İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/17 E. 2024/7 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/17
- Karar No
- 2024/7
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/17 Esas KARAR NO : 2024/7 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/05/2023 KARAR TARİHİ : 10/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan davasının incelenmesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi nezdinde ...numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan...'nin işleteni ve sürücüsü olduğu ... plaka numaralı araç, ... sevk ve idaresinde, 17.07.2022 günü saat 21:10 sıralarında ters istikamete girdiğini, Bunun akabinde, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait ve... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile çarptığını, Bu kaza neticesinde müvekkillerinin ciddi anlamda yaralandığını, ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ne başvuruda bulunulmuş olsa da, sigorta şirketi tarafından zarar karşılanmadığını, bu nedenlerle davanın kabulüyle, HMK md.107 uyarınca uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında arttırılmak üzere, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkili ... yönünden 100,00-TL beden ve efor kaybı (kalıcı iş görmezlik ve sabit izlerden kaynaklanan) ve 100,00-TL tedaviye bağlı giderler (medikal aletler, yol ve diğer tüm giderler), müvekkil ... yönünden 100,00-TL beden ve efor kaybı (kalıcı iş görmezlik) ve 100,00-TL tedaviye bağlı giderler (medikal aletler, yol ve diğer tüm giderler), Müvekkil ... yönünden 100,00-TL beden ve efor kaybı (kalıcı iş görmezlik ve sabit izlerden kaynaklanan) ve 100,00-TL tedaviye bağlı giderler (medikal aletler, yol ve diğer tüm giderler), arabulucuk başvuru tarihi olan 13.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve tüm müvekkiller yönünden ayrı ayrı vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davaya konu olayın 17/07/2022 tarihinde meydana geldiğini, Müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı ... plakalı araç 23/06/2022 12:00 - 23/06/2023 12:00 tarihli zorunlu trafik sigortası kapsamında olduğunu, Davacı ... karşı araçta sürücü olup ... ve ... ise yolcu konumunda olduğunu, Öncelikle davacı taraf, davaya konu belgeleri iyi niyet kuralları çerçevesinde eksiksiz olarak sunmamış ise TMK m. 6. "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" ve haksız fiilden kaynaklı zararlara ilişkin olarak TBK m. 50 "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükümleri doğrultusunda, yargılamaya ilişkin HMK m.119 Dava dilekçesinin içeriği başlıklı, "f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği" hususunun dilekçe ve ekinde zorunlu gösterilmesi gerektiğinden bu hususta yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, tamamlatılmasına muvafakatimiz olmadığını belirtmek kaydıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, HMK 119/ğ hükmü kapsamında "Açık bir şekilde talep sonucu" gösterilmemişse davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verilmesi, tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, Davacının, huzurdaki davayı açmadan önce, sigorta kuruluşuna yapmış olduğu başvurunun eksik olması, sigorta kuruluşuna usulüne uygun başvuru zorunluluğu dava şartının Sig.K. ve KTK ile özel kanunla düzenlenmiş olması sebebiyle, HMK m.114/2 “Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır” hükmü kapsamında bu husus tamamlanabilir dava şartı olmadığından, davanın öncelikle dava şartı eksiliğinden usulden reddine karar verilmesini, Maluliyet raporuna ilişkin itirazlarımızın giderilmesi kapsamında usulüne uygun rapor alınması için başvurucunun mevzuatta belirtilen şartlara haiz sağlık kuruluna sevkini, Davanın esasa girilmesi halinde kabul anlamına gelmemekle, esas yönünden savunmalarımız kapsamında dosyanın esastan reddine karar verilmesini; Aksi yönde kanaat halinde yine savunmalarımız kapsamında ve resen tespit edilecek müterafik kusur indirimlerinin uygulanarak, Yargılama esnasında davacının, yolcu olduğu ve taşımanın maddi ve/veya manevi karşılık kapsamında yapılmamış olduğu hususunun sonradan anlaşılması halinde şartları varsa TBK mad. 50 vd. kapsamında hatır indirimi uygulanmasını, ödeme tutarı, anılan indirimler yapılıp tazminat tutarı belirlendikten sonra kalan bakiyeden güncellenerek düşülmesine, ayrıca "fazlaya dair haklar saklı tutularak" açılan davalar, kısmi dava sayılacağından, bu durumda taleple bağlı kalınması gerektiğini belirterek ıslah edilen kısım açısından muvafakatimiz olmadığını belirterek, bu kısım üzerinden davanın reddine karar verilmesini, diğer yandan uzlaşma tutanağının varlığı araştırılarak, ilgili ceza dosyasının akıbeti sorulmalı, bu hususta soruşturma sonucu gösterir evrak tamamlatılmadan karar verilmemesi gerektiğini belirterek, yargılama esnasında davaya konu trafik kazası karayolunda gerçekleşmemiş olması durumu, sunulacak belgeler ile anlaşılacak olur ise bu hususun sigorta kuruluşu açısından teminat harici olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, (Yargıtay ... HD. ... E.; ... K. sayılı 24.05.2002, EK PARAGRAF 1). geçici taleplerin sağlık gideri kapsamında SGK’ ya devri sebebiyle teminat dışı olması ve davacı tarafından ispat edilememesi durumunda reddine karar verilmesini, her durumda zamanaşımı itirazlarımızın gerek dava gerekse ıslah tarihi itibariyle esas alınarak hüküm kurulmasını, her halde kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan genel şartlar kapsamında zararın ıskontolu (1,8 teknik faizli) hesaplanmasını faiz tür, başlangıç tarihe ilişkin açıklamalarımız değerlendirilerek, neticeten arz ve izah olunan nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 03.05.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının aracında oluşan değer kaybı ve hasara ilişkin maddi zararın davalı sigorta şirketinden tahsili talepli maddi tazminat davasıdır. Davacı vekilinin 29.12.2023 tarihli göndermiş olduğu beyan dilekçesinde; dosyadaki davacılardan ... ve ... yönünden davadan feragat ettiğini, ... yönünden taraflarınca davaya devam edildiğini, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirttiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin ibraname ve sulh protokolü ekli 05.01.2024 tarihli beyan dilekçesinde; davacı ile sulh olunduğunu, ve imzalanan ibraname gereği ödeme yapılarak tarafları birbirlerini bu dosya kapsamındaki alacak ve borçlardan gayri kabili rücu olarak ibra ettiğini, sulh protokolü kapsamında başvurunun feragat nedeniyle reddine yönelik hüküm kurulmasına karar verilmesini, davacı yanın feragat etmesi halinde karşı vekalet ve yargılama gideri ücreti talebinin bulunmadığını bu yönde hüküm kurulmasını karar verilmesini talep etmiştir. Bu davacılar ile birlikte davacı ... de davacı olarak gösterilerek İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esasında dava açılmış davacılar vekili tarafından sunulan dilekçe ile davacılar ... ve ... hakkındaki davadan feragat edildiğinden bu davacılar yönünden 08.01.2024 tarihli ara karar ile dava tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir. Davacılar vekilince açılan maddi tazminat davasından 29.12.2023 tarihli dilekçe ile feragat ettiklerini beyan ettiği anlaşılmakla, davadan feragat 6100 sayılı HMK uyarınca davayı sona erdiren ve kesin hüküm gibi sonuç doğuran işlemlerden olduğundan ve davacılar vekilinin sunulu vekaletnamede davadan feragat yetkisi bulunduğundan davanın davadan feragat nedeniyle davacıların davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların davasının davadan feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacılar vekili ve davalı vekilinin beyan dilekçeleri dikkate alınarak davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazılmaya gerek görülmedan artan gider avansının taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.10.01.2024 Katip ... e-imzalıdır. Hakim ... e-imzalıdır.