İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/545 E. 2020/643 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/545
- Karar No
- 2020/643
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/545 Esas KARAR NO : 2020/643 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 30/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı, davacı müvekkiline nakit borcuna karşılık vermiş olduğu 20.10.2009 düzenleme tarihli ve 20.01.2010 tarihli 4.500,00 TL bedelli, 20.10.2009 düzenleme tarihli ve 20.02.2010 tarihli 4.000,00 TL bedelli ve 20.03.2010 tarihli ve 4.000,00 TL bedelli üç senedi ödemediğini, yasal süresi içinde başvuru hakkını kullanmadığından kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapma hakkının yitirildiğini, davacı müvekkilinin bu nedenle bahsi geçen 3 sendi İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... (... sayılı dosyası İcra Müdürlüğünce sehven işlemden kaldırılmakla yeni esas alınmıştır) sayılı icra dosyası ile ilamsız takip başlattığını, ancak davalı borca itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davalının itirazının kendilerine tebliğ edilmediğini, söz konusu itiraz 27.12.2018 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, davalının borca itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı ödeme iddiası bakımından geçerli herhangi bir belge ve delil sunamadığını, yine borçlunun zamanaşımı itirazı da yerinde olmadığını mevcut alacak 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davalının İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki haksız ve dayanıksız itirazın iptali ile takibin devamına kötü niyetli davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen yasal süre içinde davaya cevap vermemiş ancak 06/05/2019 tarihli duruşmadaki beyanında; senetlerin verildiği tarihlerde Kemeraltında esnaflık yaptığını, davaya konu senetlerdeki borcun büyük kısmını ödediğini, yaklaşık 4.000 TL borcunun kaldığını, dükkanı 2 kişi işlettiklerini, işleri ortağına devrettiğini, karşılığında senetler nedeniyle borçlarını ortağının üstlendiğini, bu durumu davacının da kabul ettiğini, ancak kalan miktarı eski ortağının ödediğini, ancak onun da belgesi olmadığını beyan etmiştir. İzmir ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 20/01/2010, 20/02/2010, 20/03/2010 vade tarihli toplam 12.500,00 TL tutarındaki bonolara istinaden asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplamda 25.222,51 TL takip çıkışı ile ilamsız icra takibi yapıldığı, borçluya ödeme emrinin 01/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği; borçlunun aynı tarihli dilekçe ile üç adet senet olduğunu ancak borcunu elden açık hesap olarak esnaf iken her hafta 250,00 TL elden verdiğini borcun bittiğini senetleri istediklerini vereceklerini söylediklerini halen verilmediğini, zaman aşımına uğradığını borcu bulunmadığı belirterek itirazı üzerine takibin durduğu, davanın hak düşürücü süre dolmadan açıldığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut bilirkişi tarafından düzenlenen 11.03.2020 tarihli raporda özetle, davalının İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü 17.05.2019 tarihli ve ... sayılı yazısına göre tacir kaydının bulunmadığı, Kemeraltı Vergi Dairesi Müdürlüğü 17.05.2019 tarihli ... sayılı yazısına göre 20.05.2009 tarihinde işini terk ettiği, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği 28.05.2019 tarihli ... sayılı yazısına göre davalının konfeksiyon satışı meslek kodunda kaydının dilekçe tarihi itibarıyla devam ettiği dosya içerisinde bulunan belgelerden tespit edildiğini, 17.11.2017 takip tarihi esas alınarak yapılan kanuni (yasal) faiz hesaplanmasında; davacının takip tarihinde davalıdan olan asıl alacağına toplam 8.710,03 TL işlemiş faiz hesaplandığını, 17.11.2017 takip tarihi esas alınarak yapılan ticari (avans faizi) faiz hesaplanmasında: davacının takip tarihinde davalıdan olan asıl alacağına 12.422,09 TL faiz hesaplandığı, takip dayanağı belge, bono niteliğinde olduğundan taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğunun kabulü gerektiğini, bu durumda, 3095 sayılı Kanunun "Temerrüt Faizi" başlıklı 2.maddesinin ticari işlerde temerrüt faizine dair 2.fıkrasındaki avans faizi oranlarının uygulanması gerekir hususu mahkemenin takdirine bırakıldığı, alacaklı takip talebinde "ticari gecikme faizini istemiş olması halinde, bu isteğin açıkça takip talebinde "avans faizi" (3095 sayılı Kanunda yapılan son değişiklikten önce adı geçen kanunun 2/3'üncü maddesine göre, "reeskont faizi" istenildiğini, şimdi ise yapılan değişiklikten sonra "avans faizi" istendiğini) istediğini belirterek ifade etmesi gerektiğini, dava konusu takip talebinde avans faizi ibaresi bulunması nedeniyle (avans faizi) faiz ödenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu bildirilmiştir. Davacı tanığı ... beyanında; 2009 ve 2010 yıllarında kardeşi ... ile birlikte şirketlerinin olduğunu, giyim ürünleri sattıklarını, bu sırada ... isimli davalı şirketlerinin sürekli müşterisi olduğunu, arada pantolon ve diğer giysi alımı konusunda ticari ilişki mevcut olduğunu, zaman zaman ... para sıkıntısı çektiği için ...'a gelerek borç istediğini ve esnaf olduğu için ...'ı uzun süredir tanıdıkları için güven ilişkisine dayalı olarak nakit borç para verdiklerini ve karşılığında davalı taraftan senet aldığını, davalı nakit para karşılığı senet verdiği halde senet bedelini kardeşine ödemediğini, davalı taraf maddi olarak zor durumda olduklarını senet bedellerini mutlaka ödeyeceklerini belirterek oyaladığını, ancak tüm beklemeye rağmen bedeli ödemedikleri için senedi tahsil için avukata verdiklerini, davalı tarafın 3 kardeşi ile birlikte ticaret yaptığını., diğer kardeşinin adı ... olduğunu, diğer kardeşinin ismini aradan uzun zaman geçtiği için tam olarak hatırlayamadığını, bu üç kardeşinin de kendilerine olan borçlarını uzun süre tahsil edemediklerini beyan etmiştir. Davacı tanığı ... beyanında; Kendisinin tarafları Kemeraltı'nda esnaflık yaptığı yıllardan beri tanıdığını, uzun zamandan beri ...'ı hiç görmediğini, ancak Kemeraltında esnaflık yaptığı yıllarda oldukça sık görüştüklerini, ... tekstil konfeksiyon işi ile uğraştığını, kendisinin de aynı şekilde tekstil ürünleri sattığını, yine ... o tarihlerde Kemeraltında tekstil satış işi ile uğraştığını, kardeşleri ile birlikte giyim ürünleri satış işi yaptıklarını, kendisinin ürünlerin bir kısmını ...'ın sahip olduğu şirketten satın alarak kendilerinin sattıklarını, ay sonlarında paraya sıkıştıkları zamanlarda ...'dan rica ederek nakit para aldıklarını, kendisinin de zaman zaman nakit para aldığını, karşılığında senet verdiğini, kısa sürede senet bedellerini ödediği için davacı ile hiç bir sorun yaşamadığını, kendisi esnaflık ilişkileri çerçevesinde kendisine ve diğer arkadaşlarına bunun yanında ...'a nakit para verdiğini bildiğini, ...'ta kendisine zaman zaman nakit para verdiği için ...'a senet düzenleyerek verdiğini, ancak uzun zaman geçmesine rağmen senet bedelini ödemediğini, bu nedenle kendisinin iki taraf arasındaki konuşmalara bizzat şahit olduğunu, hatta bu konuşmalar sırasında ...'ın kardeşi ...'ta ...'a giderek senedin ödenmesi hususunda görüştüklerini, kendisinin de bu sırada yanlarında olduğunu, aldıkları parayı işlerinin bozulması nedeniyle geri ödeyemediklerini, ancak taksit taksit ödemek istediklerini söylediklerini duyduğunu, ancak zaman kazanmak için ödeyeceklerini söyleklerini, çünkü daha sonra senet karşılığı aldıkları parayı ödemediklerini bildiğini, bununla ilgili karşılıklı konuşmalara şahit olduğunu beyan etmiştir. Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ve takibin devam ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce toplanan deliller dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; alacağa esas senetlerin vade tarihinden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde takibe konu edilmemesi nedeniyle kambiyo senedi niteliğini kaybettiğini, ancak dava konusu alacağa esas bonolar tanzim tarihi itibarı ile 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olup icra takip tarihi itibarı ile henüz zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacı tarafından 17.11.2017 tarihinde takibe başlandığı, 6098 sayılı TBK 154/2 maddesi gereğince icra takibinin zamanaşımını keseceği, bu nedenle davacı alacağının ilamsız takibe konu edilebileceği ayrıca dava tarihi itibarı ile genel zamanaşımı süresinin dolmadığı; kambiyo senedi vasfını kaybetmiş bonoların yazılı deli başlangıcı teşkil edeceği ve davacının alacağını her türlü delille ispat edebileceği, dinlenen tanıkların davacının iddiasını doğrular şekildeki beyanları yanında kambiyo senedi vasfını kaybetmiş olsalar bile alacağa delil olma niteliği taşıyan takibe konu senetler karşısında davalının borcunu ödediğini ispata yarar herhangi bir belgeyi dosyaya sunamadığı ve savunmalarını somutlaştıramadığı gibi, ödeme itiraz dilekçesindeki beyanı ile duruşmadaki beyan karşılaştırıldığında çelişkili beyanda bulunduğu da nazara alındığında, davacının icra takip dosyasındaki takibe esas asıl alacak yönünden asıl alacağı talep etmek hakkının bulunduğu kanaatine varılarak asıl alacak yönünden davasının kabulüne; ancak dosya kapsamına göre davacının takip tarihinden önce davalıyı usulüne uygun temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunamadığı, bu nedenle takip öncesine ilişkin faiz talep edemeyeceği anlaşıldığından, davacının talebinin kısmen kabulüne İzmir .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın asıl alacak yönünden kısmen iptali ile toplam 12.500,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına; takip öncesi davalının usulüne uygun temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından, işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine; alacak likit kabul edildiğinden ve itiraz haksız bulunduğundan hükmolunan 12.500,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; dosya kapsamına göre davalının tacir sıfatı bulunmadığından takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, İzmir .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı (yenilenmeden önce işlemden kaldırılan ... esas sayılı takip dosyası) takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile toplam 12.500,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, davacı tarafından talep edilen işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacağı takip tarihinden itibaren %9 yasal faiz tahakkuku ile takibin devamına, Alacak likit kabul edildiğinden ve itiraz haksız bulunduğundan hükmolunan 12.500,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 853,87 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 304,63 TL harcın mahsubu ile kalan 549,24 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın kabul oranına göre takdir ve tayin edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 99,00 TL tebligat gideri, 5,50 TL e-tebligat masrafı, 0,50 TL KEP masrafı, 45,00 TL posta masrafı, 500,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 650,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 322,13 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 304,63 TL peşin harç ve 5,20 TL vekalet harcı toplamı 345,73 TL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde re'sen iadesine, 7-Davalının yatırdığı gider avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/12/2020 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı