İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/437 E. 2025/360 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/437
Karar No
2025/360
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/437 Esas - 2025/360 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/437 Esas KARAR NO : 2025/360 HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALILAR : 1- .... 2- .... 3- .... 4- .... 5- .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/05/2025 KARAR TARİHİ : 16/05/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 26.12.2019 günü davalı ...'in, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkili malul - sakat kaldığını, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, bu hususun .... Esas sayılı dosyası ile yapılmış olan yargılama neticesinde verilmiş olan karar ve ilgili dosyada alınmış olan bilirkişi raporları ile de açık bir şekilde ortada olduğunu, fazlaya dair tüm talep ve dava haklarını saklı tutarak öncelikle kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç ile varsa davalılara ait diğer araç ve gayrimenkuller üzerine devir ve temliki önleyici ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile şimdilik 50.000 TL (daimi iş göremezlik - malullük sakatlık) maddi tazminat ve 750.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 800.000 TL’ nin olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt- avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmemiştir. Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen kaza sonucu uğranan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. .... sayılı 23/03/2023 tarihli ilamında özetle; "..... Somut olayda, davacının ticari şirket olduğu anlaşılmış ise de; davalının sürücü olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda, davacıya ait araş geçiş gişesinde hasar meydana geldiğini belirterek zararın tahsilini talep etttiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının tacir olan ticari şirket olduğu ancak davalının tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, yapılan araştırmaya göre vergi kaydı ve diğer kayıtlara göre esnaf faaliyeti kapsamında kaldığı, bu haliyle uyuşmazlığın haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu anlaşıldığından, davanın genel hükümler çerçevesinde .... Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir" denilmektedir. .... sayılı 12.12.2018 tarihli ilamında özetle; "......Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen kaza sonucu uğranan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. .... Mahkemesi tarafından, davacının tacir olması ve ticari işletmeye ait araçta meydana gelen zararın, davacının ticari işlerine yönelik olmasından kaynaklandığı ve davanın ticari dava niteliğinde olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Türk Ticaret Kanunu 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi var ise asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. T.T.K.'nun 3.maddesinde ise '' Bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Bir hukuki işletmenin veya fiilin TTK.'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut olayda, davacı tarafın ... plaka sayılı aracı (minibüs) ile yolcu taşımacılığı yaptığı, TBK uyarınca davalılardan araç sürücüsü ... ve KTK uyarınca araç maliki davalı şirkete karşı bu kazadan doğan zararların tazmini için dava açıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, araç kiralamadan veya başka herhangi bir ticari ilişkiden kaynaklanmadığı, davacının aracı ile diğer aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanmakta olduğu açıktır. Bu haliyle uyuşmazlığın haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu anlaşıldığından, davanın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. " denilmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. ( .... '.sinin 04.12.2017 gün ve .... . sayılı kararı) İddia, savunmalar, cevabi yazılar ve tüm dosya bir bütün halinde değerlendirildiğinde; somut dava dosyası haksız fiil hükümleri çerçevesinde değerlendirilecek ve çözüme kavuşturulacaktır. Haksız fiil hükümleri de Borçlar Hukukunda düzenlenmiştir. Somut olayda trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebi söz konusu olup Haksız fiilin herhangi bir ticari yönü (örneğin haksız rekabet) de bulunmamaktadır. Bu tür davalarda ticaret mahkemesinin görevli olması için diğer davalı yanında zorunlu mali mesuliyet sigortacılarının da hasım gösterilmesi veya davanın taraflarının tacir olması gerekmektedir. Davacı gerçek kişidir. Bu haliyle davanın tarafları tacir olmadığı gibi mutlak ticari dava da söz konusu değildir. Bu halde somut davaya davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Görev kamu düzeninden olup taraflar ileri sürmese dahi Mahkemece resen değerlendirilmesi gerekir. Tüm bu gerekçelerle Mahkememizce görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Davacı vekilince dava dilekçesinde talep edilen ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2025 Katip .... e-imzalı Hakim .... e-imzalı

Atıf: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/437, K. 2025/360, T. 16.05.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-437-e-2025-360-k-d89b07e4f256