İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/830 E. 2019/559 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/830
- Karar No
- 2019/559
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/830 KARAR NO : 2019/559 DAVA : Alacak (Hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2019 KARAR TARİHİ : 23/09/2019 Mahkememizde görülmekte olan alacak (hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'in 20/04/2018 tarihinde ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Ege kurumundan tüketici kredisi kullanmak için davalı sigorta şirketine 200.000,00 TL değerinde ... nolu hayat sigortasını yaptırdığını ve 13/07/2018 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılar babaları murisin Hayat Sigortası tazminatını almak için davalı sigorta şirketine başvurduğunda sigorta şirketinin murisin rahatsızlığını söz konusu poliçe yapılırken şirketten gizlediği iddiasıyla tazminat ödemekten imtina ettiğini, murisin Hayat Sigortası sözleşmesi gereği poliçe yapılırken tam teşekküllü Haçkalı Baba Akçaabat Devlet Hastanesinden sağlık raporu alarak sözleşme tarafı şirkete sunduğunu ve davalı şirketin bu raporu kabul ederek dava konusu poliçeyi düzenlediğini, murisin poliçe imzalanırken herhangi bir hastalıktan şikayetinin söz konusu olmadığını rahatsızlığı olsa bile bilmediğini bu durumda sağlıklı raporunu veren hastanenin ihmali olma ihtimalinin söz konusu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve gerektiğinde eksik harcı tamamlamak şartıyla muris ...'in vefatı sonucu mirasçılarına kalan davalı şirketin 20/04/2018 tarihli ... numaralı poliçede belirlenen 200.000,00 TL'nin şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalı şirketten tazmin edilerek mirasçılarına kanuni faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ikametgah adresinin İstanbul olması nedeni ile davanın İstanbul Tüketici Mahkemelerince görülmesi gerektiğinden davanın yetkisizlik nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın hayat sigortasına ilişkin olması nedeni ile 6502 Sayılı Tüketici Kanunu gereğince davaya bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemesi olduğundan davanın görev yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından bankadan kredi kullanan kişilerin isteğe bağlı olarak sigorta kapsamına alındığını davacılar murisi sigortalının sigorta öncesinden gelen beyin hastalığı bulunduğu ve bu hastalıklara bağlı olarak vefat ettiğinin tespit edildiğini, sigortalının sigorta öncesinde kendisinde var olan teşhis ve tedavi gördüğü ölümüne neden olan beyin hastalığını beyan etmediğini, TTK 1435 ve TTK 1439 maddeleri uyarınca sigorta öncesinden gelen ve vefata neden olan beyan edilemeyen beyin hastalığı nedeni ile sigortat azminatının reddinin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın esastan reddine ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava tarihi itibariyle yürürlük olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde tüketicinin, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi"; tüketici işleminin, " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 fıkrasında da tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre mahkememizce, irsi halefi oldukları murisleri ile davalı arasında tüketici kredisi hayat sigortası sözleşmesi yapılmış olması, davacı mirasçılar tarafından açılan bu davada müris ile davalı banka arasındaki imzalanan tüketici kredisi hayat sigortası sözleşmesi nedeniyle 6502 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasının (k) ve (l) bendleri uyarınca, murisin tüketici konumunda olduğu, yapılan sigorta sözleşmesinin de tüketici işlemi olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmış olduğundan; 6502 sayılı Kanunun 73/1 maddesi uyarınca tüketici işlemlerinden kaynaklı uyuşmazlıkların çözüm yerinin Tüketici Mahkemelerinin olduğu nazara alınarak dava konusu uyuşmazlığa bakma görevinin İzmir Tüketici Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılarak dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; Davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına, HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine, Dair verilen karar bir kısım davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek açıkça okunup usulden anlatıldı.23/09/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı