İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1113 E. 2025/1 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1113
- Karar No
- 2025/1
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1113 ESAS KARAR NO : 2025/1 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2024 KARAR TARİHİ : 06/01/2025 Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılardan ... 2006 doğumlu olup Bornova ... Anadolu Lisesi’nde öğrenci olduğunu, diğer davacı ...'ın...’ın annesi olduğunu, davalılardan..., ...’a çarparak yaralanmasına sebep olan motorsikletin sürücüsü ve maliki olduğunu,... kazada diğer bir kusurlu konumunda olan otobüsün sürücüsü olduğunu, ... da İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde otobüsün maliki olduğunu, 24.03.2023 kaza tarihinde 11. sınıf öğrencisi olan ... okul çıkışı evine dönmek için ...’in sevk ve idaresinde bulunan ... hat no’lu ... otobüsüne bindiğini, ineceği durağa geldiğinde otobüsten indiği sırada ...’ın sevk ve idaresinde bulunan motor ile kendisine çarpması sonucu havada 2–3 takla atarak sertçe yere düştüğünü ve ambulans gelerek hastaneye kaldırıldığını, davacılardan ... 2006 doğumlu olduğunu, Bornova ... Kaldırıldığı İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma hastanesinde 5 gün platinin ihalesi beklendiğini, 5 gün sonra ameliyata alındığını ve saatler süren ameliyat sonucu ayağına platin çubuk takıldığını, tedavisinin devam ettiğini, platinin kırılabileceği için ayağından çıkarılmadığını, ömür boyu takılı kalacağını, hastanenin vermiş olduğu 24.03.2023 tarihli istirahat raporundan da açıkça anlaşılacağı üzere sürekli tedavi gereken bir hasta olup 3 ay okula gidemediğini, kaza nedeniyle girmesi gereken sınavlarına giremeyerek ikinci dönemi de kaybettiğini, bu nedenle 11. sınıfın 2 dönem konularını hiç öğrenemediğini, 12 sınıf sonunda üniversite sınavına gireceğini, tedavisinin devam ettiği için okul hayatının ne olacağının belli olmadığını, 2 hafta daha hastanede yattığını, sonra eve taburcu olduğunu, ancak tuvalet ihtiyacını ya ördekle ya da dayısının sırtında tuvalete giderek giderebildiğini, daha sonra koltuk değnekleri ile zıplayarak yürümeye çalıştığını, 1 ay sonra da yürüteç kullanabildiğini, yürüteçten sonra ayağının üzerine basabildiğini, müvekkilinin durumunun kalıcı sakatlık oluşturabilecek düzeyde olduğunu, gelecek raporlara göre sürekli kısmi iş görmezlik taleplerinin olacağını, bu kaza müvekkilinin psikolojisini büyük ölçüde etkilediğini eğitim hayatından mahrum bıraktığını, müvekkilinin yürürken topalladığını, kısıtlı hareket ettiğini ve bu sebeple beden derslerine girememekle kalmayıp hayatı boyunca yapabileceği uğraşabileceği çoğu spor dalından mahrum kaldığını, açıkladığı sebeplerle; bilirkişi raporlarıyla belirli hale gelene kadar kalıcı/geçici iş göremezlik - sakatlık tazminatı ile tedavi ve bakım giderleri ve sürekli bakım gideri olarak 15.500,00-TL'nin kaza tarihi olan 24.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı sigorta şirketlerinin müşterek ve müteselsil sorumluluğunun maddi tazminatla (sigorta poliçesinde manevi tazminat klozu var ise manevi tazminatla da) ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı tutulmasını, hükmedilecek tazminata davalı sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, müvekkilinin uğramış olduğu manevi çöküntü nedeniyle 200.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 24.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, annesi için 100.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 24.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: GEREKÇE: Dava, trafik kazasından ve taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminatın, davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda, davacının kaza tarihinde, davalı ... tarafından işletilen otobüste biletli yolcu konumunda olduğu, davalılardan ... otobüsün işleteni, ...'ın motorsiklet sürücüsü, sigorta şirketinin ise otobüsün ve motorsikletin kaza tarihi kapsar zorunlu trafik sigortacısı olduğu anlaşılmaktadır. Dava tarihinden önce 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 73/1 maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemeleri görevlidir.", aynı Yasa'nın 3.maddesinin 1.fıkrasının 1.bendinde; "Tüketici, işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacı tüketici konumunda olup, davalı otobüs işleteni/taşıyıcı ile aralarında akdedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. Davalı sigorta şirketi de işleten ve sürücünün üçüncü kişilere verdiği zarardan poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında sorumludur. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. Davanın açıldığı tarih (24/12/2024) itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Açıklanan nedenlerden ötürü mahkememizin görevli olmadığı, Tüketici Mahkemesinin davaya bakmaya görevli olduğu görüldüğünden, davanın göreve dair dava şartı yokluğundan usulden reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemesi olması ve Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, İlişkin,taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 06/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır