İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/729 E. 2019/748 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/729
Karar No
2019/748
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/729 Esas KARAR NO : 2019/748 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 27/10/ 2015 KARAR TARİHİ : 11/11/2019 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın kabulü ile 2010 yılı kasım ayında ödeme tarihi 26/01/2011 olan 12.000 TL meblağlı 3 adet senedin bedelsiz olması ve hile ile alınıp bedeli ödenmemiş bulunmasına rağmen iade edilmemesi nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, İzmir .... İ.D.'nin ... esas sayılı icra takibinin iptaline, delil listesinin 4. Sırasında bulunan Bodrum ... İ.D.'nin ... talimat sayılı dosyasında 04/11/2014 tarihinde satış yapılacağından satışın durdurulması için tedbiren takibin durdurulmasına, gayrimenkul değerinin 350.000 TL olup borcu fazlasıyla karşılayacağından alacaklının hakları korunmuş olacağından teminatsız olarak takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalının 10-15 yıldır tanıştığı, 05.11.2010 tarihinde Karşıyaka ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile davalının davacı tarafından vekil olarak teyin edildiği ve hukuki işlemlerinin, davalarının davalı tarafından takip edildiği, 2010 yılının sonlarına doğru davacının davalının yanına gelerek uzun süredir satmak istediği taşınmazı satamadığı için borçlandığı, çok acil ödemesi gereken borçları olduğu, taşınmazını 2011 yılı Ocak ayında satacağını belirterek davalıdan borç para istediği, davalının da o dönemde para durumu uygun olması ve davacıya güvenmesi nedeni ile 36.000,00 TL elden nakit olarak verdiği, davacının da bu borç paraların karşılığı olarak 3 adet bono düzenlediği ve davalıya verdiği, 2011 Ocak ayına geldiklerinde davacının satıştan vazgeçtiğini söyleyerek davalıyı beklettiği, davacı tarafından verilen bonoların vadelerinde ödenmediği, davalının uzun süre beklediği ve üç yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra icra takibi başlattığı, icra takibi konulu bonoların davacı tarafından davalıya elden nakit olarak almış olduğu borç para karşılığında verildiği, davacı tarafından düzenlenen söz konusu bonoların ihdas hanesinde "nakden" ibaresinin yer aldığı, İzmir .... İ.D.'nin ... esas sayılı dosyasında icra takibinde söz konusu dosyadan düzenlenen ödeme emri, takibe konu senetlerde görünen ve borçlunun fiilen ikamet ettiği adresi olarak görünen adrese 03.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği, bilahane 16.04.2014 tarihinde icra dosyasına hitaben dilekçe yazarak icra dosyasının fotokopisinin aldığı, sonuç olarak takibin her aşamasından davacının haberdar olduğu, davacının bu yönde yapmış olduğu itirazının İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...-... E-K sayılı dosyasında incelendiği ve reddedildiği, davacının amacının takibi sürümcemede bırakmak ve borcunu hiç ödememek yada geciktirmek olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, kötüniyetle takip ve dava açıldığından davacının %50'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, ayrıca ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 04/05/2017 tarih ve ... esas ... sayılı davanın reddine ilişkin hükmün istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı kararı ile davanın görev yönünden usulden reddine dosyada İzmir Ticaret Mahkemelerin görevli olduğuna karar verilmesi sonrasında dosya mahkememize tevzii edilerek yukarıda belirtilen esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celbedilmiş incelenmesinde alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine dayanak 26/01/2011 tarihli 12000 YTL bedelli 3 adet senet alacağı toplam 36000 TL asıl alacak için yapılmış icra takibi olduğu anlaşılmıştır. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası celbedilmiş incelenmesinde ; müşteki ... tarafından şüpheli ... aliyhine tefecilik yapmak ve bedelsiz senedi takibe koymak suçlamaları ile suç duruyusunda bulunulduğu, yapılan soruşturma sonucu sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Davaya dayanak 26/01/2011 ödeme tarihli 12000 YTL bedelli 3 adet senet üzerinde " nakden " kaydı bulunduğu anlaşılmıştır. İspat hukuku hükümleri gereğince davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davacı taraf davalı tarafa yemin teklif etmekle ; duruşmada hazır bulunan davalı imzası ile onayladığı ve sebat ettiği yeminli beyanında :"Dava konusu senetleri davacıya vermiş olduğum toplam 36000 TL nakit para nedeniyle tarafıma verildiğine ve bedelleri tarafıma ödenmemiştir " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının icra takibine konu 26/01/2011 tarihli 12000 YTL bedelli 3 adet senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmakla ; İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ,İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, davaya dayanak senetler birlikte değerlendirildiğinde, Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan, davacı tarafın keşide ettiği bonoların ihdas hanesinde "nakden" ibaresinin bulunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/12/2007 tarih, 2007/19-918 esas, 2007/960 karar sayılı kararında da "davacı icra takibine konan bonolar nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu bonoların ihdas hanesinde "nakden" kelimesinin bulunduğu, davalının da bononun alınan borç karşılığında düzenlendiğini savunmuştur. Bonoların bedelsiz olduğunu iddia eden davacı bu iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorundadır." şeklinde belirtildiği, davacı taraf mahkememiz dosyasına konu bonoların bedelsiz olduğunu belirttiği, Yargıtay 11.HD'nin 2015/14502 E. 2017/832 K sayılı ilamında;" ...Bono, esasen bağımsız borç ikrarı içeren bir senettir. Bu nedenle ispat yükü, kural olarak, senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir... Bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakden" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulması gerekir…” hükmünün bulunduğu, yine Yargıtay Genel Hukuk Kurulu'nun 14.05.2014 tarih, 2013/19-1155-2014/660 E-K sayılı ilamında: "dava bono sebebiyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 201. Maddesi gereğince yazılı bir belgeye (kambiyo senedine) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların tanıkla ispatlanması mümkün değildir. Somut olayda davacı/borçlu emre yazılı borçlu, emre yazılı bonoda yer alan imzasını inkar etmiş değildir. Kambiyo senedi sebepten mücerret olmakla davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gerekir." denildiği, dolayısıyla mahkememize konu davada davacının takip konusu kambiyo senetlerinin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği, bu ispatın somut olaya konu 6100 sayılı HMK'nun 203 maddesinde belirtilen senetle ispat zorunluluğunun istisnalarına girmediği, 6100 sayılı HMK'nun 201 maddesi uyarınca senetle olması gerektiği ve davacının iddiasına ilişkin bu yönde bir ispat yapamadığı anlaşıldığından dava dilekçesinde delil olarak bildirmesi nedeniyle davacı tarafa yemin teklifi etme hakkının hatırlatıldığı, davalının yemin teklifini kabul ederek yemin ettiği ve "Dava konusu senetleri davacıya vermiş olduğum toplam 36000 TL nakit para nedeniyle tarafıma verildiğine ve bedelleri tarafıma ödenmemiştir " şeklinde beyanda bulunduğu, bu bakımdan davacı tarafın davasını ispat edemediği, anlaşılmakla davacının davasının reddine ve dosya borcunun %20'si oranında tazminata hükmedilmesine ilişkin şağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE, Davacı tarafından dava konusu alacağın %20 si oranında tazminatın davalıya ödenmesine, Peşin alınan 614,79 TL harçtan alınması gerekli 44,40 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 570,39 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine, Davalı tarafından yapılan 22,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm gününde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, İlişkin, davacı vekili ile davalı ve vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/11/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/729, K. 2019/748, T. 11.11.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-729-e-2019-748-k-30a9f3be8e29