılığında yer alan elektrik kullanım bedelleri ile sair bedellerin ilgili mevzuata uygun olup olmadığı, davacı şirketin faturalardan kaynaklı olarak davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, elektrik mühendisi bilirkişi 08/02/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak; faturalarda yer alan tüketim verilerinin dağıtım şirketinin veri tabanından otomatik alınan veriler olduğunu, dosya içeriğinde sayaç endeks değerlerinin mevcut olmaması nedeniyle faturada belirtilen miktarlara itibar edilmesi gerektiğini, faturada yer alan elektrik kullanım bedellerinin taraflar arasındaki sözleşmeye ve ilgili mevzuata uygun olarak EPDK verileri esas alınarak hesaplanmış olduğunu, bu nedenle davacı şirketin davalıdan 4 adet fatura karşılığı toplam 110.265,88-TL alacaklı olduğunu mütalaa etmiştir. Taraf vekillerinin itirazları üzerine dosyanın 08/02/2023 havale tarihli raporu tanzim eden elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi ile taraf vekillerinin itirazları ayrı ayrı ve açık bir şekilde değerlendirilmek suretiyle taraflar, mahkememiz ve Bölge Adliye Mahkemesinin denetimine uygun ve elverişli olarak düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, elektrik mühendisi bilirkişi 04/05/2024 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak; asıl raporda faturalarda ayrı ayrı sayaçların kaydetmiş olduğu tüketim miktarı belirtilmek suretiyle hesaplama yapıldığını, ancak faturalara esas sayaç endeks değerlerinin dosya içeriğinde mevcut olmaması nedeniyle endeks değerleri irdelenmediğini, elektrik sayaçları mevzuat gereği dağıtım şirketlerinin yetki alanında olduğunu, tüm tüketicilerin sayaçları ilgili bölgedeki elektrik dağıtım şirketi tarafından okunduğu ve okunan endeks değerlerinin sisteme girildiği bilinmekte olduğunu, davacının tahakkukuna esas sayaç tüketim değerleri sistemden çekilmekte olduğunu, aynı şekilde sayaçlarda arıza olması durumunda veya sayacın hatalı ölçümlemenin söz konusu olabileceğinin düşünülmesi durumunda "Dağıtım bölgesinde arızaların giderilmesi, bakım ve onarım konularında yasal olarak tek yetkili olan kuruluşun bölgedeki dağıtım kuruluşu olması" nedeniyle gerekli müracaatın yetkili dağıtım kuruluşuna yapılması gerektiğini mütalaa etmiştir. Görülen lüzum üzerine dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı dosyası, Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve ödeme dekontu, elektrik mühendisi bilirkişinin 08/02/2023 havale tarihli raporu, elektrik mühendisi bilirkişinin 04/05/2023 havale tarihli ek raporu ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirket tarafından taraflar arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi gereğince davalı şirkete sağlanan elektrik tedariki sebebiyle davalı şirket adına düzenlenen faturalar çerçevesinde Merkezi Takip Sisteminin ... numaralı dosyasında toplamda 107.442,80-TL üzerinden başlatılan icra takibinde düzenlenen ödeme emrinde yer alan takip öncesi faiz ve KDV'si, takip öncesi işlemiş faiz ve KDV'si, geçmiş dönem faturalandırılmış faiz ve KDV'si kalemlerinde yer alan bedellerin usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığı, bu kapsamda ödeme emrinde yer alan bedellerin usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığı, akabinde ise davalı şirket tarafından icra takibinden sonra ancak dava açılmadan önce (ödeme emrine itiraz dilekçesi sunulduktan sonra) 14/10/2021 tarihinde yapılan 50.000,00-TL tutarındaki ödemenin usulüne uygun şekilde yapılacak hesaplama ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca öncelikle işlemiş faiz ve sair masraflardan mahsubu ile davacı bankanın dava tarihi itibariyle dava konusu icra takibi kapsamında davalıdan hangi alacak kalemleri ve alacak kalemleri karşılığında hangi tutarda alacaklı olduğunun hesaplanarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 27/11/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak, davacı şirketin davalı şirketten MTS ... Esas sayılı icra takibinde, 15.09.2021 takip tarihi itibariyle, 42.681,64-TL Asıl alacak + 25.180,02-TL Asıl alacak + 14.560,02-TL Asıl alacak + 15.169,72-TL Asıl alacak + 1.240,46-TL takip öncesi faiz + 1.356,00-TL Takip öncesi faiz + 1.744,20-TL geçmiş dönem faturalandırılmış faiz + 2.261,66-TL Takip öncesi faiz + 1.799,80-TL takip öncesi faiz olmak üzere toplam 106.516,14-TL alacaklı olduğunu, 15.09.2021 takip tarihi ile 16.09.2022 dava tarihi arasına kalan dönemde takip borçlusu tarafından 14.10.2021 tarihinde 50.000,00-TL ödeme yapılmış olduğu taraflarca beyan edilmiş olduğundan ve TBK 100. madde gereğince kısmi ödeme tutarı öncelikle işlemiş faiz borcuna mahsup edileceğinden, davacı şirketin davalı şirketten MTS ... Esas İcra takibinde, 16.09.2022 dava tarihi itibarıyla, 56.516,14 T Alacaklı (Asıl Alacak) olduğunu, taraflarca 03.12.2020 tarihinde imzalanan "Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma" hükümlerine göre, davacı şirket tarafından davalı şirketten, 02.08.2021 tarihli faturanın 2 katı oranında olmak üzere (36.170,78 TL x 2) 72.341,56-TL cayma bedeli talep edilebileceğini, davacı şirketin davalı şirketten, MTS ... Esas icra takibinde, 16.09.2021 takip tarihi itibarıyla, 72.341,76-TL asıl alacak + 1.051,23-TL takip öncesi faiz olmak üzere toplam 73.392,99-TL alacaklı olduğunu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %31,2 sözleşme gecikme faizi değişken (6183 s. Kanunun 51. maddesindeki aylık faiz oranına bir puan eklenerek) talep edilebileceğini mütalaa etmiştir. Taraf vekillerinin itirazları üzerine dosyanın 27/11/2023 havale tarihli rapor tanzim eden Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile taraf vekillerinin itirazları ayrı ayrı ve gerekçeli olarak karşılanmak ve de davacı vekilinin KDV bedeline yönelik itirazı sadece ... numaralı dosya üzerinden kabul ettiği dikkate alınmak suretiyle, her bir icra dosyası yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılarak düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi bilirkişi 15/02/2024 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak; ... sayılı dosyan yönünden davalının itirazın iptali ile takibin 76.665,09-TL üzerinden devamına karar verilmesi talep edildiğinden ve davacı vekili tarafından sunulan 12.12.2023 tarihli dilekçede takip tarihinden sonra işleyecek faiz ve ferilerinin de hesaplamaya dahil edilmesi talep edildiğinden ve talebe bağlı kalınacağından, davacı şirketin davalı şirketten MTS ... Esas sayılı icra takibinde, 16.09.2022 dava tarihinden itibaren 76.665,09-TL üzerinden devam edebileceğine ve dava tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %31,2 sözleşme gecikme faizi-değişken (6183 sayılı kanunun 51. maddesindeki aylık faiz oranına bir puan eklenerek) talep edilebileceğini mütalaa etmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyası, Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyası, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve ödeme dekontu, elektrik mühendisi bilirkişinin 08/02/2023 havale tarihli raporu, elektrik mühendisi bilirkişinin 04/05/2023 havale tarihli ek raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 27/11/2023 havale tarihli raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 15/02/2024 havale tarihli ek raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi gereğince, ihtiyati haciz talep eden şirket tarafından sözleşmede üzerine yüklenilen elektrik tedarikinin sağlanmış olmasına rağmen davalı şirketin adına düzenlenen elektrik fatura bedellerini ödememesi üzerine Merkezi Takip Sisteminin ... numaralı dosyasında toplamda 107.442,80-TL üzerinden icra takibi başlatıldıktan sonra davalı şirket tarafından 14/10/2021 tarihinde ödenen 50.000,00-TL'nin mahsubu akabinde bakiye 76.665,09-TL alacak bedeli üzerinden davalı şirketin itirazının iptali ve yine taraflar arasındaki sözleşmenin 10/3. maddesi gereğince kararlaştırılan ve hesaplanan cezai şart bedelinin tahsili amacıyla Merkezi Takip Sisteminin ... numaralı dosyasında toplamda 73.582,21-TL üzerinden başlatılan icra takibi kapsamında düzenlenen ödeme emrine davalı şirket tarafından yapılan itirazın 189,22-TL işlemiş faizin KDV'si bedeli yönünden kabulü ile bakiye 73.392,99-TL alacak bedeli üzerinden iptaline karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine asıl alacak ve ferileri dahil toplam 107.442,80-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyasında ise davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine asıl alacak ve ferileri dahil toplam 73.582,21-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacı şirket tarafından davalı şirkete elektrik tedarik hizmeti verildiği, tüm tüketicilerin sayaçları ilgili bölgedeki elektrik dağıtım şirketi tarafından okunduğu ve okunan endeks değerlerinin sisteme girildiği, faturalarda yer alan tüketim verilerinin dağıtım şirketinin veri tabanından otomatik alınan veriler olduğu, faturada yer alan elektrik kullanım bedellerinin taraflar arasındaki sözleşmeye ve ilgili mevzuata uygun olarak EPDK verileri esas alınarak hesaplanmış olduğu, bu nedenle davacı şirketin davalı şirkettten 4 adet fatura karşılığı toplamda 110.265,88-TL alacaklı olduğu, ödenmeyen faturaların bedelleri ile takipten sonra ancak davadan önce ödenen bedel dikkate alındığında davalı şirket tarafından Merkezi Takip Sisteminin ... numaralı dosyasında düzenlenen ödeme emrine yöneltilen itirazın haksız olduğu, yine fatura bedellerinin ödenmemesi çerçevesinde sözleşmenin davacı şirket tarafından feshedilmesinin haklı sebep teşkil ettiği, tacir olmaları sebebiyle her iki tarafı bağlar mahiyette bulunan sözleşme uyarınca cezai şart bedeli talep edilebileceği, cezai şart bedelinin sözleşme hükümlerine uygun olarak belirlendiği, bu kapsamda davalı şirket tarafından Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emrine yöneltilen itirazın da haksız olduğu, her iki icra dosyasına konu alacak bedellerinin likit mahiyette oldukları, icra inkar tazminatı açısından yasal şartların oluştuğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-Merkezi Takip Sisteminin ... numaralı dosyası yönünden; a)Davalı ... Anonim Şirketinin İzmir ...İcra Dairesinin ... MTS Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 76.665,09-TL asıl alacak bedeli İPTALİNE, İzmir ...İcra Dairesinin ... MTS Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 76.665,09-TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa dava tarihi olan 16/09/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %31,20 oranında ve değişen oranlarda faiz uygulanmak suretiyle devamına, b)Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 76.665,09-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Anonim Şirketinden alınarak davacı ... Perakende Enerji Ticaret Anonim Şirketine verilmesine, 2-Merkezi Takip Sisteminin ... numaralı dosyası yönünden; a)Davalı ... Anonim Şirketinin İzmir ...İcra Dairesinin ... MTS Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir ...İcra Dairesinin ... MTS Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 72.431,76-TL asıl alacak ve 1.051,23-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 73.392,99-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %31,20 oranında ve değişen oranlarda faiz uygulanmak suretiyle devamına, b)Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 73.392,99-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Anonim Şirketinden alınarak davacı ... Perakende Enerji Ticaret Anonim Şirketine verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 10.250,47-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 80,70-TL peşin harç, 2.148,86-TL MTS harcı ve 1.471,64-TL MTS harcının mahsubu ile bakiye 6.549,27-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 152,00-TL elektronik tebligat, 84,00-TL tebligat, 1,00-TL (KEP) posta masrafı, 2.300,00-TL bilirkişi ücreti, 80,70-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.698,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 24.009,29-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/07/2024 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı