İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/605 E. 2021/74 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/605
Karar No
2021/74
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/605 Esas KARAR NO : 2021/74 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 12/11/2020 KARAR TARİHİ : 10/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 3. kişi ... ile birlikte müştereken kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, ancak davalı tarafın sözleşme gereğince inşaatı süresinde yapamadığını, hatta 3. kişiler için tehlike oluşturabilecek şekilde kolon bağlantılarını dahi yapmadan tehlikeli bina inşa etmeye çalıştığını, binanın can güvenliği açısından tehlike oluşturduğunu, inşaatın süresinde tamamlanmadığı gibi makul sürede de binanın tamamlanmasının mümkün olmadığını, davalı tarafın müvekkili ile birlikte kat karşlığı inşaat sözleşmesi yapan ...'ın zararını karşıladığını, kendisi ile anlaşarak dava açmasını engellediğini, bu nedenle müvekkilinin sözleşmenin taraflarından ... ile birlikte dava açamadığını, birlikte hareket edemediğini, davalıya konuya ilişkin 12/05/2020 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamede belirtilen hukuka aykırılıklara itiraz etmediğini, ancak binayı teslim etmediğini, sözleşmeyi feshetmediğini, müvekkilinin zararını da tazmin etmediğini, belirtilen sebeplerden dolayı; öncelikle davalı adına kayıtlı taşınmazlara tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla binanın teslim edilmemesinden dolayı kazanç kaybına mahsuben belirsiz alacak olarak 3 daire için toplam 900,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve yine fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla sözleşmeye aykırılık nedeni ile uğranılan zarara ilişkin 500,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, sözleşmenin feshine karar verilmesini, tehlikeli olarak inşa edilen bina enkazının yıkılmasına, enkaz giderinin davalıdan tahsiline, bina teslim tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle arsa payı inşaat sözleşmelerinin feshi ya da iptali davası Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 20/12/2018 tarih ve ... esas ... karar sayılı ilamı dikkate alındığında, bu tür davaların "olağanüstü tasarruf" niteliğinde olduğundan TMK nun 692 maddesi uyarınca, davanın sözleşmenin tarafı olan tüm arsa sahiplerine ve sonradan el değiştirmişse tüm tapu paydaşlarına karşı açılması veya tüm paydaşların davacı ve davalılar dışında kalan diğer paydaşlar varsa bu kişilerin zorunlu dava arkadaşı sıfatı bulunduğu dikkate alındığında, arsa sahibi olarak ...'ın da davaya dahil edilmesi gerektiğini, sözleşmeye istinaden yatırılan harcın eksik olduğunu ve tamamlanması gerektiğini, daha önceden davacı tarafından aynı konuda, tarafları ve talepleri aynı olan İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve açılan davanın derdest olduğunu, davacı tarafın inşaatın tamamlandığı ve bitirilmediği iddiasının gerçek durumu yansıtmadığını, binanın can güvenliği açısından tehlike oluşturduğu iddiasının tamamen yersiz ve gerçeği yansıtmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Torbalı Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne yazılan müzekkereye verilen cevap ile davacının oda kaydının 18/07/2016 da açılmış olup 31/12/2019 da vergi dairesini kapattığını ancak oda kapanışı için odaya müracaat etmediğini, Torbalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazısından, şahsın kaydına rastlanmadığının bildirildiği, Torbalı Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere yanıtında davacının 23/06/2014 tarihinden itibaren inşaat malzemesinin bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak toptan satışını yapan aracılar işini yaptığı, ancak 31/12/2019 tarihinde faaliyetini terk ettiği, kazancını gerçek usulde vergilendirildiği ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirilerek işletme ve gelir tablosunu içeren yıllık gelir vergisi beyannamesi dosyaya kazandırılmıştır. Dava, tazminat iptali istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilip incelenmelidir. Somut olayda, taraflar arasında Arsa Payı İnşaat Sözleşmesi'nden kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla dava açıldığı, 6102 sayılı TTK nun 4/1 maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hüküm altına alındığı, buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerektiği, Mahkememizce davacının sıfatının tespiti amacıyla İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazısından, şahsın tacir kaydına rastlanmadığı, Kemalpaşa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin yazı cevabından davacının oda kaydının bulunmadığı, Hasan Tahsin Vergi Dairesi'nin cevabi yazısından adı geçen şahsın herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığının bildirildiği, eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, 4-Sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine, 5-İş bu kararın taraflara tebliğine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/02/2021 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/605, K. 2021/74, T. 10.02.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-605-e-2021-74-k-17e0ccbc49b0