İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/710 E. 2024/407 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/710
- Karar No
- 2024/407
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/710 ESAS KARAR NO : 2024/407 KARAR DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 06/09/2023 KARAR TARİHİ : 22/05/2024 Mahkememizde görülen Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/04/2023 tarihinde İzmir... üzerinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın park halindeki müvekkiline ait ... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde müvekkilinin aracının savrularak park halindeki diğer araçlara çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait ...Model, ... plaka sayılı araçta yaklaşık 121.150,90-TL hasar meydana geldiğini, parça tedarikinin sigorta şirketince sağlanmadığını yüksek iskonto oranlarının belirlendiğini ve 60.000,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin gerçek zararının fazla olduğunu, ...'ın kaza tespit tutanağı ve kazanın oluş şekli bakımından %100 kusurlu olduğunu, davalı ...'ın araç işleteni olarak davacının aracında oluşan zararların tamamından sorumlu olduğunu, açıkladığı nedenlerle; 10,00-TL hasar bedelinin ve 10,00-TL değer kaybı bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsilen, sigorta şirketi açısından ret tarihi, diğer davalılar açısından kaza tarihinden itibaren, 10,00-TL ikame araç bedelinin davalı ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı Sigorta vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin karşılandığını, müvekkili tarafından hasar bedeli olarak 60.000,00-TL'nin 23/06/2023 tarihinde Av. ...'a ödendiğini, ekspertiz ücreti olarak 1.062,00-TL'nin 10/07/2023 tarihinde ...Sig. Eks. Ltd. Şti.'ye ödendiğini, tahkikat ücreti olarak 1.416,00-TL'nin 23/06/2023 tarihinde ... ...'e ödendiğini, güncel poliçe limiti olan 120.000,00-TL'den hasar kapsamında belirtilen ödemeler tenzil edildiğinde kalan bakiye limitin 60.000,00-TL olduğunu, davacının aracı ... plakalı aracın SBM Tramer Poliçe ağır hasarlı araç sorgulamasında 16/09/2023 tarihli kaza sonrası ağır hasar kaydı mevcut olduğunu, davacının aracının çekme belgeli bir araç olduğunu, ağır hasar kayıtlı bir araca değer kaybı ödenemeyeceğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru olmadığını, aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılmasının hukuka aykırı olduğunu, faturaların katma değer vergisinden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, açıkladığı nedenlerle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Kaza Tespit Tutanağı: ... plakalı araç sürücüsü ...'IN “Yolda devam ederken kasisi fark etmeyip, karşımdan gelen araç sıkıştırdı, bende park halindeki araca çarptım” Park halindeki ... plakalı araç sürücüsünün; araç kaza esnasında nizami olarak park halinde bulunmaktadır. Şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Hasar dosyası: Davacının dava tarihinden önce davalı sigortaya hasar / değer kaybı talepleri için başvuruda bulunduğu, hasar Dosyasına istinaden 60.000TL hasar bedeli ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Tramer kayıtları: Davaya konu ... aracın SBM kaydı incelendiğinde, dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtlarında, ağır hasar kaydı bulunduğu, rayiç değerine yakın bir miktarda onarım gördüğü anlaşılmaktadır. Sigorta Poliçesi: sigortalı ...'e ait ... plakalı araçla ilgili olarak 30.07.2022-2023 tarihleri arasında geçerli Karayolları Mali Sorumluluk Trafik Sigorta poliçesi ile ... A.Ş. tarafından sigorta teminat örüntüsüne alındığı, kaza 22/04/2023 tarihinde meydana gelmiş olup teminatları süresi içinde meydana gelmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi Raporu: Bilirkişiler ... ve ... tarafından 01/04/2024 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Trafik kural ihlalleri yönünden; ... plakalı araç sü ... dikkatsiz ve özensiz araç kullanıp şeridinden çıkarak park halindeki araca çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, Park halindeki ... plakalı araç si ünün atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, Kaza sonucu araçta bildirilen hasar ile onarılacak parçaların uyumuna, kanaat edildiği, yapılan piyasa rayiç araştırmasında, kaza tarihinde eşdeğer araçların (kilometresi ve geçmiş hasar kayıtları da incelenerek) ortalama değerinin 400.000,00 TL (Dörtyüzbin. TL) olduğuna kanaat edildiği, kaza tarihinde hasar bedelinin, orijinal parçalar kullanılarak, iskonto yapılmadan ve KDV dahil edilerek, 117.651,58 TL olduğu, Rayiç değere göre ekonomik bir onarım olduğuna kanaat edilerek Pert-Total çalışması yapılmamıştır, Sovtaj hesaplandığı, Bu bilgi ile Hesaplanan 117.651.588 TL — ödenen 60.000,00 TL— 57.651,58 TL bakiye hasar tazminatı hesaplandığı, araç Geçmişinde Ağır Hasar Pert-Total Kaydı ve piyasa şartlarında değer yedek parça ve KDV dahil edilerek, Kaza tarihinde 83.133,77 TL olduğu, Hesaplanan 83.133,77 TL — ödenen 60.000,00 TL— 23.133,77 TL KRŞ) bakiye hasar tazminatı hesaplandığı, araç geçmişindeki hasar kaydının dikkate alınması hususunun Mahkemenin takdirine bırakıldığı, dava konusu aracın geçmişte ağır hasar kaydının bulunması nedeni ile değer kaybı tazminatına teknik olarak kanaat edilmediği, kaza Tarihinde, 5.000,00 TL İkame araç tazminatı hesaplanarak kanaat edildiği, görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir. Islah: Davacı vekili 03/04/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır. Dava; Davacı aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı bedelinin karşı taraf araç ZMMS sigortacısı, araç maliki ve sürücüsünden, ikame araç bedelinin karşı araç maliki ve sürücüsünden tahsili davasıdır. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin ... esas, ... karar, 17/07/2020 tarihli iptal kararının, 9 Ekim 2020 günü 31269 sayılı RG’de yayınlandığı, bu karar ile 14/04/2016 tarihli, 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin iptallerine karar verildiği, iptal kararının gerekçesinde; " Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı, işletenin hukuki sorumluluğu haksız fiilden doğan sorumluluk niteliği taşıdığı için tazminat borcunun kapsamının 6098 sy TBK'na göre belirlendiği, işletenin söz konusu tazminat borcunun dolayıyla zarar gören üçüncü kişilerin tazminat alacaklarının teminat altına alınması amacıyla öngörülmüş olan zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketinin tazminat borcunun kapsamının ise Genel Şartlara göre belirlendiği, bu durumun tazminatın kapsamının farklılaşmasına yol açtığı, bunun nedeninin ise idarenin düzenleyici işlemi niteliğindeki tazminat hesaplamasını düzenleyen kurallarında, 6098 sy TBK'nun gerçek zararın tazminini öngören kurallarından ayrılan hükümlere yer vermiş olmasından kaynaklandığı, Anayasa'nın 48. maddesinde sözleşme özgürlüğünün güvence altına alındığı, bu özgürlüğün sözleşme yapıp yapmama serbestsinin yanı sıra yapılan sözleşmelere dışarıdan müdahale yasağını da içerdiği, sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan borcunun kapsamının 2918 sy Kanun çerçevesinde hazırlanan GŞ'a göre belirleneceği, bu kuralların sözleşmeden doğan borcun kapsamını belirlemek suretiyle Anayasa'nın 48. Maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırladığı, Anayasa'nın 13. Maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin öncelikle kanunla yapılması gerektiği, sözleşme özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp, kanuni düzenlemelerin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve örgörülebilir nitelikte olması gerektiği, kanunun bu niteliklere sahip olmasının esasen Anayasa'nın 2. Maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, 2918 sy KTK'nun 90. Maddesinde sigorta şirketinin ZMMS sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup, bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan Genel Şartlara göre belirlenmesinin öngörülmesi ile borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunlarla belirlenmeyerek idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı, bu itibarla sözleşmenin içeriğine yönelik sınırlama öngören kuralların kanunilik ölçütü yönünden Anayasanın 13. ve 48. Maddelerine aykırı olduğu, Anayasa'nın 17. Maddesinde yaşama hakkı ve kişilerin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının, 35. Maddesinde mülkiyet hakkının güvence altına alındığı, Anayasanın 5. Maddesinde insanın maddi ve manevi varlığını geliştirebilmesi için gerekli şartları hazırlamanın devletin temel amaç ve görevleri arasında sayıldığı, motorlu araç işletilmesine bağlı olarak kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma, bedensel zarar, eşya zararı ve manevi zararın Anayasa'nın 17. ve 35. Maddelerinde düzenlenen hakların ihlali sonucunda ortaya çıkan zarar niteliğinde olduğu, dolayısıyla karayolunda motorlu taşıt işletilmesini düzenleyen kuralları belirlemenin ve motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararın tazmin edilmesini güvence altına almanın da devletin görevleri kapsamında olduğu, ZMMS kapsamında sigorta şirketinin bu zararlardan dolayı sorumlu tutulmuş olmasının, zarar gören kişinin Anayasa'nın 17. ve 35. Maddesinde düzenlenen haklarının Anayasa'nın 5. Maddesiyle bağlantılı olarak korunmasının amaçlandığını gösterdiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının idarenin düzenleyici nitelikteki işlemi ile belirlenmesinin zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine, sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açacağı... " belirtilerek bu nedenlerle 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa'nın 5., 13., 17., 35. Ve 48. Maddelerine aykırı olması nedeniyle iptallerine karar verildiği görülmüştür. Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı değer kaybı zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 22.04.2023 tarihinde saat 00.11 sıralarında İzmir ... meydana gelen kazada, ... plakalı araç sürücüsü ...' ın dikkatsiz ve özensiz araç kullanıp şeridinden çıkarak park halindeki araca çarptığından dolayı kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, Park halindeki ... plakalı araç sürücüsünün atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen kazada, ... plaka sayılı aracın hasar bedelinin, orjinal parçalar kullanılarak, iskonto yapılmadan ve KDV dahil edilerek, 117.651,58 TL olduğu, Rayiç değere göre ekonomik bir onarım olduğuna kanaat edilerek Pert-Total çalışması yapılmadığı, ve Sovtaj hesaplanmadığı, Hesaplanan 117.651.588 TL- ödenen 60.000,00 TL düşüldüğünde 57.651,58 TL bakiye hasar zararı oluştuğu, Araç Geçmişinde Ağır Hasar Pert-Total Kaydı ve piyasa şartlarında onarım yapılabileceği dikkate alınarak, yedek parça ve KDV dahil edilerek, Kaza tarihinde hasar bedelinin 83.133,77 TL olarak hesaplandığı, 83.133,77 TL' den ödenen 60.000,00 TL düşüldüğünde 23.133,77 TL bakiye hasar tazminatı hesaplandığı anlaşılmaktadır. "Yargıtay ..., ...K içtihat methinde, değer kaybı zararı belirlenirken yapılması gereken aracın kaza tarihi itibarı ile Serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki 9 el değerinin belirlenmesi ve aracın tamir edilmesinden sonra, aracın yaşı, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alındığında ve yine serbest piyasa koşullarında 2.el değerinde ne kadar bir azalma olacağının belirlenmesinden ibarettir." şeklinde belirlemiştir. Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezinin, Dava konusu araç ile ilgili kaza / hasar geçmişine ait göndermiş olduğu belgede, dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtlarında, ağır hasar kaydı bulunduğu, rayiç değerine yakın bir miktarda onarım gördüğü anlaşılmaktadır. Dava konusu aracın geçmişte ağır hasar kaydının bulunması nedeni ile değer kaybı tazminatı oluşmadığı, Dava konusu araç hasarının, donanımlı bir serviste, ehil ustalar ve yedek parça tedarik süresi dikkate alınmadan 10 günlük süre ile onarıldığının anlaşıldığı, 22.04.2023 olan kaza tarihinde günlük araç kiralama bedelinin 500,00 TL olduğu, 10 gün X 500,00 TL= 5.000,00 TL İkame araç zararı oluştuğu, Kaza ile hasarın uyumlu olduğu, ... plaka sayılı sigortalı aracın aracın kaza tarihindeki ZMMS poliçe limitinin 120.000,00- TL olduğu, ıslah dilekçesi ile davacının talep miktarını artırarak, 23.133,77.-TL hasar bedeli, 5.000,00-TL ikame araç bedeli bedeli isteğinde bulunduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, talep edilen zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin kısmi ödeme tarihi 23.06.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı sürücü ve davalı işleten şirketin ise ihtar ve ihbara gerek olmaksızın haksız fiilin gerçekleştiği 22.04.2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, 23.133,77-TL hasar bedeli tazminatının davalı...A.Ş.' den 23/06/2023 tarihinden, davalılar ... İle ...' den 22.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00TL ikame araç bedelinin davalılar ... İle ...' den 22.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Değer kaybı bedeline ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE 1- 23.133,77.-TL hasar bedeli tazminatının davalı...A.Ş.' den 23/06/2023 tarihinden, davalılar ... ile ...' den 22.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2- 5.000,00TL ikame araç bedelinin davalılar ... ile ...' den 22.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3- Değer kaybı bedeline ilişkin talebin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.921,82-TL harçtan peşin alınan ve ıslah yolu ile tamamlanan 754,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.166,97-TL harcın davalılardan (Davalı...A.Ş. Bu tutarın 959,57-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan (Davalı...A.Ş. Bu tutarın 14.718,77-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı...A.Ş. yararına takdir olunan 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 7-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 3.118,89-TL'lik kısmının davalılardan (Davalı...A.Ş. Bu tutarın 2.564,59-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen, 1,11-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 776,25-TL davetiye ve posta gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 5.776,25-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 5.774,20-TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 269,85-TL başvurma harcı, 754,85-TL peşin alınan ve ıslah yolu ile tamamlanan harç olmak üzere toplam 6.798,90-TL’nin davalılardan (Davalı...A.Ş. Bu tutarın 5.590,58-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafın yaptığı bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/05/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır