İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/790 E. 2018/464 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/790
Karar No
2018/464
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/790 Esas KARAR NO : 2018/464 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 12/07/2017 KARAR TARİHİ : 24/04/2018 Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize verilen 12/07/2017 tarihli dilekçe ile, davalı şirketin İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile davacı hakkında icra takibine başladığını, davacının yurt dışında olduğundan tebligatı eşinin aldığını, dönüş yaptığı zaman itiraz süresini kaçırmış olduğundan icra takibinin kesinleştiğini, ödeme emrinin ilamsız takip şeklinde olduğunu ve ödeme emrinin ekinde bir takım faturalar bulunduğunu, düzenlenen faturalarda açıklama kısmında davacının adının yazmadığını, davacının davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, yapılan maaş kesintisi haksız bir kesinti olduğunu, davacının maaş haczi dolayısıyla yapılan kesintilerin davacıyı madden zorlandığını, başka geliri olmayan davacının yapılan kesintiler sebebiyle geçim sıkıntısı çektiğini, bu nedenle dava sonuna kadar yapılan kesintilerin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, açıklanan nedenlerle İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya kapsamında maaşından yapılan kesintinin dava sonuna kadar durdurulmasına, söz konusu icra takibinin iptaline, davacının maaşından yapılan kesintilerin hesaplanarak kesilen paranın istirdadına, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan dilekçe ile dava konusu borç ilişkisinin ev eşyası satımı işinden kaynaklandığı, davacının tacir olmadığı gibi davanın da ticari dava olmadığı, Tüketici sıfatındaki davacının davalı firmadan muhtelif ev eşyası aldığı ve bu nedenle 10.200,00 TL tutarlı senet imzaladığı, davacının taksit ödemelerinde gecikmesi nednei ile gerekli ihtarların yapıldığı, ancak buna rağmen oyalayıcı tutum sergilemesi üzerine davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan işlemlerde her hangi bir usulsuzlük olmadığı, davanın gerek görev yönünden gerekse esastan reddine karar verilmesi isteminde bulunulduğu görülmüştür. Dava konusu edilen İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip soyası celp edilerek dosyamız içine konmuş, yapılan incelemede dosyamız davacısı aleyhine, dosyamız davalısı tarafından başlatılan icra takibi olduğu, takipte taksitli satıştan kaynaklanan alacak istemine dayanıldığı, takibin kesinleştiği, dosyamız davacısının maaşından kesinti yapılmasına ilişkin işlem yapıldığı, görülmüştür. Mahkememizce ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin beyanda bulunduğu, yine duruşmada alınan beyanına göre davacının tacir olmadığı, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı hususunu açıkladığı görülmüştür. Dosyada yapılan inceleme ve alınan beyanlara göre, davalı tarafından işletilen iş yerinden davacının taksitle ticari olmayan eşya satın aldığı, bu alış verişe ilişkin taraflar arasında taksitli alış veriş ilişkisinin doğduğunun her iki tarafça da kabul edildiği, bu hususta bir uyuşmazlığın bulunmadığı, davacının tacir olmadığı, bu hali ile taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinin ticari nitelikte olmadığı, ayrıca davalı tarafça davacı aleyhine başlatılan takipte taksitli alış verişe dayalı olarak icra takibinin başlatıldığının takip dosyasından belli olduğu, bu hali ile davacının Tüketici sıfatının olduğunun kabulü gerektiği, söz konusu uyuşmazlıkta Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanacağı, davacının nihai kullanıcı ve tacir sıfatının olmaması nedeniyle uyuşmazlığın aynı kanun hükümlerine göre ve münhasıran bu davalara baklamakla görevli Tüketici Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği, davanın HMK Md. 114/1-c hükmü uyarınca görevli mahkemede görülmesinin dava şartı olduğu ve HMK Md. 115 uyarınca yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiği , bu hali ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Mahkememizin görevsizliği nedeni ile davanın usulden reddine, Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna, Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu takdirde dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, HMK 331/2 maddesi uyarınca Harç ve yargılama gideri hususunun görevli mahkemece ele alınmasına, HMK 20. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten itibaren başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/04/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/790, K. 2018/464, T. 24.04.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-790-e-2018-464-k-4ff901f7346c