İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/701 E. 2025/252 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/701
- Karar No
- 2025/252
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/701 Esas KARAR NO : 2025/252 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/10/2024 KARAR TARİHİ : 20/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mühendislik Ticaret A.Ş.'ne ait ... plakalı kamyonetin müvekkili sigorta şirketine... numaralı poliçe ile Kasko Sigortası ile sigortalı olduğunu, 03/04/2023 tarihinde ... plakalı araç sürücüsünün Bornova ilçesi .... İstikametine seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek önce park halinde bulunan ... plakalı aracın sağ arka kısımlarına, aracının sağ ön köşe kısımlarıyla çarptığını ve çarpmanın etkisiyle savrularak ... Sk. İstikametinin karşı şeridinden gelen sürücüsü... olan müvekkili sigorta şirketinde Kasko Sigortası bulunan ... plakalı aracın ön kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın akabinde ... plakalı aracın sürücüsünün kaza yerinden firar ederek 2918 sayılı KTK'nunun 56/1A maddesini ihlal etmek suretiyle kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu hareket ettiğini, meydana gelen hasara ilişkin müvekkili sigorta şirketi tarafından zarar gören sigortalıya poliçe kapsamında 05/05/2023 tarihinde 50.379,34.-TL hasar tazminatı ödendiğini, meydana gelen hasarın 03/04/2023 tarihindeki trafik kazasından kaynaklandığının akabinde de ... plakalı araç sürücüsünün kaza yerinden firar ettiği sabit olduğundan, TBK m.49'da düzenlenen "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi gereği davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, yapılan ödeme kapsamında müvekkili sigorta şirketinin TTK m.1472 ve TBK m.183 gereği temlik alan sıfatı ile sigortalısına kanuni halef olduğunu, yapılan ödemenin rücuen tazmini için İzmir .... İcra Müdürlüğü ... E. dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiğini beyanla davalı borçlunun İzmir .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın müvekkiline ait aracı kiralayan kişiye ve kaza tarihinde ki ZMMS sigortacısına ihbarını talep ettiklerini, kaza tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracın, 01.04.2023-14.04.2023 tarihleri arasında ... isimli kiralama sözleşmesinde belirtilen ".../İzmir" adresinde ikamet eden müşterisine kiralandığını, davanın müvekkilden aracı kiralayan...'e ihbar edilmesini talep ettiklerini, müvekkile ait söz konusu aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı poliçe ile Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalı olduğunu, ZMMS sigortacısı olarak kazaya karışan karşı araçta oluşan hasarın giderilmesinden sorumlu olacağından müvekkile ait aracın ZMMS sigortacısına da davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, ayrıca zmms sigortacısından herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının tespiti gerektiğini, kiralayan tarafından müvekkiline kaza bildiriminin yapılmadığını, olay yeri terk olarak belirtilen aracın olay yerinden kim tarafından teslim alındığının, söz konusu kazanın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin gerektiğini, tutanak düzenleyen trafik ekiplerinin tanık olarak dinlenilmesini talep ettiklerini, her ne kadar kazanın oluşumunda asli ve tam kusur müvekkile ait aracın firar ettiği belirtilen araç sürücüsüne verilmişse de kusur durumunun yeniden değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, ayrıca kaza mahallini terk etmenin tek başına rücu sebebi olmadığını, kaza yerini sağlıksal nedenlerle veya can güvenliği sebebiyle terk edilmesi gibi bazı sebeplerle terk edilmiş olması halinde rücu şartlarının oluşmadığının Yüksek Mahkeme İçtihatlarında açık şekilde kabul edildiğini, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu, dava konusu trafik kazasının 03.04.2023 tarihinde gerçekleştiğini ve davacı sigorta şirketi sigortalısına 05.05.2023 tarihinde ödeme yaptığını, ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde rücu edilmemiş olması sebebiyle dava konusu alacağın 05.05.2024 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını beyanla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, rücu şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Trafik kazası tespit tutanağı 2-Davacı sigorta şirketi nezdindeki poliçe ve hasar dosyası 3-Trafik Tescil Kayıtları 4-İzmir ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası 5-Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları 6-Vergi Dairesi Kayıtları 7-Esnaf Odası Kaydı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği hasar bedelinin halefiyet ilkesi gereği davalıdan rücuen tahsiline ilişkin İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan belge ve yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Eldeki davada, davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan ve dava dışı sigortalı adına kayıtlı olduğu anlaşılan ... plaka sayılı aracın davalı ...'un işleteni olduğu ... plakalı araç ile karıştığı kazada hasarlanması sebebiyle davacı İMMS sigortacısı tarafından sigortalısına yapılan hasar ödemesinin halefiyet ilkesi gereği haksız fiilden sorumlu olduğundan bahisle davalıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talep edilmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih ve ....E. - ... K. sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı sigorta şirketi, halefiyet ilkesi gereğince sigortalısının yerine geçerek dava açmış olup, sigortalının haksız fiil sayılan trafik kazası gereği hasarlanan aracında meydana gelen hasar bedelinin tazminini normal şartlarda haksız fiilden sorumluluğu bulunanlara karşı genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde açması gerekeceği, her ne kadar davalının işleteni olduğu ...plakalı araç rent a car aracı ise de Mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde davalının tacir olmadığının anlaşıldığı, bu anlamda halefiyet ilkesine dayanan davacının eldeki davayı Asliye Hukuk Mahkemesinde açması gerekirken Mahkememizde açtığı, açıklanan bu hususlar kapsamında söz konusu uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemeleri aracılığı ile görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-6100 sayılı HMK nun 20. maddesi uyarınca karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde DOSYANIN GÖREVLİ İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli Mahkemece gözetilmesine, 4-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin belirtilen süre içerisinde talep edilmemesi halinde HMK nın 20. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 20/03/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı