İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1298 E. 2018/405 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1298
- Karar No
- 2018/405
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1298 Esas KARAR NO : 2018/405 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 21/11/2017 KARAR TARİHİ : 09/04/2018 Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacının Mahkememize verdiği 15/11/2017 tarihli dilekçesinde, davacının 06/05/2016 tarihinde... Bankası A.Ş.'nin internet bankacılığından 15.000 USD alım işlemi yaparken o anda bankadan bildirilen Banka ABD Doları satış kuru 2,9218 TL iken sistem onay verdiği halde, Bankanın 2,9700'den satış yaparak 723,00 TL zarara uğrattığını, bu durumu o an öğrendiğini ve o tarihte çalıştığı şube olan ... Bankası ... Şubesine başvurduğunu, banka şubesi çalışanlarından zararının teminini istendiğini, çalışanların haklı bulduğunu ancak zarararını direk karşılamayacaklarını beyan ettiklerini, bunun üzerine zararın tazmini sağlamak amacı ile bankanın, alınan 15.000 USD 'yi 2,9585 TL alış kurundan tekrar satış yaptırdıklarını, yine buradan da 550,50 TL zarara uğradığını, davalı bankanın bu şekilde zararını tanzim etme teklifi ile kendisini zarara uğrattığını, 24/11/2016 tarihinde Türkiye Bankalar Birliğine müşteri olarak şikayette bulunduğunu, ilgili kurumun 19/01/2017 tarihinde görevsizlik kararı verildiğini, açıklanan nedenlerle davalı banka hakkında döviz alış- satış işlemi yaparken kanunlara aykırı olarak maddi anlamda zarara soktuklarını, zararın tazmini istemi ile 1.273,50 TL tazminatın işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş ve davalı banka vekili tarafından 21/12/2017 tarihinde verilen dilekçe ile, açılan davanın hukuka ve yasaya aykırı olduğu, davacı tarafından 06/05/2016 tarihinde davalı Banka internet şubesi üzerinden USD Döviz satış işlemi yapıldığını, satış işlemi sırasında kurun ilk olarak 2,9218 olarak belirlendiğini ancak satış işleminin 2,9700 üzerinden gerçekleştiğini, davacının imzalamış olduğu sözleşmede ''Banka ile müşteri arasında bankanın işlem anındaki kurlar uygulanır. Bankanın uyguladığı kurlarda meydana gelecek değişiklikler müşteriye her hangi bir bildirim yapılmaksızın banka tarafından derhal uygulanır'' düzenlenmesinin yer aldığını, 06/05/2016 tarihinde, dava konusu olaya sebep olan zaman dilimi içerisinde yapılan sistem geliştirmesi esnasında USD alış-satış fiyatının piyasadan farklı olarak yayınlandığını, bu sırada davacı tarafından 15,000 USD 'lik döviz alışı 2,9218 yerine 2,9700 kur üzerinden gerçekleştirildiğini ve 723,00 TL'lik zararının oluştuğunu, saat 16:57 itibari ile kurun 2,9128 olarak düzeltildiğini, müşterilerinin internet üzerinden yapmış olduğu döviz alım satım işlemlerinde, işlem öncesinde işlemin gerçekleşeceği fiyatın gösterildiğini, birden fazla onay adımı ile de müşterilerinin onayı alınmak sureti ile de onayı alınarak söz konusu işlemlerin gerçekleştirildiğini, buna rağmen müşteri davacının mağduriyetinin giderilmesini teminen davacıya dolar alış satışı için özel kur verileceği bilgisinin şube tarafından davacıya iletildiğini ve davacının istemi ile döviz alış satış işlemlerinde, banka kurunun altında kur belirlenerek toplamda 523,52 TL kar etmesinin de sağlandığını, açıklanan nedenlerle bankanın iyi niyetli davrandığını, davacının zararının büyük bir kısmının giderildiğini, kalan kısmını da giderecek olmasına rağmen davacının iş bu davayı açarak kötü niyetli davrandığını, haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Dava, davacıya ait davalı banka nezdinde bulunan hesabında bulunan para ile döviz satışı gerçekleştirilmesi sırasında davalı bankanın beyan ettiği kur üzerinden satış işleminin gerçekleştirmediği iddiası ile davacının zarara uğradığı iddiası ile açılan alacak davasıdır. Davacının davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabının niteliği davalı bankadan sorulmuş, verilen yanıta göre davacıya ait hesabın ticari nitelikte olmadığı bildirilmiştir. Davacının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapılmış, gerek Ticaret Sicil Müdürlüğü gerekse Ticaret odası nezdinde davacıya ait bir kaydın olmadığı bildirilmiştir. Dosyada yapılan yazışmalar ve alınan beyanlara göre davalı banka nezdinde davacıya ait hesapta bulunan para ile döviz satışı işlemi gerçekleştirildiği, ancak davacı tarafça davalının beyan ettiği kur üzerinden satış işleminin yapılması nedeniyle zarar uğradığı iddiası ile davacı tarafından iş bu davanın açıldığı, davacının tacir olmadığı, davacıya ait mevduat hesabının ticari nitelikte bir hesap olmadığı, davacının tüketici sıfatı ile mevduat hesabı üzerinden işlem yaptığı hususunun taraflarca ihtilaf konusu olmadığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Kanununun 3/1-l hükmü uyarınca ticari nitelikte olmayan bankacılık işleminin tüketici işlemi olarak tanımlandığı, somut olayda davacı tarafından banka nezdinde bulunan hesabı üzerinden yapmış olduğu döviz alım- satım işleminin tüketici işlemi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu yasanın uygulanmasının söz konusu olduğu uyuşmazlıkların görülmesi için görevlendirilen mahkemelerin aynı kanunun 73. Maddesinde gösterildiği ve Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, görev hususunun HMK. Md.114/1-c hükmü ile dava şartı niteliğinde hüküm altına alındığı, kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında mahkemece dikkate alınabileceği, HMK Md. 115/2 hükmü uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeni ile REDDİNE, Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna, Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu takdirde dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, HMK 331/2 maddesi uyarınca Harç ve yargılama gideri hususunun görevli mahkemece ele alınmasına, HMK 20. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten itibaren başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/04/2018 Katip... E imza Hakim... E imza