İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/269 E. 2020/405 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/269
Karar No
2020/405
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/269 Esas KARAR NO : 2020/405 DAVA : Sözleşmenin Feshi, Alacak, Tazminat DAVA TARİHİ : 26/06/2020 KARAR TARİHİ : 21/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 3. kişi ...ile birlikte müştereken kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafın sözleşme gereğince inşaatı süresinde yapamadığını hatta 3. kişiler için tehlike oluşturabilecek şekilde kolon bağlantılarını dahi yapmadan tehlikeli bina inşa etmeye çalıştıklarını ve binanın can güvenliği açısından tehlike oluşturduğunu, inşaat süresinde tamamlanmadığı gibi makul sürede de binanın tamamlanmasının mümkün olmadığını, davalının müvekkil ile birlikte kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapan ...'ın zararını karşıladığını ve kendisi ile anlaşarak dava açmasını engellediğini, bu nedenle müvekkilinin sözleşmenin taraflarından ...ile birlikte dava açamadığını, davalıya konuya ilişkin 12/05/2020 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, davalının ihtarnamede belirtilen hukuka aykırılıklara itiraz etmediğini, binayı teslim etmediği gibi sözleşmeyi feshetmediğini ve müvekkilinin zararını da tanzim etmediğini, bu nedenlerle öncelikle davalı adına kayıtlı taşınmazlara tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla binanın teslim edilmemesinden dolayı kazanç kaybına mahsuben belirsiz alacak olarak 3 daire için toplam 900,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, sözleşmeye aykırılık nedeni ile uğranılan zarara ilişkin 500,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, sözleşmenin feshine karar verilmesini, tehlikeli olarak inşa edilen bina enkazının yıkılmasını, enkaz giderinin davalıdan tahsilini, bina teslim tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Türk Ticaret Kanunu'na 06/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ile eklenen 5/A mad gereğince TTK nun 4 maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir. HMK 115/1 md. gereğince ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır...'' hükmü düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; dava konusunun 900,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin olduğu, sözleşmeye aykırılık nedeni ile uğranılan zararın 500,00 TL tazminatın ve sözleşmesinin feshine karar verilmesinin talep edildiği, 6102 sayılı yasaya 06/12/2018 tarihli 7155 sayılı yasanın 20 maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca: Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 Sayılı Yasaya 06/12/2018 tarihli 7155 sayılı yasanın 23 maddesi ile eklenen 18/a maddesinde ise, dava şartı olarak arabuluculuk düzenlenmiş olup, (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir, hükmünü amirdir. İş bu davada, taraflarca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı, arabuluculuğa müracaat edildiğine dair belge sunulmadığı, bu hali ile özel dava şartı niteliğindeki bu husus yerine getirilmeden açılmış olan davanın usulden reddi gerektiği, özel dava şartının sonradan giderilebilmesinin mümkün olmadığı nazara alınarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USUL YÖNÜNDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine, Dair, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 21/09/2020 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/269, K. 2020/405, T. 21.09.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-269-e-2020-405-k-946871381fb0