İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/217 E. 2018/52 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/217
Karar No
2018/52
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/217 Esas KARAR NO : 2018/52 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/02/2017 KARAR TARİHİ : 17/01/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 27/02/2017 tarihli dilekçe ile, davacı şirket ile davalı arasında bulunan ticari ilişki neticesinde oluşan borcun davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca ve takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının icra takibine dayanak belgeler kapsamında 23.921,16-TL borçlu olduğunu, davacı şirketin davalı tarafın talebi doğrultusunda, takibe dayanak cari hesap içeriğine ilişkin faturalara konu ürünleri davalı tarafa gönderdiğini ve ürünlerin bedeline ilişkin olarak takip konusu cari hesap alacağını oluşturan faturalar düzenlediğini, davalı tarafça faturalara süresinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacı şirkete borçlu olan davalının itirazlarının haksız, yersiz ve kötü niyetli olduğunu, %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, açıklanan nedenlerle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, takibe takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafından herhangi bir yanıt verilmediği görülmüştür. İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı olduğu, borçlunun dosyamız davalısı olduğu, takipte cari hesaba dayanıldığı, davalı-borçlu tarafından takibe ve borca itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Davalı gerçek kişi ön inceleme aşamasında duruşmaya katılmış, davayı kabul etmediğini, davacı şirkette 2016 Mayıs ayı ile Temmuz sonuna kadar sigortalı olarak şirketin Gaziantep'teki şantiyesinde sorumlu olarak çalıştığını, şirketin kendisine iş avansı olarak belli miktarda paralar gönderdiğini, o para ile şantiyede çalışanların ihtiyaçlarını karşıladığını, şantiyenin köyde olduğunu, bu nedenle köy bakkalından veya oradaki yerlerden satın alınan malzemeler için kırtasiyeden edinilen makbuzları kullandıklarını, bakkalın düzenlediği makbuzları masrafta gösterdiğini, şirket yönetiminin bu şekilde işlem yapmasını kabul ettiğini, gönderilen paraları herhangi bir şekilde uhdesinde tutmadığını, davayı kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür. Davalı tarafından celse arasında Mahkememize makbuz koçanının sunulmuy, SGK İl Müdürlüğü'nden davacı şirket nezdinde davalının çalışıp çalışmadığına ilişkin kayıtlar celp edilerek dosyamız içine alınmıştır. Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı şirkette davalının sigortalı olarak çalıştığı, şirket tarafından davalıya iş avansı olarak gönderildiği iddia edilen bedellerin iadesi istemi ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, davalı tarafından yapılan harcamaların şirket tarafından kabul edildiğinin beyan edildiği, davacı tarafça davalıya ödenen bedellerin iadesi istemi ile iş bu davanın açıldığı, davalının davacı şirketin sigortalı çalışanı olduğu tespit edilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu Md. 1 uyarınca İş Kanunu'na göre işçi sayılan kişiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında doğan Hukuk Uyuşmazlıklarında çözüm yerinin İş Mahkemeleri olduğu hükme bağlanmıştır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gereken husus olduğundan mahkememizce öncelikli olarak bu konuda inceleme yapılması gerektiği tespit edilmiştir. Açıklanan hususlara göre, davacı şirketin iş bu davada davalının sorumlu olduğu iddiası ile istemde bulunduğu, davalı ile davacı şirket arasında hizmet ilişkisi olduğu, söz konusu uyuşmazlığın İş Mahkemelerinde ele alınması gerektiği, HMK Md. 114/1-ç hükmü uyarınca görev hususunun dava şartlarından olduğu, HMK Md. 115/2 uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Dosyanın mahkememizin görevsizliği nedeni ile usulden REDDİNE, Görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğuna, Karar kesinleştiğinde ve başvuru olduğunda dosyanın İzmir Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine, HMK 331/2 maddesi uyarınca Harç ve yargılama gideri hususunun görevli mahkemece ele alınmasına, HMK 20. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten itibaren başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/01/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/217, K. 2018/52, T. 17.01.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-217-e-2018-52-k-c15a5513ac90